86 Yıl önce bugün Çanakkale’de , Seddülbahir’de , Conkbayırı’nda yüz binlerce Türk evladı savaşıyor.....

Amaçları siper gerisinde yaşamaya çalışan sefil , terkedilmiş , aç , düşmanın oyuncağı durumuna düşürülmüş esaret altındaki ana , baba , karı , kız , bebe milyonlarca Türk halkını süregelen onursuz yaşamdan kurtarmak. Camilerinde ezanı susturmamak.. Şehit kanıyla boyanmış LA İLAHE İLLALLAH yazılı şahadet bayrağını ilelebet semalarda dalgalandırmak... Anasının , bacısının , karısının , kızının baş örtüsüne uzanan elleri kırmak. Namusuna dil uzatanın dilini koparmak ..

Düşmanın zulmü had safhada...İşkenceler , yağma ve talan özgürlük ateşini dindirememiş. 250 kiloluk top mermisini omuz'unda tek başına taşıyarak , topun ağzına süren Seyit çavuş “Allah’u Ekber” diyerek ateşliyor.

Yüreğinde geride kalan mazlumların bir an önce özgürce yaşamasını sağlamanın vazgeçilmez heyecanı...

Aslında 8,5 ay süren bu savaş haçlı ruhuyla Emperyalist güçlerin Mehmetçiğe saldırdığı gündür. Bu savaş aslında silahla imanın bir savaşıydı. Bu savaş her türlü teçhizatla donanmış askerle , sadece iman duygusu ile donanmış , ancak maddi yönden sıfırlanmış askerin savaşıydı. Ardı arkası kesilmeyen taarruz ateşlerine sadece “Allahu Ekber” “La ilahe illallah” “Allah Allah” seslerinden şevk ve güç alan Mehmetçiğin imanı kalkan oluyordu.

Ve tarih ÇANAKKALE GEÇİLEMEZ efsanesini altın harflerle dünyanın tarihine işliyordu.

İşte bu büyük ve unutulmaz savaşın yıldönümü , her yıl giderek sönen bir heyecanla kutlanan 18 MART ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ anma günü oluyordu.. Bu gün diğer milli günlerin kutlanması gibi “Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın “ “Çanakkale içinde aynalı çarşı “ dizeleri altında “aman Fransız’ın, İngiliz’in, Yunan’ın duygularını incitmeyelim “ korkusu içinde sessiz sedasız kutlanan bir yıl dönümü oluyordu.

Farkında mısınız bilmem ancak bu gün gibi diğer milli günlerimiz pek de sesiz kutlanmaya başlandı.Dünün düşmanı bugünün dostu (!) denilen Emperyalist güçlerin duyguları incinirse halimiz ne olur , korkusuyla.

İşte şimdi 18 Mart Çanakkale Zaferi... 250 Bin asker. Binlerce yaralı ve şehit. Evlatları , torunları özgür bir ortamda yaşasın diye kendini siper eden binlerce insan. Ve bugün onların zaferini kutlamaya korkan mirasyediler.

Ve bugün

Mertlikle, şehit kanı ile sulanmış Türk’ün toprağını alamayan dış mihrakların türlü masa oyunları ile bugün ele geçirdiği vatan ...Müslüman kızın baş örtüsünü çekip aldığı için Fransız’ı vuran bir vatan evladından , baş örtüsüyle eğitim hakkı elinden alınan bir vatan evladına.. Dün “gavur parasıyla beş para etmez” diye ecnebi paralarla dalga geçen vatan evladından bugün Türk parasına pul diyen vatan evladına. Dün yabancı sermayenin vatanı hortumlamasına cephe alan , manda ve kapitülasyon yok diyen vatan evladından bugün kendi vatanını hortumlayan , yabancı sermayeye peşkeş çeken vatan evladına.

Çanakkale savaşı neden yapıldı.

O insanlar şehit olurken bugünkü yaşam şeklini hazırlamak için mi canlarını feda ettiler. O gün şehit olanlar yabancı sermaye şahlansın, bankalar , kamu kuruluşları hortumlansın, ithal bakanlar iş başına gelsin , halkın aşırı vergilerle , zamlarla beli kopartılsın , baş örtüsü ile eğitim hakkını kullanmak isteyenlerin başları açtırılsın , imam hatipler , kuran kursları kapatılsın, halk dininden uzak tutulsun , IMF’nin eline bırakılsın , Emperyalist güçlerin oyuncağı olsun , sürekli dış borçlar alınsın , meclis beceriksiz , halkına yabancı , istikrarsız bir hale gelsin , vatandaşı birbirini yesin , televole kültürü alan bir eğitim düzeni ve ahlak yapısıyla yapılansın diye mi bu savaş yapıldı.

Bu savaş niçin yapıldı.

Ey şehit dedem. Senden özür diliyorum. Sana layık bir evlat , bir torun olamadım. Eğer kemiklerini sızlatıyorsam. Bil ki elimi kolumu kendi öz vatanımda bağladılar. Kendi öz vatanımda esir kaldım.

Beni affet ey şehit dedem

EROL KARA
 
Top