-- --
18 Nisan 2015 :.. Rüya gibi bir Kudüs gezisinden sonra Eriha'dan 1,5-2 saatlik yoldan sonra Telaviv Ben Gurion havaalanına saat 19:10 da varıyoruz.

Soğuk ve itici bir atmosfer ve ne yapsam nasıl yapsam da bunları biraz zor durumda bıraksam bakışlı Yahudi görevliler... Gelirken gördüğümüz o tebessümler kadın görevlilerin yüzünden okunmuyor.

Anlamsız bir bekleyişten sonra sıra ile içeriye alıyorlar. Önümüze bir anket uzatıyorlar. İngilizce, Türkçe ve İbranice yazılmış olan ankette bana sorulan 3 soru var. Bavulu kiminle hazırladın, nerede hazırladın ve bavulun aranmasına engel olacak kilit var mı. ? Cevaplarımı verdim, bilet almaya yöneldim. Geçişim kolay oldu.

Ne var ki gelirken uzun süre tutulan şahıslar bu kez burada da uzun bir sorguya çekildi. Bir kaç saat süren 150 kişilik kafile sonunda kontrolden eksiksiz olarak çıktı. Bilet almak için bankoya gittim. Buradan önce Ürdün'e oradan da Cidde'ye gidebilmemiz için gerekli iki uçak biletini aldım.

İç kontuara geçerek beklemeye başladık. Namazlarımızı kılacağız. Kafile sorumlusu bana mescid ve kıblenin nerede olduğunu öğrenmem için görev verdi. Sinangog var mescit yok. Uluslararası havaalanında kasten konulmayan ibadethane sapkın bir düşüncenin eseri diyorum. Aranırken bir temizlikçi ilişiyor gözüme. Selam kelam derken Özbekistanlı olduğunu öğreniyorum. Mescidin olmadığını o da doğruluyor ancak kıbleyi gösteriyor. Kimi kadınlar oturdukları sandalyeden kimileri de kuytu yerlerde ve erkeklerde bir köşede namazlarımızı kılıyoruz.


Ürdün'e kalkacak uçak 22:25 de hareket edecek. Cidde'ye Ürdün'den götürecek uçakta 02:10 da kalkacak. Biletlerde böyle yazıyor.

Ürdün'e ait Royal havayollarının uçağı ile bir paket meyve suyu ikramını alarak yarım saati bulmayan bir yolculukla Amman Havaalanına geliyoruz. Sıkı bir kontrol var. Ürdünlüler Yahudi görevlilerden daha soğuk ve daha gergin. Bir kez daha aranıyoruz. Oysa transit yolcuyuz ama öyle görmüyorlar. Aranıyoruz, sorgulanıyoruz ve havaalanının diğer tarafına geçip bizi Cidde'ye götürecek uçağı bekliyoruz.

Burada mescit var. Uyarı üzerine ihramlarımızı mescitte giyiyor ve umre namazı kılıyoruz. Bazılarımız niyetleniyor. Bazılarımız görevlileri bekliyor. Oturduğumuz sandalyelerden biri gelip kaldırıyor. Burada oturmanız için büfeden bir şeyler yemek zorundasınız yoksa kalkın diyorlar.


Kalkıyoruz uçağa bineceğimiz kapının önüne gidiyoruz. İç tarafa geçiyoruz. Saat gece 02:00 yi gösterirken bizi Cidde'ye götürecek uçağa geçiyoruz.

19 Nisan 2015.. Saat 02:10 uçak zamanında kalkıyor. Bizim dışımızda başka yolcularda var.

Uyku dolu bir yolculuk ettiğimiz kahvaltı sonrası ile 06:15 sularında Cidde'ye inmiş oluyoruz

Hoş bulduk Suudi Arabistan...

Pasaport kontrolünün şüphelenilen şahıslar için sıkı bir şekilde yapıldığına şahit oluyorum. Parmak izleri, el izleri, sağdan soldan fotoğrafların çekilmesi, kayıtlaırn incelenmesi önümde bulunan şahsa yapıldığını görünce akşama kadar burdayız diye düşündüm.

Sıra bana geldi. Pasaportum kontrol edildi. Hoşgeldin ile işim bir kaç dakika içinde bitti. Kafiledeki çoğu kimse bu şekilde geçerken bazıları sıkı bir denetime alındı. Bavullar için kargo bölümünden gelen yere gittik. Bir çoğumuzun bavulları gelmedi. Kayıt yaptırdık. 2-3 saat sonra gelir dediler. bekledik. Yarım saat geçmeden ikinci posta geldi. Bavullarımıza kavuştuk. Ne yazık ki yine bavulu gelmeyenler vardı. 1,5 saat daha bekledikten sonra hepsi tamamlanmış ve bizi bekleyen otobüslerle yola çıktık.

Cidde caddelerinden Hareme doğru gidince bu yolları özlediğimi yüreğimizin sızısından anladım. İnşaatlarla başlayan manzara değişik bir beldeyi gözler önüne sürüyordu.

Şoför için para toplandı Adet devam ediyordu. Uzaktan Mekke saatini görünce daha bir heyecanlandık. Yolumuz iki saatin sonunda saat 10:10 otelin önünde Labaduna isimli otelin önünde bitti.
 
Top