-- --
Peşin peşin belirtmek istiyorum ki bu yazdığım yazının pek çok kimseyi kızdıracağı kesindir. Çünkü arı kovanına çomak sokarsanız başınıza gelebilecek olanları da bilmek zorundasınız.

Ancak bu yazının yazılması gerekmektedir ve aklıselim bir yönetime sahip Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konu için yıllardır yapılacak uyarıları, çekilen sancıların dinmesini sağlayacak şekilde dikkate alacağını ümit ediyoruz.

Umre mevsimi başlıyor, Diyanet Hac Dairesi henüz resmi açıklama yapmamasına rağmen birçok müftülük, birçok cami görevlisi bu konuda medyaya ve cemaatlere duyurular yapmaya başladı.

Duyuruların asıl amacının arkasında saklanan düşüncenin grup toplayarak umre seferine bedava gidip gelmenin ve “her yıl kafile götürüyorum, ben şöyle başarılıyım” demenin egosu yatmaktadır. Ancak hakkıyla umre rehberliği yapanları tenzih ederek diyoruz ki bu işi turistik amaçlı ve aile bireylerini de bu tura ücretsiz götürmenin keyfiyeti yatmaktadır.

Maaşın yanında alınan harcırahlar, yaklaşık 1 ay gibi görevden uzaklaşma ve herkesin hayali olan bir yolculuğu her yıl cepten para çıkartmadan yapmanın hafifliğinin düşüncesi bulunmaktadır.

Yakın bir tarihte umre mevsimi de başlamış olacak. Umreye gitmek için sabırsızlıkla bugünü bekleyenlerin başında ilk akla gelen tabii ki her yıl bu uygulamadan nasiplenmeyi seven cami görevlileri olmaktadır.

Camilerde görev yapan imam, müezzin ve kuran kursu öğreticileri ve müftülük çalışanlarının bir kısmı her yıl olduğu gibi cemaatlerine umre ile ilgili duyuruları yaparken aralarında kendilerinin de olması düşüncesiyle organizasyonlarda bulunmaktadır.

Madalyonun bir yönü ile umreye gidecek kişilerin daha fazla olması için bu tür bir çalışmanın yapılmasını uygun görenler diğer yüzdeki çirkinliği görememekte ya da görmek istememektedir.

Adeta bir pazarlama taktiği ile ve hatta birçoğu Diyanet’in afiş, duyuru ve ilanlarını göstermeksizin umreye gidecek olanları toplayarak bu çalışmalarda öne çıkan birçok cami görevlisi cemaatin gözünde de küçük düşmektedir.

Her yıl otomatiğe bağlamış gibi bu yönde faaliyet gösteren ve cemaati kalabalık, çevresi geniş ve büyük kısmı nüfusu kalabalık yerlerde bulunanlar vaaz ve sohbetlerde, namaz aralarında ve hatta kendilerine ait web sitelerinde çalışmalar yaparak umreye yolcu götürmenin pazarlığını yapanlar çoğalmaktadır.

Asıl görevi camiye hizmet olanlar bu ayları iple çekerken, kendi cemaati yetmeyenler müftülükteki dostları sayesinde haricen kaydolanları da kendileri götürüyormuşcasına listelerine alabilmektedir. Böylece Diyanete, grup yapanların listesi içinde giden bu dostlara sahip kişilerde taş atmadan amaçlarına ulaşmaktadır.

Bu tür çalışmaları kendilerine yakıştırmayan ya da fazla cemaati olmayan yerlerde görev yapan cami görevlileri de yıllarca bu umutla yaşamaktadır.

Geçen yıl üzerine basarak konu hakkında Diyanet yetkililerini uyarmamıza rağmen halen bildik yöntemlerle umreci toplayanlara yeşil ışık yakan yöneticiler bu çirkinliğe, pazarlamacı din görevlisi anlayışına son vermelidir.

Kaldı ki her hafta ve her bayram sabahı ve Ramazan ayının her gecesi imamlarına para toplatan Diyanet’in bu tür çalışmalara daha uzun süre göz yumacağını da bilmiyor değiliz.

Ancak, Diyanetten maaş alırken ve devlet memuru statüsünde olan, asıl amaçları görev yaptığı camilerde gereğini yapmak için bulunanlar bu tür organizasyon işi gücü bırakıp, (yazmak istemesek de, düşünme sınırlarımızı zorlasa da) aldatma ve yanlış yönlendirmeye kadar varan taktiklerle insanları ya Diyanete ya da özel tur organizasyonlarına yönlendirmektedir.

Bu yönde çalışma yaparken asli görevleri aksamakta, her yıl giderek hiç gitmeyenlerin önünü kesmekte, bir kısmı götürdüğü insana dahi gerekli bilgi ve yardımı, hizmeti yapmamakta ve diyanetten soğutmakta, özel tur firmalarıyla anlaşanlar yüklü miktarda harcırah almakta, görev yeri boş kalmaktadır.

Ve hatta gidecek olanların pasaportlarını, evraklarını, paralarını cami içerisinde alarak vatandaşın gözünün fazla açılmaması için her türlü çalışmayı yapmakta olanlar vardır. Bu çok çirkin bir gayretkeşliktir.

Bu tür amacı olanlar daha gitmeden aylar öncesinden müftülük, banka ve cami arasında dolanırken asli görevinin de terk ettiğini umursamamaktadır. İşlerin birikmesi, ibadet yerinde bulunulmaması önemsenmemektedir.

Diyoruz ki, artık büyük ve önemli teşkilat olan Diyanet’in babadan kalma yöntemlerle umreci toplatması komiktir. Çağ dışılıktır.

Umre görevlendirmelerinde; mevcut uygulamalardan dolayı rahatsızlıkların had safhaya ulaştığı, personelin kuruma karşı buğz ettiği ve güven duymadığını da bilmek gerekir

Bilinmesi gereken en önemli nokta, yıllardan beri yapılan din görevlisinin umreci kaydettirmek ve toplamak şeklindeki faaliyetleri, tutum ve davranışları Başkanlığın toplum içindeki imajını zedelemektedir. Özellikle umreci toplama konusunda görevlilerin pazarlamacı konumuna düştüğü, umreci toplamak için ev ev ziyarette bulunularak cemaatin rahatsız edildiği, Müftülüklerin kapısı ve abartı sayılmayacaksa Emniyet Pasaport Şubelerinin umreci kaydetmek için mesken tutulduğu görülmektedir. Müftülük önlerinde ve içerisinde umreci kaydetmek için çabalayan din görevlilerinin bulunması, toplum nezdinde camiayı yıpratmaktadır.

ÇÖZÜM
  • Cami görevlilerinin bu yönde sadece vaaz verilmesi, afiş ve duyuruları net şekilde cemaate yansıtması ve her isteyeni öncelikle müftülüğe yönlendirmesi istenmelidir.
  • Özel tur firmalarına yönlendiren, özel tur firmaları ile çalıştığı tespit edilen Diyanet çalışanlarının gerekirse memurlukları fesh edilmelidir
  • Son 3 yıl içinde gidenlere umre ve hac görevi verilmemelidir. Arapça, Kuran ve Hac bilgisi yeterli olmayanların gönderilmemesi.
  • Diyanet umre ve hac mevsiminde Diyanettv’den yararlanabilir. Memur zihniyeti ile yayın yapan değil halkın anlayacağı ve sempatik bulacağı yayın anlayışı içerisinde umre ve hac kayıtlarının, yolculuğunu ve dönüşten sonra yaşamın şeklini gayet net herkese ulaştırabilir
  • Din ve Diyanete hizmet amaçlı kurulan dernek, sendika ve eğitim kuruluşlardan faydalanabilir
  • Müftülüklerde bulunan umre kayıt sorumlularının daha iyi bilinçlenmesi ve halkın bu kişilere kolay ulaşmasını sağlayabilir
  • Kayıtlarda kolaylık sağlayarak internetten de yararlanarak kişilerin online kayıt yapması sağlanabilir.
  • Para ödemelerinde çok banka ile anlaşmalı, internetten yada bir çok bankadan ücretsiz bir şekilde ödeme yapılması sağlanmalıdır.
  • Noter işlemlerinin kaldırılması, nüfus müdürlüklerinden alınacak belgelerin yeterli olması sağlanmalıdır.
  • Müftülükler evrakları teslim alırken dikkatli olmalı daha sonra eksik vardı diye vatandaşa dönmemelidir. Evrak kaybeden çalışana yaptırım uygulanmalıdır. Her zaman vatandaş haksız değildir. Vatandaşa hizmet amaç olmalı, müftülük kapısından giren umreciye hızlı, saygın ve dikkatli hizmet verilmelidir.
  • Gerektiğinde umre kaydı yapanlara telefon, eposta ve smslerle sık sık bilgiler verilmelidir
  • Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği başta olmak üzere müftülüklere kadar görevlendirilecek bir yetkiliye ulaşmanın kolaylığı sağlanmalıdır.
  • Yetkiliye arayanların çalan - açılmayan telefonlara değil çözüme ulaştıran telefonlara, gönderilen epostalara cevap verilmesini sağlayacak hizmetlere önem verilmesi gerekir.
  • Vatandaşın velinimet olduğu akıldan çıkarılmamalı, görevini yapmayan ya da suistimal edenlerin hakkında haklı bir şikâyet olduğunda hızlı bir yaptırım uygulanmalı ve bunu da şikâyet sahibine iletilmesi yönünde çalışma yapılmalıdır.
  • Halktan uzak değil halkın içinde ve onun hizmetkârı olacak bir çalışmayı amaç edinen bir kurum olduğu hissettirilmelidir.

Bu konuya gelecek yorumlarda da haklılık payı olanların düşüncelerinin de özellikle incelenmesinin gerektiğini vurgulanmak istiyoruz. Okurlarımızdan da nefislerine göre değil hakkaniyetle ve vicdanlarının hakiki sesiyle bu yönde Diyanet’i bilgilendirmesini, yol göstermesini, yapıcı düşüncelerin olduğu yorumları, bilgileri vermesini rica ediyoruz. Arzu edenlerin de DİB’in epostalarına da gerekli ve inandığı bilgileri yansıtmasını istiyoruz.

EROL KARA - 15.12.2012
 
Top