-- --
Dershane kavgasının arkasında yatan asıl neden haybeden kazanılan para musluğunun kapanmasıdır.

Yoksa kimse çocukların başarısıyla ilgilenmiyor.

Rahat para kazanma şeklinin bir örneği sağlık kuruluşları ise diğer örneği dershanelerdir.


2008 yılında yazdığım yazıda “dershaneler her öğrenci velisini yolunacak kaz gibi görüyor” demiştim.

Ve devamla dershanelerin kapatılamayacağını da ısrarla belirtmiştim. Kapatılırsa merdiven altı, kaçak göçek dershaneler kurulur.

1977 den beri başlayan ve bir çığ gibi önü alınmadan artan dershaneler birçok öğrenciyi başarıya ulaştırmış gözükse de bunun 5 /10 kat fazlasının da hayatını karartmıştır.

Hatta birçok öğrenci velisinin gözünde “beş para etmez” duruma düşürülmüştür.

Birkaç saygın dershane var dersek bunun kat be kat fazlasıyla tabela dershaneleri olduğunu, sadece dönem başı, sınav öncesi faaliyet gösteren dershaneler olduğunu, bunlarında kaptıkaçtı tarzı ortadan kayboluşları da sayısız velinin karabasanı olmuştur.

Alamadıkları eğitim için ödedikleri senetler için perişan olanlar, icralık olmuş binlerin aile hayatı ne durumda yaşayan bilir.

Aldattıkları, kandırdıkları ve sırtlarından milyarlar kazandıkları öğrencileri ortada bırakan, zırt pırt adres değiştiren, bir var bir yok olan, bırakın öğrenciyi çalıştırdıkları öğretmenleri bile ayazda bırakan dershaneler birçok insanın hayatında derin izler bırakmıştır.

Dershaneler yüzünden okullarda öğretmene saygı kalmamıştır. Öğretmenlerin dershaneye gitmeyen öğrenciye geri zekâlı muamelesi yaptığı görülmüştür. Arkadaşları tarafından alaya alınan öğrenciler aile içi huzursuzluklara, sonu intiharla biten dramlara sebep olmuştur.

Dershane parasını yetiştirmek için gecesi gündüzüne karışan sayısız veli en sonunda kafayı oynatmıştır.

Dershaneler yüzünden devlet okullarından fazla para alacağız diye dershanelere kaçan öğretmenler gün olmuş verimsiz diye kapı önlerine bırakılmıştır. Bunlarında hayatı kararmıştır. Yok pahasına çalışmak zorunda kalmışlardır

Bugünkü hastane ve klinik gibi işyerlerini açanlar arasında, sermaye sahiplerinin tıptan anlamadığı gibi dershane açanların da okulla, öğretmenlikle ilgisi olmadığı sadece para kazanma hırsı ile buraları açtığı bilinmektedir.

Bir şekilde sınav sonucu kazanan öğrenciyi “ben yetiştirdim” havasındaki dershaneler aynı parayı veren, aynı eğitimden geçen ancak vasat diye geriye itilen öğrenciyi velisine şirin göstermek için sözde deneme sınav sonuçlarını başarılı gösterirken gerçeklerden asla söz etmemiştir.

Dershane kendisini iyi öğrenciyi süper gösterirken yapılan bu münafıkça davranış asıl sınav sonunda gelen başarısızlığa kulp olarak “biz çabaladık çocuğunuz ilgi göstermedi” “kısmet değilmiş” “bu bir yarıştı, sağlık olsun” “ hayret ya,nasıl oldu,vah vah” safsatasına ve timsah gözyaşlarına sığınması ise birçok velinin ve hatta velisinin önünde küçük düşürülen öğrencinin zihninde yer almaktadır.

Yıllar yılı dershanelere karşı olan biri olarak dershanelerin kapatılmayacağını vurgularken yeni sistem ile okula dönüştürmek, teşviklerden yararlandırmak birçok imkân tanımak sadece devleti soyan şirketlerin, bedava diploma alan kişilerin çoğalması demek olacaktır.


Yaşı geçkin olanlar bilir. Bu ülkede 1980’lerden önce kaç dershane vardı. Kimler dershane yüzü görürdü.

Okullarda kaliteli öğretmenler vardı. Öğretmen gibi öğretmen vardı. Öğretmenliği misyon öğretmeyi ilke edinmiş saygın öğretmenler vardı. Onlar bilirdi. Öğretirdi. Dershaneye giden öğrenciye kendisine hakaret etmiş addederdi. “Biz öğretmiyoruz muyuz” derdi.

Eski öğretmenler öğretirdi.

Zamanımızın “Kopyala yapıştır” eğitim sistemi sonunda öğretmen olanlar ise bugün sokaklara dökülüp, bir haber sitesi manşetinde yazdığı şekilde “gezizekalı“ yaftası ile halkın gözünde komik duruma düşmektedir.


Dershaneler kaldırılmalıdır. Diyemiyorum Disipline edilmelidir. Her önüne gelene dershane açma ruhsatı verilmemelidir. Okullara dönüştürülse de sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır.

Hem bunlara hem devlet okullarına kopyala-yapıştır sistemi ile KPSS puanı ile öğretmen görevlendirilmemelidir.

Öğretmen gibi öğretmenlere ihtiyacımız var.

Dershanelere yaptırım getirilmelidir. Dershaneler elini taşın altına koyacak. Oralarda görev alacak öğretmenlerin üniversitede son sınıf okuyanlar değil, üniversite öğrencileri değil bileğinin hakkıyla öğretmen olanlar olmalıdır.

Dershanelerin kapatılması için geç kalınıştır.

Bu kavga uzun süre devam edecektir. Hatta daha fazla teşvik almak için çok çaba harcayacak ve havadaki dumandan yararlanarak istediklerini alabilmek için her şeyi yapmanın mubah olduğuna karar verecekler…

Devletimizin bu oyunlara gelmeyeceğini ümit ediyoruz.

Sağlıklı karar verilerek orta yolun bulunacağına inandığımız bu dershane kavgasında velilerin de oyuna gelmemelerini önemle vurguluyoruz.

“Dershaneler kapatılamaz ancak..”. yazımız için tıklayınız

Erol Kara – 26 Kasım 2013 - erolkara.net
 
Top