-- --
Başbakan Erdoğan kanayan bir yaraya parmak bastı.

Dershaneler neden var.

Dershanelerin varlığı 1977 den beri yaygın bir şekilde öğrenci gündeminde olmuştur. Dershaneye gitmeyen öğrenci adeta küçük görülmektedir. Milli Eğitimin okullarındaki öğretmen yokluğu, bilginin eksikliği ve girilen sınavların çokluğu ve yarış atına döndürülen öğrencinin varlığı bunlara mecbur edilmiştir.
Bu nedenle dershaneler yok edilemez, kapatılamaz.

Ancak bunların adam olmasına çalışılmalı.

Bilinen bir gerçek bir dönem ders ücreti en az 3000 YTL. Yani asgari ücretin 5-6 katı... İnsanlar çocuklarını okutabilmek için yemelerini içmelerini kesiyor, ilaç paralarını dahi çocuğum okusun diye dershaneye yatıranlar var.
Ve dershaneler gözünde her veli yolunacak kaz durumunda.

Bu kazancın riski yok, hizmette kusur olayı yok. Başarısız öğrenci "kendi kafasızlığından" kalmıştır.

Hedefe ulaşan öğrenci "dershane sayesinde kazanmıştır" gibi abuk düşünceler vardır.

Sınavı kazanamayan öğrenci "çalışmamıştır" derslere ilgi göstermemiştir. Sınavı kazanan öğrenci ise dershanenin bilen, öğreten, mükemmel (!) öğretmenleri sayesinde öğrenmiştir.

Kimse de buna itiraz etmez.

İşte burada durmak lazım. Dershanelerin adam edilmesi gerekir .

Bu da her dershane "elini taşın altına sokmalıdır".şeklinde olacaktır.

Bu nasıl olacaktır.

Yaklaşık 3000 YTL alan dershane öğrencinin başarı durumuna göre aldığı bedelden feragat etmelidir.

Yani ÖSS'de kazanamayan ve derslerde devamsızlığı bir kaç günle sınırlandırılmış öğrenciye alınan paranın yarısı geri verilmelidir.

Barajı geçen ancak fakülteye giremeyen öğrenciye %25 i gibi geri ödemeler yapılmalıdır. O zaman dershanelerde hem azalma, hem kalite hem de riskten korunma yolunda daha dikkatli bir çalışım olmalıdır.

Yasaklarla bir yere gelinmez. Yaptırımlarla kalite düzelir

EROL KARA - 27 HAZİRAN 2008
 
Top