-- --
15 Nisan 2015 ... THY'nin TK 784 sefer sayılı Tel Aviv uçağı 06:45 de hareket edeceği duyurusu panolara yansıdığında check-in işlemleri bitmişti.

Sabah namazımızı hava alanındaki mescidde kıldık. Yakınlarımızla vedalaştık.

Günlerdir heyecanla beklediğimiz ve bir çok tanıdığımız tarafından moral bozucu söylemlerle bir kısmında destekleyici sözleri aklımızda iç perona geçtik.

Fazla bir bekleme olmadan bilet kontrolü sonrası uçaktaki yerlerimizi almaya başlamıştık.

Uçağa binen bizim kafileden 77 kişi yerleşirken bizim dışımızda başka yolcuların da bulunduğunu gördük.

Uçağın camından Atatürk Hava alanında birbiri ardına dizilen Türk Hava Yolları uçakları içimizde gurur duygusuna dönüşüyor. Bir yandan kargo bölümüne yükleme yapanları izlerken diğer yandan da uçağın zamanında kalkması için ve yolculuğumuzun rahatça geçmesi için dualar etmeye başlamıştık.


Uçak tam zamanında hareket ediyor. Yolculukta verilen kahvaltı ile daha sonra aldığımız içecek ikramı ve kapanan gözlerimizle ara sıra baktığımız gökyüzü aydınlanmış, bulutlardan başka bir şey görmüyorduk.

Yerel saatle 08.50’da Tel Aviv’de bulunan Ben Gurion hava alanına varıyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından hava alanının dışına çıktığımızda bizi bekleyen karşılama ekibiyle karşılaşıyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Kudüs'te bulunduğumuz günlerde bize rehberlik hizmeti verecek olan şirket personeli her biri Mercedes marka 4 otobüsle gelmiş ve aynı zamanda çay / kahve ikramı ile hazır bulunuyordu.

Bir yandan otobüslere yerleşiyor diğer yandan da otobüslere valizleri koyanlar verilen ikram ve biraz da bekleme süresince çevreyi inceliyordu. Gelen bir haberle 7 kişinin özel olarak bekletildiği ve sorgulamadan geçirileceğini öğrendik.

İsrail hava yolları görevlileri şüpheli gördükleri kişilerin ifadesini alacakmış.

Aynı zamanda Wıttour çalışanları olan ekip bize İsrail hakkında ön bilgiler verirken en çok sorulan sorulardan biri yemekler diğeri de İsraillilerin tutumları oluyor.

Şehirde haberlerden gördüğümüz şekliyle kargaşalıkların olmadığını söyleyen şirket çalışanları gideceğimiz ve kalacağımız yerlerde yemeklerin de helal çerçevesinde olacağını söylediler. Rehberimizin anlattığına göre , Yahudiler, Hz.İbrahim'in oğlu İshak'ın çoçukları, Araplar da Hz.İbrahimin oğlu İsmail'in çocukları, yani amca çocukları. Her iki din de "domuz eti yemek günah" bu sebeple İsrail'de domuz eti neredeyse hiçbir yerde yokmuş. Ayrıca Yahudiler genelde et ve süt ürünlerini de birlikte yemiyorlarmış. Yemekleri gönül rahatlığı ile yiyebileceğimizi özellikle vurguladılar.

Üç İlahi dinin buluştuğu kutsal şehir olan ister İsrail ister Filistin deyin bu kutsal topraklara gelmenin heyecanı ayak üstü anlatılanlarla daha bir artmaya başlıyor. Bir an önce başta Mescidi Aksa olmak üzere Hz. Muhammed (sav)’in mucizevi Miraç yolculuğunu yaptığı, Hz. İsa’nın doğup yaşadığı, Hz. Süleyman'ın kutsal mabedini inşa ettiği ve daha pek çok peygamberin hayatını geçirdiği, Allah yolunda mücadele ettiği, şehit düştüğü kutsal topraklara ulaşmanın mutluluğu ve heyecanı az önce içeride tutulan kişilerin teker teker gelmesiyle sabırsızlığa dönüşüyor.

Kimi isim benzerliğinden kimi tiplerinden şüpheli görülen kişiler herhangi bir sıkıntıya uğramadan aramıza katılıyor. Ve karşılama ekibiyle birlikte Yafa ve Mahmudiye'ye doğru yola çıkıyoruz.

Bindiğimiz otobüslerde soğuk su ve hiç beklemediğimiz wıfi olması bizleri mutlu ediyor. Ailelerimize Telaviv'e geldiğimizi bildiriyoruz.
 
Top