0
-- --
Göz tansiyonu yüksekliği, görme sinirinde hasar ve görme alanında kayıpla seyreden glokom, geriye dönüşü olmayan körlüklerin en sık nedenlerinden biridir. Fazla belirti vermeyen geniş açılı tipte hafif ağrılar, bulanık görme, ışıklarda dağılma, daha nadir olan akut glokom krizinde ise göz tansiyonunun ani yükselmesi sonucu şiddetli baş ve göz ağrıları, bulantı, kusma, görme kaybı ve kızarıklık oluşur. Glokom erken teşhis edilemezse görme alanı gittikçe daralarak önce bir borunun içinden bakılıyormuş gibi belirti verir. Sonrasında kişi ışığı bile hissedemeyecek kadar kör olabilir. Glokomla oluşan görme kaybı geri gelmez, yapılacak her şey kalan görmeyi korumak içindir.

Sıklığı ve risk grupları

Yeni doğanda onbinde bir, 40 yaş üzerinde yüzde 2 görülmektedir.Aile öyküsü, şeker, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı, yüksek miyopi, kortizon, sigara, geçirilen göz iltihapları, travmaları ve çeşitli ameliyatlar risk grubudur.

Erken teşhis için hassas test

Göz içinde oluşan sıvının doğal lensi ve korneayı besledikten sonra gözü yeterince terk edememesiyle  tansiyon yükseliyor. Bir süre sonra görme siniri liflerinde hasar ve hücrelerde ölüm meydana geliyor. Oküler hipertansiyon ise hasar oluşmadan sadece göz tansiyonunun yükselmesidir. Kritik olan görme siniri, muayenede görülmekle birlikte görme sinirinin başı ile bunu oluşturan sinir lifi ve gangliyon hücre tabakaları Optik Koherens Tomografi (OKT) gibi objektif bilgisayar destekli yöntemlerle değerlendirilebilmektedir. Aslında 1.5x 2 milimetre kadar küçük olan görme siniri başını, bir şehrin 1.2 milyon telden oluşan kalın bir yeraltı kablosuna benzetelim. OKT, 8 ayrı bölgeden gelen bu tellerin kalınlıklarını mikron düzeylerinde ölçüp eriyip erimediğini bize gösteriyor. Hatta aylar sonra tekrarlanan testler de aynı bölgelerdeki değişimleri de ayrıntılı bir şekilde yansıtıyor.

Tedavi, kalan görmeyi korumak için

Ne yazık ki kaybedilen görme ve görme alanı hiçbir şekilde tekrar geri kazanılamaz. Sadece kalan görmeyi, görme alanını ve gözün şeklini korumak ya da varsa ağrılarının geçmesi için ömür boyu tedavi edilebilirler. Erişkinlerde öncelikle damlalar, yeterli olmazsa LASER veya ameliyatlar gerekirken yeni doğanlarda ise acil cerrahi tedavi ön plandadır.

http://www.aksam.com.tr/saglik/glokom-ve-guncel--yaklasimlar-c2/haber-442166

Yorum Gönder

 
Top