Beko 9625 Nex
"Beko'nun buzdolabı ayıbı" başlıklı yazımda olan biteni ifade etmeye çalışmıştım. Web sayfasında teşhir edilen dolaptan farkı ürün gelmesini, tasarım hatasının olduğunu ve devasa buzdolabının iç hacminin küçük buzdolaplarına eşdeğer olduğunu anlatmaya çalıştım.

Bunun için Beko müşteri hizmetlerine web sitesi üzerinden, çağrı merkezi üzerinden ve şikayet siteleri üzerinden sorunun çözülmesi üzerine sık sık müracaatlarda bulunmuştum.

Ne var ki "dünya markası" ya da "müşteri memnuniyeti" kalıplaşmış sözlerinin yaşadıkça balon olduğunu anlamıştım.

Hatta bu sorunumla ilgili araştırmalar yaparken bu markanın Türkiye piyasasına yurt dışı pazarlarda rağbet görmeyen ya da beğenilmeyen ürünlerinin alayı vala şekilde sunulduğunu dahi öğrendim.

Hani Nokia firması elinde kalan ya da sorunlu olan ürünleri aralarında Türkiye'nin de olduğu ikinci ya da üçüncü dünya ülkelerine pazarlıyor ya aynen onun gibi..

Neyse haftalarca şikayetime dönen olmadı. Ya ürünü alın resimdeki ürünü verin ya da iki raf gönderin teklifime kimse eğilmiyordu.

Tam Koç Holding'in üst düzey mensuplarına şikayetimi aktarmak üzereydim ki elime geçen iki eposta adresine yazıp gönderdikten tahminen 40-50 dakika sonra telefonuma dönüş oldu.

İki adet rafın gönderilmesiyle sorun çözüldü.

Bundan sonrasına dikkatinizi çekeceğim.
Üretilmeyen teşhirdeki görüntü
Sorunumun çözülmemesinin sebeplerinden biri servis firmasıymış. Daha önce verilen talimatı yerine getirmedikleri için kendilerine uyarı verilecekmiş.İlk önce söylenen raf teslimin yapılmış olduğu sanılıyormuş. (!) ( Günlerce gönderdiğim eposta ve bıraktığım çağrıların farkında değillermiş )

Servis verilen talimata uymadığından ceza alacakmış..!

Üründeki eksiklik olayının tek sorumlusu da Koç Holding bünyasinde çalışan ve Beko'nun ürünlerini web sitelerinde hazırlayan web masterın hatasıymış.

Web sitesinde 2013 yılına ait ürün teşhir ediliyormuş. Oysa benim aldığım ürün 2015 yılı modeli olup son üretilen modellerde kapı rafı 2 ye düşürülmüş.

Şimdi bu web master içinde ayrı bir soruşturma açılacakmış.

Bir de yaptığım şikayetlerde çağrı merkezlerince kendilerine iletilmemişmiş. Onlar da bunun hesabını verecekmiş.

Durum bu suçlu kimmiş.. Anlaşıldı mı ?
Meloldram mı? Komiklik mi? Zavallılık mı? Acizlik mi ? Vurdumduymazlık mı ? Türk tüketicisini ka'le almamak mı ?

Ne isterseniz ona yorumlayın ama ben bunu Koç Holding bünyesinde bulunan ve Türk piyasasında lider olduğunu bildiğim markaya yakıştıramadım.

Nihai olarak ürün hakkında konuşacak son kişi benim yani tüketici. Ben memnunsam ürünleri hakkında gurur duysunlar, aksi halde körler sağırlar birbirini ağırlar..

Dedim ya, sorunumla ilgilenirken duyduğum bir başka konu yurt dışında ayrıca test edilen ürünler dörtdörtlük olup beğenilmeyenler geri gönderiliyormuş. Bir çeşit spot yada defolu ürün gibi bizlere birinci kalite olarak gönderiliyormuş.

Bulaşık Makineleri YıkamaSonucu (!)
Geçenlerde bir ev hanımının iyi yıkamıyor diye dava açarak değişim yaptığı bulaşık makinesi olayını duyanlar bilir, ( haber için tıklayınız) o hanıma verilen son bulaşık makinesi şimdi bulaşıkları gayet iyi yıkıyormuş. Çok memnunmuş. İşte şu anda sayısız evde yer alan ve kullanıcıların genelinin %70 kadarının memnun olmadığı, sürekli "iyi yıkanmamış" tartışmalarına sebep olan bulaşık makineleri yurtdışına asla gitmiyormuş.

Aldığım 9625 nex marka tasarım rezaletli, kendi büyük hacmi küçük devasa  (!) buzdolabını tabii yeni raflarımla kullanmaya devam edeceğim.Çünkü bunu telafi edecek bir ürünleri yokmuş.

Raf mesafelerinin ayarlanmaması, raflar arasında istediğiniz yerleşimi yapamamanız yine bu tür ürünlerde bir hatadır. Dolaba tencere koymak isteyen de vardır, kazan da... Eski buzdolaplaında bu imkan var, şimdikilerde yok. O esnekliği tüketiciye bırakmamışlar. Hele kahvaltılık denen bir çekmeceli raf var ki en altta sebzeliğin hemen üzerinde ... Sormazlar mı hangi hanım eğilir o kadar.. Aşağı yukarı basma tulumba gibi...

Hele sebzelikler komik ötesi. Bir kilo dolma biberi ya da bir kilo patlıcanı sebzeliğe koysanız anında doluyor. İki bilemediniz birer kiloluk üç torbadaki hacimli sebzeyi buraya sığdıramazsınız.

"Ben yaptım oldu" anlayışına mahkum edilen bir ürün ve kullanmaya mecbur edilen bir tüketici resmini çizdim.

Buzdolabı kapağının iç tarafında çirkin şekilde duran iki raftan da söz etmek istemiyorum.

Ah ah o eski buzdolabını tamir edip de kullansaydım diyorum...

Teslim edileni iki rafla sorunun çözüldüğü, sanki bana lufedilmiş gibi ücretsiz verilmesi benii ikna etmiş olduğunu sanmayın. Tüketici Kanunu açık ve net. Haklarımı biliyorum. En azından Beko ( Koç Holding ) Malı iade ailmasa da ürün fiyat telafisi ile gönlümü almalıdır.

Not : 3 Nisan 2015 günü web sitesindeki resmi değiştireceğiz denilmesinin üzerinden 4 gün geçmesine rağmen sözde eski ürünün resmi halen yayında . Yukarıdaki görüntü 7.4.2015  tarihiinde web sitelerinden alınmıştır.

Bilgi notu :

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu’nda ‘ayıplı mal’ tarifi “Bu madde gereğince ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır."

İşte Kanun'daki ayıplı mal tarifi ve tüketicinin hakları

Ayıplı Mallar

Ayıplı mal

MADDE 8 – (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

(2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

(3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur.

Ayıplı maldan sorumluluk

MADDE 9 – (1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.

(2) Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz.

İspat yükü

MADDE 10 – (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.

(2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.

(3) Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.

Tüketicinin seçimlik hakları

MADDE 11 – (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

Zamanaşımı

MADDE 12 – (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.

(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz.

(3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

İKİNCİ BÖLÜM

Ayıplı Hizmetler

Ayıplı hizmet

MADDE 13 – (1) Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir.

(2) Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır.

Ayıplı hizmetten sorumluluk

MADDE 14 – (1) Sağlayıcı, hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür.

(2) Sağlayıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin hizmet sözleşmesinin kurulduğu tarihte düzeltilmiş olduğunu veya hizmet sözleşmesinin kurulması kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içermediğini ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz.

Tüketicinin seçimlik hakları

MADDE 15 – (1) Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

(2) Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin sağlayıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici bu hakları kullanamaz. Orantısızlığın tayininde hizmetin ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(3) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden indirim yapılan tutar derhâl tüketiciye iade edilir.

(4) Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin seçildiği hâllerde, hizmetin niteliği ve tüketicinin bu hizmetten yararlanma amacı dikkate alındığında, makul sayılabilecek bir süre içinde ve tüketici için ciddi sorunlar doğurmayacak şekilde bu talep sağlayıcı tarafından yerine getirilir. Her hâlükârda bu süre talebin sağlayıcıya yöneltilmesinden itibaren otuz iş gününü geçemez. Aksi takdirde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

Zamanaşımı

MADDE 16 – (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı hizmetten sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.

(2) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Erol KARA  - 07.04.2015
 
Top