.

.
.

Kısa Kısa

Kudüs'te Otele Gidiyoruz


15 Nisan 2015 Saat 12 :00 Yafa'yı ve Telaviv sokaklarını geride bırakarak kalacağımız otele doğru yola çıkıyoruz. Son model otobüslerde internet bağlantısı olmasının verdiği rahatlık, yapılan soğuk su servisi ve rehberimiz eşliğinde 4 otobüs İsrail bayrakları ile donanmış sokaklardan geniş caddeye çıktı.


Rehberimiz Hasan bir yandan bulunduğumuz yerleri bir yandan duvarların otesinde kalan Filistin topraklarını gösterirken yolların bakımı bir hayli dikkatimi çekiyor. Filistin deyince içimizdeki hüzün İsrail denince adeta kıskançlığa dönüyor. Garip guraba kalmış Filisitinlilerin evleri yılların gerisinde kalmış mahzunluğunda bizleri selqamlarken İsraillilerin bol ağaçlı yollarının iki kenarına dizilmiş ve her biri son yıllarda yapılmış, modern villa tarzı binalrı bir hayli dikkatimi çekmekte..


Kimimiz İsraile sövüyor kimimiz Filistinlilerin geri kalmışlığından kurtulmaı için dua ediyordu.


Yolları ayıran kocaman duvarlar ülkeyi siyah-beyaz gibi bölmüş haldeydi. Az sonra bir kontrol noktasına yaklaştık. Önmüzü kesen 2 İsrail askerinden biri otobüse girdi diğeri arkasından. Rehberimiz Hasan bizlerin Türkiye'den geldiğini söylemesine rağmen 2 askerin baklışları bir süre üzerimize dikildi. Pasaport dedi.

Türkiye'de iken duyduklarımız ve yola çıkmadan önce söylenenler zihinlerimizde tekrar canlanırlen çıkarttığımız pasaportlara yüzelsel bir bakış bakarak öylesine bir kontrolden geçtik.

Ve arka kapıdan inerek yolumuzu açtılar. Sorun yoktu.


1,5 saatlik bir yolculuktan sonra devasa bir otelin önünde durduk. Otobüsten inmeden hemen önce üzerinde Ramada Hotel yazan küçük zarflar verildi. Zarflarda hem kalacağımız oda numaraları hem de odaların elektronik kartları vardı. Bu ne kibarlıktı. Daha araçtan inmeden oda numaramız ve anahtarlar verilmesi güzeldi. Ayrıca ben aynı odada kalacağım ikinciyi beklerken tek başıma kalacağımı da öğrendim. Bu da ayrı bir güzellik idi.


Saat 14:00 suları Kapısında Ramada yazan otelin önünde otobüsten inerken Diyanetin açıkladığı otel Royal Wings idi. Ve orada kalmamız gerekecekti. Rehberimizi bu konuya da açıklık getirerek her iki otelinde aynı kişiye ait olduğunu ve ilk Kudüs Umrecileri olmamızdan dolayı 4 yıldızlı Royal Wings otel yerine biraz daha iyi 4 yıldızlı Ramada otelde kalmamızı istemiş bir çeşit bize jest yapmıştı.

Odalarımıza geçmeden önce yemeklerin saat 18'den itibaren verileceği ikindi namazını odalarımızda yemek sonrası ise akşam namazı ile yatsı namazını Mescidi Aksa'da kılacağımız duyurusu yapıldı.

Tek kişi kalacağım odama girdiğimde odanın tertip ve düzeni süperdi. Banyo da ayak havlusuna
Ramada otel oda

kadar bir kaç havlu, sabun, şampuan, kulak çöpü, havlular, kağıt peçeteler, tuvalet kağıtları hem kaliteli hem de boldu. Kulaklar için pamuk , saç kurutma makinesi ve küvetli duş yeri ile klozet , odada lcd televizyon gardırop, iki ayrı yatak ve balkonlu penceresi ile kalın perdeler, klimalar her biri tertemiz, her biri bakımlıydı.


Bavulumu bir kenara bırakarak abdset almak için lavaboya yöneldim. Klozete henüz oturacaktım ki taharet musluğunun olmadığını gördüm. ( ilk gol...) Sağına soluna baktım. Musluk namına bir şey yoktu. Lavaboya su içmek için konulmuş iki su bardağını doldurarak hazır ettim. Alışık olmadığımız bu durum gerçekten şaşırtıcı idi. Daha sonra tüm odalarda böyle olduğunu, çoğu kişinin kuru temizlik yaptığını öğrendim.


İnternet ücretli
Kolzetlere musluk yok

Kafile Kudüs Ramada Otelde ilk akşam yemeğini alırken




Kafile Kudüs Ramada Otelde ilk akşam yemeğini alırken







Kafile Kudüs'te ilk akşam yemeğinde



Ramada otel


İkindi namazını talimat gereği odamızda kılacaktık. Zira otelde mescid yoktu. Sinanog var mescid yok. (!) Kıble neresi diye sormak için kordioroa çıktım. Bizden birilerini görürüm derken kat görevlisi ile karşılaştım. Müslüman olup olmadığını sordum. Müslümanmış.Kıbleyi tarif etti.
Ramada Otel yeömekhanesi


İkindi namazını kıldım. Cep telefonundan internete girecektim ki. Açılan sayfa internete girmenin

ücretli olduğunu gösteriyordu. Lobiye indim. Diğer kafiledekiler de inmiş oturuyorlardı.


Herkes odanın ve otelin temizliğinden ve tuvaltteki sıkıntıdan bahsediyordu. İnterneti sorduk lobide bedava katlarda paralı imiş. Ücretsiz olmsını istedik. İstediğimizle kaldık. Otelin kuralı imiş. Parayı veren webte gezer.


Yemek salonuna indik.


Lüks lokantaları aratmayan masalar ve geniş bir salon. Ortada soğuk meze ve salatalar, sağ raflarda sıcak yemekler ve salatalar.. Açık büfe...

İstediğin kadar ye..




Kudüste ilk akşam yemeğimizden seçmeler