-- --


Günlerden beri onu düşünüyordum.Semte nasıl ve nereden geldiğini bilen yoktu.Ne adını ne de hatırını soran yoktu.Kimse merak edip kimsin necisin diye sormak bir yana yanına bile yaklaşmıyordu.

Bu kirden kararmış yağlı,etekleri lime lime olmuş paltosu içinde yaşayan bu adam kimdi ? Saçları pislikten keçeleşmiş,suratı kararmış,cildi ve elleri kir ve pislikten kabuk bağlamış bu adam kimdi ? İri siyah gözleri beyaz göz yuvarlağı içinde bir zeytin tanesini andırıyordu. Gözlerinden dışarıya akan bakışlar belirsizdi.Ne hüzün ne keder ne mutluluk ne umut ne de yaşamın izlerini taşımıyordu. Manasız bakışları olan bu adam kimdi ?

Yazları parklarda bahçelerde ya bir ağacın dibinde ya da bir bank üzerinde yatıyordu.Kışları havaların sert ve soğuk geçtiği zamanlarda ise semtin çıkışında bulunan bir tarihi yapıdaki kovukta,mağara bozması bir yerde barınıyordu.

Ne ile geçiniyordu,bu adam bilen yoktu.Ne yemek yerken gören vardı ne de dilendiğine rastlayan...Elinden düşmeyen bir şarap şişesini ise herkes küçük büyük genç ihtiyar herkes biliyordu.Yaşı geçkinler ona bu özelliğinden dolayı “şarapçı” diyordu.Kimi ise sarhoşluğundan mıdır nedir yalpalaya yalpalaya,dolana dolana yürüdüğünden midir nedir genç yaştakiler,çocuklar ona dolama derlerdi.Arkasından koşarak “bir iki dolama” diyerek bağırmak onların hoşuna gidiyordu,adeta....Ama bu takılmalar,bu adlandırmalar onun hiç mi hiç hoşuna gitmiyordu.Bu tür hareketlerle karşılaştığı zaman dudaklarından dökülen sözcükleri kimse anlamıyordu.Ne dediği ne söylediği duyulmazdı. Konuştuğu bile nadir görülürdü.

Saçı sakalı eli yüzü üstü başı kirle tek vücut olmuş bu adam kimdi?Her gün bir yerde oturur gelen geçene bakardı.Onu ilk gördüğüm zaman ortaokula gidiyordum.Bugün okumuyorum ama aradan sekiz yıl geçtiğini hesaplıyorum.Tam sekiz yıldır ona kim olduğunun merak ettiğim bu adama aşina idim.Ancak senede bir gün ,Mayıs ayının ilk haftasına rastlayan bir gün onu semtte göremezdim.

Günlerden beri o adamı düşünüyorum.Ve onunla konuşmayı,onun sırrını öğrenmeye iyiden iyiye karar verdim.Önümüzdeki hafta Mayıs ayına girmiş olacağız.Ve onu gözden kaçırmadan takip edecektim.Konuşmak sırrını öğrenmek için her şeyi göze almıştım.

******
Mayıs ayının birinci gününden itibaren onu izliyorum.Ama henüz onda bir hareket görmüyordum.Takvimlerin Mayısın altısını göstermesine rağmen onu hala semtte görüyordum.Planım suya düşmüştü.


Ümitlerimi kestiğim bir gündü.Mayıs gireli sekiz gün olmuştu.O sabah onu son kez izlemeye karar vermiştim.Erken saatte bulunduğu yere gittim.Yoktu. Kaçırdığımı sandığım an onu yolun sonunda,köşeyi dönerken gördüm.

DEVAMI VAR

EROL KARA


 
Top