-- --
9540 model
“Beko’nun buzdolabındaki ayıbı” yazı serimin bu bölümünü aslında “mutlu son” diye yazmayı çok istiyordum.
Zira beni aramışlar istediğim bir modelle değiştirebileceklerini ve farkı ya geri verilerek veya üste para alınarak bu sorunu çözüleceği bizzat Bölge Müdürlüğünden Ahmet Bey tarafından dile getirilmişti.

Hatta bol çeşidin Şişli Mağazasında olduğu oradan ürün çeşidini görüp hangi modelde karar kılacağımızın kolay olacağını belirtti.
Ve o gün şartları zorlayarak denilen mağazaya gittim. Mağaza Koç Holding’in Şişli de bulunan mağazasıymış. Onlarca ürün çeşidi geniş bir alanda sergileniyordu. Görevli satış elemanı ilgi göstererek beğenebileceğimiz ürünleri gösterdi. (Bizim ürün değiştirmek amacıyla geldiğimiz bilmiyor).  Dolaplar büyüdükçe kullanım kapasitesi küçülüyor ve daha üst modeller hatta çift taraflı bir yanı derin dondurucu diğer yanı normal buzdolabı olan ürünler bile tavsiye edilemeyen ürünler olarak söz ediliyordu.
Bundan önce birkaç Beko ve Arçelik mağazalarına da gittik. Fikir birliği edilmişçesine büyük buzdolapların tasarım yönünde sürekli şikâyet konusu edildiğini dahi öğrendik. Hacmi büyük tasarım yönüyle berbat denilen ürünlerin tasarımını yapan kişiye konunun iletildiği onunda “yaptım, oldu” kibri içinde kendisine toz kondurmadığını dahi öğrendik. (!)
Kafamızda iki model belirleyerek son mağazadan da çıktık. İstemiş olduğumuz ürün Beko 9540NM’nin inoks renkli olanı ya da Arçelik 5276NHY model olmuştu.
Bunu 12.04.2015 günü eposta ile istediğim ürün model ve resimleri ile birlikte Ahmet Beye bildirdik.
“Daha yüksek ürün seçersiniz diye beklemiştim ama seçtiğiniz ürün daha ucuz model” diyerek telefonla arayan Ahmet bey Arçelik modeli veremeyeceklerini 9540 modelini vereceklerini söylediğinde  “ 9540 olsun" ve  "ne yazık ki ihtiyacımıza bu modeller cevap veriyor. Daha fazla rafları var” dediğimde fark olan 1080 TL ücreti Salı veya Perşembe ödeme günlerinden birinde hesabıma yatırılacağını ürün teslim tarihini de yetkili dağıtıcı servis tarafından bildirileceğini söyledi.
Aynı gün arayan servisten Şeyda hn bu kez daha önceki görüşmelere göre daha nazik ve daha yumuşak bir tavırla bir hafta içinde ürünü teslim edeceklerini söyledi. Yurt dışına çıkacağımdan arayacakları numarayı da söyledim.
Aynı gün birkaç saat sonra faturayı göndermemi, isteyen Şeyda hna mağazadan istemelerini, göndermeye vaktim olmadığını söyledim.
Yine aynı gün arayan Şeyda hn almış olduğum ürünün satış fiyatından çok daha az ücretle fatura edildiğini, bu yüzden faturadaki rakamla aradaki farkı verebileceklerini ifade etti. Ancak ürün satış fiyatı ile faturadaki rakam arasında 650 TL olduğunu söyledi. Ben o ürünün satış fiyatından geri alınması gerektiğini eğer bir indirim yapılmışsa aynı oranda yeni ürün fiyatı arasında da indirim yapılarak o şekilde değerlendirilmesi gerektiğini veyahut faturada bir fark varsa mağaza ile görüşmesini söyledim.
Yurtdışında olduğum ilk gün Ahmet Bey aradı. Bana fiyat farkını söyledi. Alırken fatura üzerinden değerlendirileceğini malı verilirken de satış fiyatı üzerinden vereceklerini ödemenin de eksik yapılacağını söyledi. Ben pek müsait olmadığımı, bir yere gireceğimi söyleyerek “siz üzerinize düşeni yapın ben aradaki farkı bir şekilde alabileceğimi ürünü alırken faturadan değerlendirdiklerini, indirim yapılmışsa o oranda alacağım fiyattan da indirim yapmak zorunda olduklarını veya farkı icra yoluyla almaya çalışacağımı söylediğimde memnun olmayan bir cevap verdiğim için biraz gerildiğini hissettim. Hatta firma avukatlarının da “kendi söylediğine paralel cevap verdiğini” belirtince”tanıdığım avukatlarında benim söylediğim söze paralel cevap verdiklerini, herkesin avukatı kendine göre cevap verir, hak neyse onun olması gerekir” dedim. Ve kapatmak zorunda kalacağımı söyleyerek telefonu kapattım.
Bir hafta sonra evimi aradım. Dolap gelmemişti. Whatsapp üzerinden 22.04.2015 günü Ahmet bey’e dolabın halen teslim edilmemiş olduğunu ilgilenmesini rica etmiştim. Aynı gün mesajımı görmesine rağmen dönüş olmadı. Bu kez 25 Nisan günü saat 15 sularında tekrar mesaj gönderdim. Bana aynı gün 18 sularında “sayım nedeniyle 5 Mayısta teslimat yapılacağını” bildiren mesajı gönderdi.
Bu yazıyı yazdığım 2 Mayıs gününe kadar ne para iadesi ne de ürün gelmedi. Ve aklıma farklı şeyler düşmeye başladı.
Önce 1 hafta içinde yani 19 Nisan’a kadar teslim edilecek denilen ürün ısrarlı talebim sonucu 5 Mayısta sayım nedeniyle teslim edileceği bildiriliyordu.
Sayım nedeniyle denilen söz bu kez beni farklı düşüncelere yönlendirdi.
Artık bu işin altında bir çapanoğlu mu yatıyor diye düşünmeye başladım. Sayımlar şirketlerde genelde Temmuz ve yıl sonunda yapılır. Sonra bu nasıl bir üründür ki çıkışı yapılmadan sayım yapılamıyor mu?
Yoksa gönderilecek ürün kısa sürede bana dert çıkaracak anlayamayacağım, farkına varamayacağım bir sorunlu dolap olarak bana teslim mi edilecek. Gelen dolap bana bir süre sonra sorun çıkartıp tamir servisine mi gidecek. Kullanıcı hatası denilerek değişim yaptığım için cezalandırılacak mıyım?
Ve daha birçok düşünceler aklımdan geçiyor.
Yapmazlar, diyorum kendime bu yüzden kızıyorum ama yine de bu gecikme midemi bulandırıyor.
“Hatta paramı iade etsinler ben kendim alırım” diye düşünmeye başladım. “Beko müşteri ilişkileri mal satana kadar müşterimsin” diyen kenar mahalle esnafı düşüncesi mi taşıyor yoksa diyesim geliyor ama inanın düşünmek istemiyorum.
Bu şüphe yüzünden 4 Mayısta ürün gelmeden önce para talebi yapsam mı diye düşünüyorum
Bekleyelim bakalım zaman ne gösterecek.
02 Mayıs 2015
 
Top