-- --
19 Nisan 2015 saat 10:45 otobüsümüz Laba darna otelin önünde durar durmaz kendimi nasıl dışarıya attığımı anlatamam. Mekke'nin hasret kaldığım kokusu ta ciğerlerime kadar işlemişti. Hamd ettim. Hareme çok uzak mesafedeki bu otelden Beytullah'a araba olmadan gitmemiz imkansızdı. Çok üzüldüm. Zira istediğim saatte gidememenin korkusu sarmıştı. Sonradan öğrendim ki namaz saatleri haricinde sürekli servis varmış. Kaldığımız günler içerisinde de servis sorunu hiç yaşamadık.

Otel fazla lüks bir otel değildi. Resepsiyona önünde toplanan kafileye anahtarlar verildi. Anahtarını alıp asansörlere yöneldi. Sıra bana geldiğinde anahtarı oda arkadaşım almış. Ve anahtar çilesi başladı diye söylendim. ( Mekke ve Medine'de anahtar sorununu okumak için tıklayınız )

İkinci kata çıktım. Kapıyı çaldım, odaya girdiğimde oda
arkadaşım yatağını seçmiş, yerleşmişti. Üç yataklı odada iki kişi kalacaktık. Tura katılırken iki kişilik oda tarifesinde para ödemiştim. Oda arkadaşım üçüncü gelecek endişesinde idi. Gelmez dedim. Sakinleşti. Memleketindne gelirken ailesinin yaptığı erzakları komodinin önüne dizmişti. Paylaşır yeriz dedi. Yemek veriliyor, bunları yemeye fırsatın olmaz dedim. Yeriz ya, dedi. Bayağı bir yemek yüküyle gelmiş. Eskiden olsaydı lazım olurdu ama Diyanet yemek vermeye başladıktan sonra bu tür şeylere hiç gerek yoktu. Anlattım İlk kez geldiğinden böyle yapmış.

Dediğim gibi çıkmıştı. Yapılan böreklere, yiyeceklere hiç duymadı. Buzdolabına koymuştu. Medine'ye giderken yolda yeriz, paylaşırız demişti. O da olmadı. Zira otelin kart anahtarla çalıştırılan tüm elektrik aksamı yüzünden kapanan buzdolabında yiyecekler bozulmuş, küflenmişti. Onca yiyecek o berbat sistem yüzünden çöpe atıldı.

Banyo tuvalet bir. Tuvalette klozet musluğu yok. Banyoda bulunan duş sadece tepenizden akan bir şekilde yapılmış. Belden aşağısı vücudu yıkamaktansa deveye hendek atlamak daha kolay olurdu. Berbat bir düzen.. Banyo kapısı ahşaptı ve kapanmıyordu. Banyoya bir paspas konmuş. Bununla "taşan suyu temizle, kendi tuvaletini kendin temizle" denir gibi..

Bir kaç küçük paket sabun, adi mi adi bir kaç rulo tuvalet kağıdı.. Daha fazla dayanamadım. Odadan çıktım. Doğruca yemek yemek için kahvaltıya indim.

Kahvaltı mı dediniz. Filistin topraklarında gördüklerimizden sonra burada hayal kırıklığına uğradığımızı söylemem gerek yok aslında ,( yemek farkı için tıklayınız)

Yemekhane ise camları kirden dışarıya bakılmıyor, yemek masaları sabahçı kahvesi gibi..otel mi otel işte.. Neyse ki 1 hafta kalıp gideceğiz ve yatmadan yatmaya geleceğimiz otelde daha ne bekliyoruz ki.. ( Otel sıkıntıları için tıklayınız)

Kafile başkanımızın saat 13:00 de toplanıp umremizi yapmaya gideceğimizi söylemesi ile tüm bu sıkıntılar, yol yorgunluğu uçup gitmişti.

Beytullaha ilk umremizi yapmaya gidiyoruz.
 
Top