-- --
18 Nisan 2015 .. Burak Mescidinden sonra Mescidi Aksa'nın yani Filistin’in dar sokaklarından ve bir pazar yerinin arkasından çıkarak uzun bir yoldan yukarıya doğru gidiyoruz. Zaman zaman Diyarbakır zaman zaman İstanbul Kapalıçarşı'nın sokaklarına benzer yerlerden geçip gidiyoruz.

Az sonra bir binanın önündeyiz. Bu bina Hürrem sultanın yaptırdığı imarethanelerden birisiymiş. Şimdi yetimhane olarak kullanılıyormuş. Kasvetli bir kilisenin önünde durduk.

160 Yıldır Kaldırılmayı Bekleyen Merdiven

Bir kaç basamakla kilise önğndeki avluya doğru ilerledik. Rehberimiz anlatmaya başladı. " Burası Kıyamet kilisesidir. Diğer bir ismi de Gamama kilisesidir. Gamama, çöplük demektir. Şu gördüğünüz haç İsa Peygamberin çarmıha gerildiği haçtır. Şu karşı duvardaki merdivenin hikâyesi şöyledir. Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülaziz zamanında bu kilisede yıllarca mezhep din adamları arasında yetki kavgaları olmuş değişik mezhep din adamlarından “on beş” din adamı ölmüş. Bu çekişmeler İstanbul’a kadar ulaşmış. Padişah bir ferman yazdırmış. Ferman Kudüs’e ulaşınca kilisenin meydanına gelen münadiler seslenmişler. - Padişahımızın fermanıdır! Kim fermanımı duya, her işini bıraka ve oldukları yer de kalalar… bu ferman okunmaya başlanınca herkes kilisenin avlusunda toplanıp kıpırdanmadan dinlemeye başlamışlar. Lakin kilisenin üst katın da merdivenle camlara tırmanmış temizlik yapan kadın da olduğu yerde çakılmış kalmış. Ferman Padişahtan gelmiş. Kıpırdamak veya farklı bir iş yapmak kimin haddine! Ferman okunmuş ve gereği uygulanmaya başlanmış. Lakin kadın olduğu yerden aşağı inememiş hatta kıpırdayamamış. Uzun uğraşlar sonunda kadını indirmişler. Fakat merdiven halen olduğu yerde duruyor.

Ziyaret etmemiz için dağılınca kiliseye yöneldik. İçerisi aşırı kalabalık. Kiliseye girince sağ tarafta İsa Peygamberin çarmıha gerilip ölüme terk edildiği yer, öldürülünce de çöplüğe atıldığı yer şu anda Hristiyanlarca en kutsal mabet olarak kabul edilmekte olup, çarmıha gerildiği ve ölümünden sonra çöplüğe atıldığı yeri öpüp secde edip ağlıyorlar. her yaşta insan kadınlı erkekli yerdeki taşın üzerinde neredeyse fenalık geçirecekler. Kimileri de belli yerlerde mum yakarak dua ediyorlar..


Kilisenin içi altın mozaiklerle süslü. Kilise biri büyük, diğeri küçük olmak üzere iki kubbeden oluşmuş. Büyük kubbe, Hz. İsa’nın mezarının üzerinde yapılmış, diğeri de ” yarım dünya” olarak bilinen küçük kubbe. Burada Hz. İsa’nın, doğumundan önce başlayarak hayat safhaları tasvir edilmiştir. Kilisenin içinde ilk girişte kapının karşısındaki büyük mermer taş, Hz. İsa’nın mezarının olduğu yeri simgeliyor. İçeride solda ise kilisenin ihtişamlı bol süslemeli cami mihrabı gibi bir yeri var.

Kilisenin anahtarları Müslümanların elinde

Hz.İsa'nın çarmıha gerildiğine inanılan bu yerde Roma Katolik, Rum Ortodoks ve Ermeni Ortodoks kiliseleri yanyana ve hepsi aynı alanda. Osmanlı döneminde; bu kutsal mekanın anahtarı ise Hıristiyan mezhepler arasında kavga çıkmasın diye müslümanlara verilmiş. Osmanlı gideli bir asra yaklaşırken onlar hâlâ aralarında bir uzlaşmaya varıp nizamnameyi değiştirememişler. Ynai Halen Osmanlının sözü burada geçerli. İki Müslüman aileye (tek aileye verilirse oda kendini üstün görmesin diye) verilen anahtarla burası onların kontrolünde açılıyormuş. Öğrendiğim kadarıyla bu aileler bir gelir almıyorlarmış. Sadece kilise tarafından 10-15 Dolar gibi sembolik bir ücret veriliyormuş.

Kiliseden çıktıktan sonra hemen karşısında Hz. Ömer'in yine namaz kıldırdığı alana daha sonralsrı yaptırılan camiyi görüyoruz. Ve oraya doğru yürüyoruz. Ne var ki ziyaret edemiyoruz. Çünkü kapalı. O yüzden buraya ait bilgi ve resim veremiyoruz.

İnanıyorum ki Kudüs'te ve Filistin'de ziyaret etmediğimiz, yanından geçip gittiğimiz ya da gidemediğimiz o kadar çok yer var ki anlatamam. Zira bilmiyorum ya da daha sonraları öğreniyorum. Üzülüyorum. Tüm dinlerin tarihini ve Osmanlı İmparatorluğunu burada görmek mümkün.
 
Top