0
-- --
İslam insana ve insan sağlığına son derce önem vermiş bir dindir. Tarih boyunca insanalrın en büyük ihtiyacı olan sağlık için sürekli bir arayış çabası bulunmaktadır.Kuranı Kerim'de pek çok ayet göz ve görme üzerine kuruludur. Kuran ilminden faydalanıp pek çok hastalığa tevai, yöntemi bulmuş, ilaçları ortaya çıkartmış alimler tarihte pek çok sayıda vardır.

Geçtiğimiz günlerde bir araştırma için kaynaklar arasında gezinirken yöntemi ne şekilde olduğu karışık bir araştırmacının ve ondan esinlenerek pek çok yerde Kuranı Kerim'de retinedan söz edildiği ve buna bağlanarak bir ayetten söz edildiğini gördüm. Araştırmacı şahsın daha önce de bir çok konuda yazıalrı ve burguları medyada da yer almış ancak fazla tutarlı olmamıştı. Bunlardan biri de retina konusu idi.

Sözünü ettiğimiz kişi retinanın Kuran'da geçtiğine dair şunları söylüyordu.

"Retina, görmemizi sağlayan hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır. Kuran’ın indirildiği dönemde görme işlevini sağlayan bu tabaka bilinmiyordu ve retina kelimesi de kullanılan bir terim değildi. Ancak Kuran’da “Retina” kelimesini oluşturan harfler, tek bir ayette -Fatır Suresi’nin 8. ayetinde- yan yana gelmektedir. Üstelik bu ayette “görmekten” ve “göstermekten” bahsedilmektedir; dolayısıyla retinaya işaret olması kuvvetle muhtemeldir. (Doğrusunu Allah bilir.)

"Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse (güzeli güzel, çirkini çirkin gören kimse gibi midir?) Şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir… "(Fatır Suresi, 8)


Görmeyi sağlayan retina kelimesinin geçtiği bu ayette, “görmek” anlamına gelen Arapça “raa” fiilinden bahsedilmektedir. Sonraki ayetlere bakıldığında, aynı surenin 19. ayetinde “Kör ve gören bir olmaz” cümlesi geçmektedir. Bilindiği gibi retina hasarları kalıcı körlüğe neden olmaktadır. Sonraki 20. ayette ise “Karanlıklarla aydınlık bir olmaz” ifadesi geçmektedir ki; bu anlatım retinanın ışığa duyarlı hücrelerden oluşması bakımından çok manidardır. Bu saydığımız ayetlerdeki görmeyle ilgili ifadeler tüm Kuran’da çok nadir geçmektedir. Dolayısıyla “retina” kelimesinin binlerce ayetin arasında, sadece bu ayetlerle bir arada bulunması, Allah’ın Kuran’daki mucizelerinden biridir" demektedir. Ve bundan alıntı yapanlar şu notu koymaktan da geri kalmazlar
" (Bu makale Ömer Çelakıl'ın "Kur'an-ı Kerim'de Evrenin Yapıtaşları" kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır. Bu bölümde doğruluğu teyit edilmiş tespitlere yer verilmiştir.)

Bu yazının orijinali de şu şekildedir.

"Retina, görmemizi sağlayan hücrelerin bulunduğu göz tabakasıdır. Görme işlevini sağlayan göz bölümünün aslında Retina olduğu Kur'an'ın indirildiği yıllarda bilinmiyordu hatta kimse retina kelimesinden haberdar bile değildi. Buna rağmen Kuran'da "Retina" kelimesinin geçtiğine dair açık kanıtlara rastlıyoruz. Görmeyi sağlayan retina kelimesinin geçtiği bu ayette, “görmek” anlamına gelen Arapça “raa” fiilinden bahsedilmektedir. Sonraki ayetlere bakıldığında, aynı surenin 19. ayetinde “Kör ve gören bir olmaz” cümlesi geçmektedir. Bilindiği gibi retina hasarları kalıcı körlüğe neden olmaktadır. Sonraki 20. ayette ise “Karanlıklarla aydınlık bir olmaz” ifadesi geçmektedir ki; bu anlatım retinanın ışığa duyarlı hücrelerden oluşması bakımından çok manidardır. Bu saydığım ayetlerdeki görmeyle ilgili ifadeler tüm Kuran’da çok nadir geçmektedir. Dolayısıyla “retina” kelimesinin binlerce ayetin arasında, sadece bu ayetlerle bir arada bulunması, Allah’ın Kuran’daki mucizelerinden biridir. Yazıma Kuran’da “gözler” ifadesinin geçtiği bir kaç ayetle son vermek istiyorum. Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azap onlaradır. (Bakara Suresi, 7) De ki: “Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: “Allah” diyeceklerdir. Öyleyse de ki: “Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız? (Yunus Suresi, 31) Onlar, Allah’ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar onların ta kendileridir. (Nahl Suresi, 108) Ki onlar, Beni zikretme (konusun)da gözleri bir perde içindeydi. (Kur’an’ı) dinlemeye katlanamazlardı. (Kehf Suresi, 101) Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle akledebilecek kalpleri ve işitebilecek kulakları oluversin? Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir. (Hac Suresi, 46) O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz. (Mü’minun Suresi, 78) Sonra onu ‘düzeltip bir biçime soktu’ ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz? (Secde Suresi, 9) R-E-T-İ-N-A harfleri sadece 35:8 numaralı ayette geçmektedir. Üstelik bu ayette "görmekten" ve "göstermekten" bahsedilmektedir dolayısıyla retinaya işaret güçlenmektedir. Görmeyi sağlayan retina kelimesinin geçtiği bu ayette "...güzel gösterilip de güzel gören kimse..." cümlesi yer almaktadır. Sonraki ayetlerde aynı surenin 19.ayetinde "Kör ve gören aynı olmaz" cümlesi geçiyor. Bilindiği gibi retina hasarları kalıcı körlüğe neden olur. Sonraki 20.ayette ise "Karanlık ve aydınlık da aynı olmaz" ifadesi geçmektedir ki zaten retinada ışığa duyarlı hücreler bulunur. Bu saydığımız ayetlerdeki görmeyle ilgili cümleler tüm Kuran'da çok nadir geçmektedir o nedenle retina kelimesinin binlerce ayetin arasında sadece bu ayetlere denk gelmesi matematiksel açıdan tesadüfi değildir"

Buna karşılık bir başka araştırmacı da konunun yanlışlığına ve saçma oluşuna kanaat getirmiş olacak ki. bunun bir safsata olacağı iddiasıyla şunları yazmıştır.

" İddianın Geçersizliği
Yukarıdaki ayetin okunuşu şöyle ; ‘‘aleyhim haseratin innnellahe aliim”
Gerek HY ve ekibi gerekse Ömer Çelakıl, Kuranı bir mucize pınarıymış gibi göstermek adına yine hileli yollara başvurmuş ve bu iddiayı dile getirmiştir.
İddia edildiği gibi ayet te RETİNA yazmıyor, altı çizili cümlenin okunuşu ”ratin innne” dir ..
Cümlenin içinden bir parçayı cımbızlayıp latince bir kelime olan retina ile bağdaştırılmış ve bir mucizeymiş gibi gösterilmiş , bu komedi teslim olmuş zihniyetleri teselliden öte değildir.
 Sonuç
* Arapça sessiz harflerden oluşan bir alfabedir. Elif harfi Arapça’daki kelimelerin okunuşuna etki etmek suretiyle kullanılır.
Görmeyi sağlayan retina kelimesinin geçtiği bu ayette, “görmek” anlamına gelen Arapça “raa” fiilinden bahsedilmektedir. Sonraki ayetlere bakıldığında, aynı surenin 19. ayetinde “Kör ve gören bir olmaz” cümlesi geçmektedir. Bilindiği gibi retina hasarları kalıcı körlüğe neden olmaktadır. Sonraki 20. ayette ise “Karanlıklarla aydınlık bir olmaz” ifadesi geçmektedir ki; bu anlatım retinanın ışığa duyarlı hücrelerden oluşması bakımından çok manidardır. Bu saydığımız ayetlerdeki görmeyle ilgili ifadeler tüm Kuran’da çok nadir geçmektedir. Dolayısıyla “retina” kelimesinin binlerce ayetin arasında, sadece bu ayetlerle birarada denk gelmesi, Allah’ın Kuran’daki mucizelerinden biridir.
HY ve tayfası 19.cu Ayetin tefsirini doğru vermiş ancak eğip bükerek mucizevi bir anlam çıkarmaya çalışmışlardır.”Raa” fiilini retinaya bağlamak aczin göstergesi olmuş.
Gözden kaçırılmaması gereken bir konu daha var kısaca onada değinelim;
Arapça’da 3 türlü noktalama vardır.

1- Cümle sonu (nokta) bitişi belirtir.
2- Cezm ve Şedde
3- Sıralı cümleleri ayırmada tırnak işareti.
Cezm : Tek çekimde durulması gereken harf ve sözcük sonu manzubların durağını belirtir.
Arapçada bazı kelime sonundaki harfleri sâkin okumak gerekir. Kur’ân-ı Kerim okurken harfleri yerlerine vaz’edip mahrecinden çıkarırken tâne tâne, fesahat, beyan,teenni ve sükûnet üzere okumak icab eder.
Şedde : Çift okunması gereken Sâfî harfleri bütünler.Kur’an-ı Kerim okurken tek sessiz harfin iki defa okunmasına yarayan işaret de diyebiliriz.
Sonuç olarak üstteki resmin cümlesinde geçen sözcük noktalama işaretleri (Şedde)dahilinde Retina değil ratin innne ‘ dir.."

Her iki düşüncede mantıklı olsa da doğruyu yalnızca Allah Bilir. Ve Allah düşünen kulları için Kuranı Kerimi bir rehber, bir ışık olarak vermiştir. Onun içinde insanın öğrenmeyeceği hiç bir şey yoktur. Tabii bu sadece bakmayı bilenler içindir.

Derleme : Erol Kara -  Gozegeldik.


Yorum Gönder

 
Top