-- --


Acun Ilıcalı tarafından yayınlanan “Yeteneksizsiniz Türkiye” programında yapılan gösterilerin birçoğunun zararlı olduğu, taklide ve örnek almaya uygun olan küçük yaştaki çocukların bu program yüzünden evlerinde yaşamsal tehlikeye neden olabilecek durumlara düştüğü öğrenildi.

En son 23 Ocak 2012 tarihinde yayınlanan “Yeteneksizsiniz Türkiye” adlı programda, seyirci ve jüri olarak belirlenmiş kişilerin dahi izleyemediği ve yarım bıraktırılan Ahmet - Orhan Tari adlı yarışmacıların gösterisi üzerine birçok seyirci RTÜK’ün ve medyanın telefonlarına sarılarak tepkisini dile getirdi.

Yarışmaya katılan Ahmet Tari adlı yarışmacının kafasıyla tuğlaları kırma teşebbüsü, merdiven tarzı dizilen çubuklar üzerine atlaması, karın bölgesine çekiçle vurdurması gibi yaptığı gösteriler ekran başındakileri ve salon izleyenleri gerilime ve korkuya iterken küçük yaştaki çocukların bu tür gösterileri taklit etmesine de neden olacağı belirtildi.

“RTÜK tarafından korumalı saatler olarak belirlenen zaman dilimi içerisinde yayınlanan programın karşısında gençlerin ve çocukların izleyebilecekleri herkes tarafından tahmin edilmesine rağmen şiddet, tehlike içeren bu programa göz yumulmasının nedeni bir türlü anlaşılamamaktadır. Programın; dolaylı yoldan da olsa, gençlere ve çocuklara kötü örnek olabilecek zararlı içerik tabir edilen unsurlar içerdiğini RTÜK neden göz ardı etmektedir. Bu soruya halen cevap verilmemiştir. “ diyen pedagog ve çocuk psikolojisi ile çocuk nörolojisi uzmanları normalde masum görünen “Yeteneksizsiniz Türkiye” gibi çocukların etkileneceği programların gece yarıları yayınlanması gerektiğini vurgulamaktadırlar.

UZMANLAR “ ÇOCUKLAR TEHLİKENİN KUCAĞINA ATILIYOR”

Uzmanlar her programında şiddet, tehlike ve korku barındıran “Yeteneksizsiniz Türkiye” adlı programın yayını için RTÜK’ün her zamanki gibi geç kaldığını dile getirmekte ve konu hakkında şunları söylemektedirler.

“Çocuklara bu ve benzer yayınlarla onların kaldıramayacağı heyecan yaşatılmakta ve psikolojik baskı uygulanmaktadır. Hatta zaman zaman programa çıkartılan küçük çocukların dahi kendi yaşlarından beklenmeyecek gösteriler yaptırılıp, şarkılar söyletilmesi, kazanmadığı zamanlarda hayal kırıklıklarıyla evlerine dönmeleri derin izler bırakmaktadır. Kazanmadığını hisseden ve anlayan çocuk çevresine karşı nefret duymaktadır. Hatta objektiflerin önünde canlı yayın süresince sürekli baskı altında tutulan çocuklar bir yarış içine sokulmakta bu da farklı bir ruhsal depresyona sebep olmaktadır. Aynı zamanda bu program, programı izleyen tüm çocuklara ve ailelere kötü örnek olmakta ve çocukların geçici şöhrete sahip olmalarına özendirilmektedir. Evde yalnız kalan bir çocuk gördüğü gösterileri de evde yapmaya kakışabilir. Bunların can güvenliği tehlikeye düşebilir. Bunun sorumlusu kimler olacaktır.

“ÇOCUĞUN İHMAL VEYA İSTİSMAR EDİLMESİ SUÇTUR:

Hukuk çevreleri de bu konuda bu tür programların çocuklara izlettirilmemesi, çocukların bu programlara yarışmacı olarak katılmaması gerektiğini vurgularken 2005 yılında yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa gönderme yapmaktadırlar. Hukuk uzmanları bu tür yayınlarla ilgili olarak “Özellikle yazılı ve görsel medyada olmak üzere her türlü ortamda çocukların istismara açık şekilde kullanılmalarına son verilmesi gerekir. İstismar suçunu işleyenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması gerekir. Medyada etik ilkeler ve özellikle çocuklara özgü düzenlemeler ile çocukların bedensel ve ruhsal sağlığını bozabilecek her türlü yayın ve ortamdan korunmaları gerekir. “ demektedir.

EROL KARA
 
Top