0
-- --
Gebelikte gözlerde hem normal kabul edilebilen fizyolojik, hem de hastalıklara ait patolojik değişiklikler oluşabilir. Öncelikle göz kapaklarında, burun üzerinde ve elmacık kemikleri üzerindeki deride koyulaşma şeklinde pigment artışı görülebilir. Korneada kalınlaşma, duyarlılık azalması ve gözyaşı miktarındaki azalma sonucu özellikle kontakt lens kullananlarda yanma, batma, ışıklardan rahatsızlık oluşabileceğinden gözlüğe geçilmesi daha uygun olabilir. Gözün doğal lensinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle görme derecesi ve netliği de değişebilir. Bu bulgular doğumdan sonraki 6 ay içinde genelde düzeldiğinden, görme bulanıklığı retinaya bağlı değilse gözlük veya lens ayarlarıyla oynanmamalı, gözlük veya kontakt lenslerden kurtulma LASER’leri ertelenmelidir.

Şeker hastalığı, hipertansiyon

Diyabet ve hipertansiyon önceden var olabileceği gibi ilk kez gebelikte de ortaya çıkabilir. Öncelikle başta tip 1 olmak üzere gebelik düşünen diyabetlilerin ayrıntılı bir göz muayenesinden geçmeleri ve gereken göz tedavilerini yaptırmaları gebelikte şiddeti artabilecek tabloyu dizginlemek açısından yararlıdır.


Hipertansiyonu olanların gebelik zehirlenmesi  (preeklampsi) denilen yüksek tansiyon, el ayak ve yüzde şişlik (ödem), idrarda fazla miktarda protein atılımı ile baygınlık ve kasılmaların da eklendiği komaya kadar varabilen kriz (eklampsi) durumunda retinada, hatta beynin görme bölgesinde kanamalar, ödem, damar tıkanıklıkları sonucu körlük de oluşabilmektedir. Bunların büyük bir kısmı doğumdan sonra düzelebilirken, bir kısmı da kalıcı olabilmektedir. Retina merkezindeki keskin görme noktasında geçici ayrılmalar zamanla kendiliğinden oturabilmesine rağmen uvea denilen göz kısmındaki iltihabi hastalıklar ile bunların tedavisinde kullanılan çoğu ilaçlar ise ciddi değerlendirme gerektirmektedir.

Damla tedavileri

Hekim hastanın yarar, zarar oranına bakarak en uygun veya yan etkisi en hafif tedaviyi ayarlamak durumundadır. Gebeliğin tamamında, özellikle ilk 3 ayı içerisinde çok dikkat edilmeli, damla tedavileri dahi mutlaka hekim kontrolünde olmalıdır. Damla kullanımı gerekiyorsa damladan sonra birkaç dakika göz pınarlarına bastırmak ilacın genize ve oradan da kan dolaşımına geçmesini oldukça azaltacaktır. Göz içi enjeksiyonlar veya ameliyatlar zorunluluk yoksa ertelenebilir ya da (glokom, retina) LASER gibi yan etkisi nispeten daha az tedaviler seçilebilir.

Doğumun şeklini etkiler mi?

Eskiden normal doğumdaki ıkınmaların retina ayrılması veya göz tansiyonunu yükselttiği, damarlarda tıkanıklıklarla görme bulanıklığına neden olduğu, bu nedenle sezaryen tercih edilmesi gerektiği şeklindeki bilgiler çeşitli bilimsel çalışmalarda tam kanıtlanmadığı için bugün eskisi kadar geçerli değildir. Bu ıkınmalara bağlı olarak konjonktiva zarı altındaki göz beyazında oluşabilen kanamalar da zararsız olup 1-2 hafta içinde geçmektedir.


DOÇ. DR. O. MURAT UYAR
http://muratuyar.com.tr/dr/index.php?option=com_content&view=article&id=123%3Agebelikte-goz-bulgulari&catid=8%3Abilgilendirme&Itemid=168&lang=tr

Yorum Gönder

 
Top