-- --
Berat gecesini mi bekliyorsunuz…

O gün her kandil gecesi olduğu gibi camiler dolup taşmak için insanların, inananların, aklıselim sahiplerinin akınına uğrayacaktır.

Ve nasip olursa o geceyi milyonlarca Müslüman idrak etmek için avuçlarını göğe açacak ve Allah-u Teâlâ’ya af ve mağfiret, rahmet ve bereket için diller dökecektir.

Akşam namazından başlayıp ertesi sabah gün ışığına kadar devam edecek olan bu riya manzarası sonunda yine, ertesi sabah, kendi dünyamıza o geceyi yaşamamış ya da ettiğimiz dua ve tövbelerin garanti olarak yerine ulaştığı, günahlarımızın silinip yok olduğu saçma düşüncesi içerisinde 180 derece bir dönüş yapıp bildiğimizi okuyup yazacağız.

100-500-1000 kere getirdiğimiz tövbenin, onlarca, yüzlerce kez kıldığımız namazın ( üzerimizde onca farz borcu varken ) sayesinde affedilmişlik beratını sağlama almışçasına yeryüzünde kibirle, başımız dik dolaşıp yıllardır okuyup akıllanmadığımız ne kadar yanlışlık varsa sürdürüp gideceğiz.

Gündüzü 20 saat aç kalıp akşam iftarımızı yaptıktan, camilere akşam girip, gecenin bir yarısında çıktıktan sonra ve bunun yanı sıra camide, televizyonda, radyoda dinlediğimiz vaazlardan etkilenip kılabildiğimiz kadar namaz kıldıktan sonra uyuyup, güne başladıktan sonra hayata bir önce kaldığımız yerden devam edeceğiz.

( Vay haline o namaz kılanların ki, Onlar namazlarından gaflet içindedirler. Onlar hem riyakârlık yapanların ta kendileridir. MAUN 4-5-6)

( “Gün gelecek, birtakım yüzler ağaracak, birtakım yüzler ise kararacak. Yüzleri kararanlara: "Siz misiniz denecek, imanınızdan sonra inkâra sapanlar? Tadın bakalım inkârınız sebebiyle bu acı azabı! Yüzü ak olanlar ise Allah’ın rahmetindedirler. Hem de orada ebedî kalacaklardır.” Al-i İmran; 106-107 )

Neler mi yapacağız.

Öncelikle bir çiğnemlik etten şekil ve güzellik veren bedenimizin tek maliki olan Allah’u Teâlâ’ya isyan edeceğiz. Ortak koşacağız. Onun gönderdiği ayetlere o eskidendi deyip sırt döneceğiz. Hayatımızın anlamı olan çok para sevdasında paraya delice sarılıp onu kaybetmemek için yaşantımızın her anında onun emirleri doğrultusunda hareket edeceğiz.

( Onlara: " Allah'ın indirdiğine (kitabı) ve peygamber'e gelin" dendiği zaman:" Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı? MAİDE/104 )

Ya malımızı ilah sayacağız, ya kadınımızı, erkeğimizi, evladımızı kutsal sayacağız. Ya da sürekli gittiğimiz bir topluluğun başındaki günahkârı kendimize ilah edineceğiz. Onları kutsallayıp bir dediğini iki etmeyeceğiz. Onun kabul ettiğini baş tacı edip, red ettiklerini elimizle iteceğiz. Kuran ve sünnete uygun mu değil mi diye sorgulamadan ilahlar edinip yolumuza bakacağız.

( Allah’ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilâhlar edindiler. FURKÂN – 3 )

Allah’u Teâlâ’nın sözleri sadece Kuran’da, camilerde, imamların ağzında kalan sözler sanıp onlara aldırış etmeden dünya sözlüğünden ve dünya gözlüğünden bakarak hayatımızı devam ettirmek için bize göre mübah olan her türlü çirkefliği yapacağız.

Sonra ben onu çok seviyorum, ona laf söyleyenin alnını karışlarım dediğimiz ve adı geçtiğinde bazılarımız tarafından sağ elimizi göğsümüze götürüp salâvat getirdiğimiz Hazreti Muhammed Mustafa Aleyhisselam efendimizin buyruklarını çağın gerisinde kalmış deyip elimizin tersiyle iteceğiz.

Hak yeme, mal kaçırma, hırsı ile aileler arasında, kardeşler arasında bölücülük yapacağız. İyi geçinen, birbirine bağlı kardeşlerin arasında fitne ateşi atıp huzur bozacağız. Bebekleri bakamam deyip ceninken yollara, çöplere atacağız, kürtajı moda edinip her türlü gayrimeşru ilişkiler ardından ifa edeceğiz. Hatta İslamiyet’ten önce kızlarını diri diri gömen insanlarla alay edeceğiz ama kız erkek ayırmadan bebeleri yolarda köpeklere yem edeceğiz. Üç kuruş harçlık için anne babayı katledeceğiz, mal ve hizmeti aldığımız, darda kalmamamız için bize borç veren insana borcumuzu ödemeyeceğiz, nereye gidersen git, kime şikâyet edersen et diyerek alacaklının burnundan getirmeye devam edeceksin.

Öyle besmelesiz evlatlara sahip olacağız ki bunların eliyle çocuk yaşta konu komşuyu huzursuz edeceğiz. Büyüdüklerinde, lise ve üniversite yıllarına geldiğinde yollara salıp bir başka din kardeşinin, hatta hiç tanımadığın kişilerin iş yerlerini tahrip ettirip, yanıcı ve yakıcı maddeler elinde gördüğünde dur demek yerine halen çocukluktan kurtulduğuna gözünü kör edip işyerlerini yağmalattıracaksın, cam çerçeve indirteceksin ve ona demokratik hakkını kullanıyor deyip siper olacaksın. Biraz daha cani yetiştirdiğin evladın hizmet için görev yapanları katledecek ve benim çocuğum yapmaz diye bangır bangır bağıracaksın.

Doğurduğun çocuğu sokağa salacaksın. Hatta dini bütün aile görünüp sokakta azan, tartışan, komşuyu rahatsız eden çocuğuna seslenmekten hayâ edip, sesimi başkaları duymayacak diyeceksin, çocuğunun şımarıklığı, huysuzluğu ile rahatsız edilen komşu kadının çocuğuna bağırmasına seyirci olacaksın. Çocuğun haddini aşsa da, edepsizce konuşsa da gurur duyup bağrına basacaksın.

İşini yaptığın, siparişi aldığın mal ve hizmeti sallama yapacaksın, eksik yapacaksın, hileli yapacaksın, bir daha gelmese de olur diye cambazlıkla bitirmeye çalışacaksın ve aldığın parayı da çoluk çocuğuna yedirip helalden saymaya devam edeceksin

( Onlar insanlardan kendilerine bir şey aldıkları zaman tam ölçerler. Kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar. Onlar tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı? MUTAFFİFİN/2-4 )

İşyeri açacaksın. İşyerinde çalıştırdığın işçinin boğazına giren lokmayı sayacaksın. Kendine esir etmek için ücretlerini kuşa çevirip verirken de elini ağır tutacaksın. Beş on gün sallayacaksın. Sosyal hakkını vermeyeceksin. Kendi hayatında tahmin etmeyeceğin imkânlar içinde yaşarken seni sırtında taşıyan işçini aşağılık göreceksin. Ve ben şu kadar sayı adam çalıştırıyorum. Hepsinin rızkını ben veriyorum diye işkembeden sallayacaksın. Kendini ilah sanıp, boynuna halkalar geçirilmiş münafıklar gibi insanlar arasında dolaşacaksın.

Sen, işe başladığın yere kırk takla atarak gireceksin. Alacağın ücrete razı olarak gireceksin. O kurum ya da kuruluşa girmek için vermediğin ödünler kalmayacak. Girdikten sonra işverenin vaktini çalmaktan, hizmetini edeceğin insanlara zulmetmekten, yiyeceğin rüşvetten, götüreceğin devenin amudu kalmaksızın kısa sürede emek hırsızlığına kılıf hazırlayacaksın. Hakkımdır deyip hastanelerde, ulaşımda, yollarda ve diğer yerlerde halka hizmet için açılmış yerlerde demokratik hakkım diye işi tatil edeceksin, grev ya da lokavt yapacaksın hak istiyorum derken haklara gasp edecek eylemlere gireceksin ve ardından emekçiyim hakkımı isterim deyip ağlayıp sızlayacaksın. Görevini ihmal ettiğin halde helal kazanç bekleyeceksin.

( Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin, düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz, böylesi sizin için daha iyidir!" A'RAF/85 )

Kadınlar örtünmeli, kadın sesi mahremdir diyeceksin. Evinde kadınını kapatmaya çalışırken işyerinde kapalı, tesettürlü kadını değil dekoltesi fazla olanı çalıştıracaksın. Sekreterini, elemanını eli yüzü düzgün isteyeceksin, boyanmışı, süslenmişi, insanın içini titreteni tercih edeceksin. Mütedeyyin olanı kapına yaklaştırmayacaksın. Kadın erkek bir yerde durmaz diyeceksin işyerlerinde bir araya sıkıştıracaksın.

“Ben faizin her türlüsünü ayağımın altına aldım” diyen Resul Aleyhisselam’ın bu sözünü başkalarına kullanacaksın kendin gidip kredinin en şaşaalısını lüp lüp götüreceksin. Kredi ve faiz yolunda ilahi emirleri yontup kuşa çevireceksin bankalarda faiz hesabı açtırıp yolundan ayrılmayacaksın. Kuran ve sünnette ki buyrukları kulak ardı edip, günümüzün müçtehidi, fetvacısı deyip ona buna hoş görünmek için dini saptıranların sözlerini kendine koz kullanıp faiz batağında geçim yolu bulacaksın.

( Ey iman edenler öyle kat kat katlayarak faiz yemeyin Allahtan korkun ki felah bulasınız. Ali İmran 130)

“Zina haramdır”ı vaazlarda dinleyip hayat kitabını okurken gördüğün her güzelle zina yolunda aşk şarkıları söylemeye çalışacaksın.

Akraba akrep deyip yollarını kapatacaksın. Akrabanın uzak olanlı kıymetlidir deyip bayramda, cenazede, hastanede görmeye çalışacaksın. İşine gelmediğinde bin bir bahane ile o günlere dahi gidemeyeceksin.

Kuranı mezarda, dini günlerde açıp okuyacaksın, namaza keyfin istediğinde geleceksin, ilim için tv programlarındaki magazin ve dizilere rağbet ederek geliştirme yolunu çizeceksin.

Yardımı, zekâtı, fitreni verirken azgınlığından vermeme yolunu seçip bin bir hile edeceksin.

Sonra kandil gecelerini bekleyip te 100 rekât namaz kılacaksın.

Üst üste oruç tutup, sabahlara kadar tespih çekeceksin ve beratını aldın diye hayata kaldığın yerden devam edeceksin.

Oysaki…

De ki: Amelleri en çok boşa gidenleri size bildirelim mi? Onların dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiştir. Oysa onlar güzel işler yaptıklarını sanıyorlardı. İşte onlar, Rab’lerinin ayetlerini ve O'nun huzuruna çıkacaklarını inkâr etmişlerdir de bu yüzden iyilik altında yaptıkları bütün amelleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız. (KEHF/103-105)

Kısaca, yemezler, Kendinizi boşa kandırmayın.

Duamız; Gerçekten aziz ve celil Allah’a ve Onun Gönderdiği Peygamber Aleyhisselam’a iman edenlerin hak ettikleri beratlarını almalarını, Kendini kandıranların ve onlara yanlış yol gösterenlerin hidayete erip tövbe etmelerini, ettikleri tövbelerinin kabulünü kalben dileriz.

Hayırlı Kandiller….

EROL KARA / 29.06.2012
 
Top