-- --
Herkes firmasında depo departmanı bulunduruyor..

Ya deposunun idaresini kime bırakıyor.

Çalar saatlere mi..?
Emniyet güçlerine mi...?
Deppoculara mı...?

"DEPOCU"LARA MI

Bir önceki, yazımızı tamamlarken “depocunun diğer departmanlara katkısı ve üretim mekanizmalarına faydasının” söz konusu olabileceğini , ayrıca depocunun kime bağlanması gerektiği konusunda işletme sahiplerinin dikkatini çekmiş ve bunlardan söz edeceğimizi belirtmiştik.

Bu konuya geçmeden önce şunu belirtmekte yarar var. Faydasını görmek istediğimiz depocuyu kastederken onun bu işi iyi bildiğini , deponun muntazam , temiz düzenli olduğunu, kayıtların titizlikle tutulduğunu kabul ediyoruz. Aksi halde öyle laçka bir depocu (!) asla konumuza dahil değildir. Bu türler için laf etmeye bile değmez. Dört dörtlük olmasa da iyi ve kaliteli bir depocuyu kastederek konumuza geçiyoruz.

Konumuz depocunun diğer departmanlara faydası

Bir depocu elinde bulunan stok malların dökümünü elinde bulundurduğu zaman ya da deposunda ne olduğunu bildiğinde satın almacının bilgi olarak geçtiği herhangi bir siparişe ait gelecek olan mallar listesini incelediğinde , belki en za bir ya da iki kalem malın deposunda olup olmadığını satın almacıya haber verebilir. Böylece işletmeye gereksiz malın gelmesini , masraf edilmesini önlemiş olur.

Depocunun elinde eğer sipariş bilgileri de mevcut ise depoya giren mal ve emtianın istenilene uygun olup olmadığını , ilgili birime haber vererek zamanında ikaz etmiş olur.

Kumaş alımıyla ilgili bir örnek verelim. Siparişimizde 30/1 ve 20/1 iplikten mamul , gr/m2 si 210 olan 32 pus iki iplik kumaş olsun. Bu kumaş depoya geldikten sonra yapılan kontrolünde 30 pus ve 240 gr/m2 olduğu tespit edilsin. İşte anında müdahele...

Bir başka örnek. Siparişimizde 48 tel poplin olsun.Ya gelen 40/1 olursa neler etkilenmez.

Kumaş giriş örneğimize devam edelim. Boyalı kumaş girişinde gelen malın rengini , gramajını , en ölçüsünü , tel sayısını, miktarını , nelerin geldiğini zamanında ve en iyi şekilde planlamaya bildirmesiyle nelerin önüne geçebileceği gayet açık bir şekilde düşünebilinilir.

Örnekleri çoğaltmak mümlün. Mesela , Türk piyasası müşterilerinin önemsemediği etiket olayına batı özen gösterir. Bir umursamaz alışkanlık içerisinde etikete dikkat edilmediği zaman bir harfin , bir noktanın yanlışlığı söz konusu olabilir. Bir etiket yüzünden binlerce malın söküldüğünün ızdırabını yaşayanlarımız aramızda bolca mevcuttur. Beş dakikalık bir kontrol nelerin önüne geçmez ki...

İşte mal ve emtianın kontrolünü elinde bulunan bilgilere göreyapabilenya da ilgili yerlere bunların kullanılmadan önce bildiren depocu, imalat aşamasına girilmeden , siparişe ait tüm mal ve emtianın doğruluğunu garanti altına almış olur. Bu kontrol ya da bilgilendirme s ayesinde siparişin kalitesini etkileyecek her türlü sorun ortadan kalkmış olacaktır.

Mal kontrolünde unutulmaması gereken bir nokta daha var ki , bunu hatırlatmadan geçemeyeceğiz. ISO 9000 ile başlayan kalite standardizasyonu tekstilde etkisini göstermeye başladı. Ve bir çok firma dünya tekstil piyasasında kendini kabul ettirme telaşı içinde iken , aynı zamanda ISO 9000 hedefine doğru çalışmalara başladılar bile...

Depocunun elindeki malın mevcudiyetini planlamaya , satınalmaya bildirmesi ya da gelen mallar hakkında detaylı bilgileri yine ilgili mercilere iletmesi gözardı edilecek bir olay mıdır ? O halde depocunuzdan bu konuda neden faydalanmıyorsunuz.

Gelelim model çalışmalarındaki faydalarına ;

Az çok hepimiz biliyoruz ki , piyasada , çoğu kısa süreli kurslardan yetişme , birkaç yerde staj görmüş , bir baltaya sap olamamış dullar ya da evde kalmış kızların stilist ya da modelistim diye geçindiği bir ortamdayız. Ve bunların tekstil camiasında terör estirdiğini biliyoruz. İyilere ya da işinin ehli olanlara sözümüz yok, onlar alınmasın ama o işi bilmeyenlerden bir ya da bir kaçı firmanızda çalışıyor olabilir. Bunlar deponuza girip , kumaş isteklerinde bulunduğunda depocunuz şu soruları sorabilir.

-Kumaşı hangi sipariş için istiyorsun

-Ne kadar ihtiyacın var
Depocu bu soruları sorarken , elinin altında bulunan bilgilere göre istenilen kumaşın doğruluğunu teyit etmiş olur. Ayrıca imalata gör elinde bulunan miktardan ne kadar verebileceğini bilerek bu konuda da yardımcı olmuş olur. O stilist ya da modelistler sipariş dışı çalışmalar da yapabilir.

Kumaşları tanıyamayabilirler. Yanlış müşterinin kumaşını alabilirler. İmalat için yetersiz kumaş varsa o kumaşın fazla harcanmasına sebeb olabilirler. Depocu burada da gerekli önlemleri almış olur.

Poşet , koli, etiket, düğme, fermuar, naylon gibi yan malzemelerinde sipariş kadar harcanmasına , israf edilmesine bir depocu yardımcı olabilir.

İşte depocunun , bir firmaya nasıl faydalı olacağı firma içi departmanlarla ilişkisi bilgi akışının nelere yarar sağlayacağını minimum örneklemelerle gördük.

Depocunun fasona gönderdiği malların gelenlerle arasındaki miktarları kontrolü ile fasondaki kayıpların da önüne geçebileceğini ve bunu da firmaya kâr getirebileceğini belirtmemizde fayda vardır

Depocunun , diğer departmanlara faydasını burada bırakıp, kimin emri altında bulunması gerektiği konusuna geçelim.

Depocunuzdan memnunsunuz.Ona güveniyorsunuz. Sizin malınızıdikkatli olarak koruyor. Hesabına, kitabına önem veriyor. Yukarıdaki , şirkete faydalı olan çalışmalarını da onaylıyorsunuz. Yaptığı kontrollerin meyvesinden de memnunsunuz.

Ama onu , yani bu denli çabalayan depocunuzu diyelim ki satınalmacıya bağladıysanız, bu olmadı.

Planlama müdürüne bağladıysanız, yine olmadı. Bunlara değil de imalat müdürüne bağlarsanız yine hata yapmaya devam ediyorsunuz demektir.

“Yahu , uzatma kime bağlayayım, kimin sorumluluğuna verelim” diyorsanız , tek kelimede cevap verelim.

Şirket sahibine ya da genel müdüre direk.

Depocu , eğer paraya, mala kıymet veriyorsanız, sadece ve sadeceşirket sahibine bağlı olmalıdır.

Hadi , bilemediniz genel müdüre...

Bunun ötesi büyük bir hata olur. Depoya giren yanlış mal ve emtiadan yakanızı kurtaramazsınız.

Baklayı ağzımızdan çıkartalım ve bu konuda şunları açıklayalım.

Unutmamalı ki herkes hata yapabilir. Hatayı örtbas etmek, hatadan büyük bir suçtur. O halde müdürleriniz bir sipariş için depoya yanlış özelliklere sahip mal sokabilir. Satınalmacınız yanlış, gereksiz ,fazla miktarda malları deponuza koydurabilir. Boya takipçiniz yanlış kumaşı boyatabilir veya kumaşa yanlış renkler çalıştırabilir. Şirket sahibine kızmıştır. Şirketten ayrılacaktır.Şirketi zarara uğratabilecek şekilde depoda istediği şekilde çalışmalar yapabilir. Bu ve bunun yanlışlıkların, fazlalıkların ya da su istimallerin önüne sizin adınıza , sizden önce onların emri altında olmayan bir depocu geçmiş olur.

Bilinmelidir ki , sizin , yani şirket sahibinin koruyup kolladığı , her şeyiyle şirketi adına çalışan bir depocu diğer aklı havada personel tarafından sevilmeyebilir.

Ve o çalışanlar böyle bir depocuyu durmadan şikayet ederler. Onlarla aynı telden çalan bir depocunun depoda çalışmasını isterler. Sevilmeyen depocunun tek suçu yetkilerini kullanmış olmasıdır.

Son cümlelere gelmişken , işletme sahiplerine sormadan edemiyoruz. Deponuza ya da depocunuza bu dakikadan sonra göz ucuyla bakmaya devam edecek misiniz.

Ne dersiniz deppocu mu depocu mu ?

Yukarıdaki yazı İMG dergi grubunca çıkartılan KONFEKSİYON&TEKNİK dergisinin Ağustos 1996 sayısında yayınlanmıştır.

EROL KARA
 
Top