-- --
GSS Gaspına son verilsin
Önce GSS (Genel Sağlık Sigortası) ile hiçbir ilgim yok. Sadece milyonların bir sorunu olduğu ve meclise gönderilen vekillerin bu konuda mücadelesi olmadığından duyduğum feryatların sesi olabilmek amacıyla yazdığımı belirtmek isterim
1 Ocak 2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayan 5510 sayılı genel sağlık sigortası primleri kanunu milyonlarca kişiyi borca soktu. Şu anda ödenen primler gelir durumlarına göre ortalama 50 – 150 – 260 TL
Zaten işsiz veya işsiz kalmışlara yüklenen ya da hayatının baharında anne babasının dizi dibinde oturmaya devam eden 18 yaşını bitirmiş tüm insanların ortak problemi olan GSS uygulaması sonuç itibarıyla iflas etmiş resen yapılan ZORBA BİR uygulamadır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen devletin temel niteliklerinden “Sosyal Devlet” ilkesine, “Herkesin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma ve Geliştirme Hakkı”nı tanımlayan 17. maddesine, “ Sağlık Hakkı” ve “Sosyal Güvenlik Hakkı”na, "Ailenin korunması " ilkesi ve diğer ilkelere ilişkin Anayasa hükümlerine ve ayrıca da Onaylanmış Uluslararası Sözleşmelere aykırılık oluşmaktadır
Yaklaşık 12 milyon insanın borç mağduru olmasına ve hatta icralık olmasına vesile olan bu uygulama ya ıslah edilmelidir ya da kökten kaldırılarak sağlık hizmeti verilme şekli değiştirilmelidir.
Bu arada yeşil kart bonkörlüğü bitirilmeli, insanların mutlak surette SGK lı olması için buna mecbur edilmesi gerekir.
Orta öğretimi bitirip çalışmayan 18 yaşını bitirmiş gençler BİLHASSA GENÇ KIZLAR , çalışmayan üniversite mezunları, sigortalı olmayıp sağlık giderlerini kendi cebinden karşılayanlar, sigortasız tarım işçileri, ev hizmetlerinde çalışanlar, geçici sözleşmeliler, SGK’lı anne babası olan 25 yaşını bitirmiş ancak öğrenim hayatına devam eden ama anne babasından yararlanamayan gençler,  anne babası SGK’lı olmadığı için 18 yaşını bitirmiş yetim veya öksüz delikanlı okumuyorsa ve iş bulamadıysa, çalıştırılmayan, babasının getirdiğiyle geçinen, evlenecek günü bekleyen genç kızlar, okumayan ve askerlik nedeniyle SGK’lı iş bulamayan delikanlılar, askerden geldikten sonra hemen iş bulamayanlar GSS mağduru oluyor.
Ayrıca resen tescil ile kişisel geliri ve mal varlığı olmayan kişinin bulunduğu hanenin, evinin genel varlık ve kaynakları düşünülmesi nedeniyle bireysel değil, kişiyi bulunduğu ikametgâhtaki hane halkının gelirini, o kişinin geliriymiş gibi kabul eden mevzuat nedeniyle mecburen GSS primi ödemeye mahkûm eden zihniyet feodal zihniyettir.
Kısaca, örneklerini çoğaltacağımız milyonlarca mağdur devlete borçlu oluyor.
Diyoruz ki, kişi ne borçlu olsun ne de sağlık hizmeti alsın.  Varsa parası, anne babasından, yakınlarından destek alarak faydalansın.
Yıllar önce 120 günlük prim hakkı dolmayana SGK hizmet vermiyordu. İnsanlar böyle yaşadılar. Ancak hiç kimse devlete borçlu değildi. Fakirlik kâğıdı alıp ücretsiz muayene olunuyordu ancak insanlar fakirdi. Yoksuldu.  Muhtar onaylar hizmetten yararlanırdı.
Bugün yararlansın yaralanmasın herkes otomatikman GSS borçlusu..
Bu yasa ile birlikte; Milyonlarca işsiz çalışamayan vatandaş muayene olamıyor, çünkü borçlu…  Binlerce insan bu borçlardan habersiz. Hatta icralık. Yaşı bekleyen emeklilik haklarını bekleyenler bu borçtan habersiz. Taşeron işçiler işe girip çıkma nedeniyle işsiz kalınca mağdur, işe girip ayrılan ya da eşi, babası nedeniyle sigortası borç yazan bayanlar yine mağdur, Mevsimlik çalışanlar mağdur.
Bu borçlar sayesinde aileler dağılıyor, intiharlar ve cinayetler işleniyor. Gencecik insanların kişilik hakları zedeleniyor, daha hayatının baharında binlerce kişi, bankalarda, hastanelerde alış verişlerde hakları elinden alınıyor.
Böyle emri vaki uygulama olamaz. Resmen gasp, resmen soygun olan bu uygulama mağduriyetleri artırmıştır.
GSS rezaleti,  GSS saçmalığının biran önce iptal edilmesi gerekmektedir. Sağlık hizmetinden faydalanmamış milyonların borcu silinmelidir. Sağlıktan yararlanmış borcu olanlar tedavi giderlerini ödemekle yükümlü tutulmalı,  bunun tahsili yoluna gidilerek tahakkuk ettirilen diğer borçlardan kurtarılmalıdır.
Sağlık hizmetinden yararlananlar, yararlanmak isteyenler için sosyal devlet anlayışı üzerinden gittiğimizde uygulama şöyle yapılabilir.
Vatandaş hastaneye geldi. SGK’lı ise sorun yok. Yoksa ücreti alınır. Diyelim ki fakir, yoksul. Geliri yok. Mal varlığı yok. Bunu devletin belirlediği kurumlardan birinden, mesela Maliyeden alacağı yazıyla ispatladı. Üzerine hiç mal varlığı, birinci dereceden yakınlarının miras kalacak geliri olmadığı tespit edilir. Gerekli tedavisi yapıldı, ilacı temin edilir. Bu masraflar vatandaşın borç hanesine yazılır. Paran olduğu zaman getir. Denilir. Bu kişi gelir sahibi olduğunda, mal mülk sahibi veya bir işe girdiğinde, işyeri açtığında, bir girişim için bir bankadan kredi çektiğinde vs. olduğu zaman parası tahsil edilir.  Hatta icrai işlem ile tahsil yoluna gidilir. Şimdi hastaneye gitmeyenden bu para alınırsa gasp olur. Zorbalık olur.
Hiçbir geliri yoksa geliri olana kadar beklenmelidir. Faiz işletilmemelidir. Ücretlendirmeler ödeme tarihindeki fiyatlar baz alınarak yaptırılmalıdır.
Vatandaş kendisi prim ödemek istiyorsa ödesin. Ama ödediği prim hem sağlığına hem emekliliğine yarasın. İlla bir yerde çalışmak zorunda bırakılmasın. İşyeri sahibi ya da işçi, memur olma zorunluluğu olmasın. Bırakın çalışmayan ev hanımı da, çalışmayan genç kızda istiyorsa SGK’lı gibi istediği anda prim ödesin. Yasanın bu şekliyle düzeltilmesi SGK’lı kişi sayısını artırır. Sen hem 300 TL al hem de emekliliğe sayma. Yok böyle bir avanta..
Düzeltilmesi gereken ve asıl gelir kaybettiğiniz, asalakları çoğalttığınız, hile ile kendisini fakir gösterenlerin alaylarına maruz kaldığınız bol kepçe dağıttığınız yeşil kartlardan işe başlayın, o önce o uygulamayı ıslah edin.
16 milyona yaklaşan yeşil kart uygulaması devletin kamburudur. Bu konuda da çok ilginç tespitleri vatandaş olarak yapabiliyorsak devlet neden görmüyor.
Yoksa para ödemeden sağlıktan yararlanan ve birçoğu mal varlığı sahibi olduğu halde tanıdık, eş dost desteğiyle yeşil kartlı olanlardan hesap sormak daha mı zor geliyor.
Bilgi olarak yazıyorum..

KİM NE KADAR ÖDEMEK ZORUNDA BIRAKILIYOR?

Genel Sağlık Sigortası sisteminde, hiçbir sosyal güvencesi olmayan vatandaşların mutlaka gelir testi yaptırması gerekiyor. Buna göre,

  • Aylık geliri, brüt asgari ücretin (1071 lira) üçte birinden yani 357 liradan az olanların primini devlet üstleniyor.
  • Aylık geliri, 357 lira ile 1071 lira arasında olanların, aylık ödemesi gereken prim yükümlülüğü 42 lira 84 kuruş oluyor.
  • Aylık geliri, 1071 lira ile 2 bin 142 lira arasında olanların, aylık 128 lira 52 kuruş prim ödemesi gerekiyor
  • Aylık geliri brüt asgari ücretin yani 1071 liranın iki katından fazla olanlar, bir başka ifadeyle aylık geliri 2 bin 142 liradan fazla olanların ise ödemesi gereken aylık prim tutarı 257 lira oluyor.

Ve bu arada şunu unutmamak gerekiyor ki, gelir testi yaptırmayanların gelirini devlet 2 bin 142 liranın üzerinde kabul ederek, aylık 257 lira borç çıkarıyor

Yeni yılda asgari ücrete zam geldiğinde bunlarında artışı olacağını ASLA UNUTMAYIN

Devlete GSS prim borcunuz var mı, buraya tıklayarak sorgulayabilirsiniz.

Erol KARA - 06.12.2014
 
Top