0
-- --

18 Nisan 2015 saat 10:40 ... Kubbetüs Sahra taş üstünde kubbe manasına geliyor,

Fotoğraflardan hatırlayacağınız altın renkli kubbesi olan yapı. Hz.Muhammed’in (as) Miraç'a yükseldiği yer burası. Kubbetüs Sahra’nın içinde havada durduğuna inanılan Muallak Taşı var. Bu sekizgen mabed Miraç'tan sonra Emeviler döneminde yapılmış. Burası cami değil ama içerisinde namaz kılınıyormuş. Geniş bir yer var. Hatta cuma günleri burası kadınlar için namaz kılmaları amaçlı açılıyormuş da.

İşte buradayız. Cuma günü buraya girmek için bize izin verilmediğini yazmıştım. Daha sonraları nasıl olduysa izin verilmiş. ( Okumak için tıklayınız )

Ve nihayet... İlk grup ve önce kadınlar ardından erkekler giriyor. Biz de merakla çıkışlarını bekliyoruz. Bin naz ile izin verilip ziyaret etmemiz sağlanıyor. İçeride Türkiye'den hediye olarak gönderilen halıların yerleştirilmesi yapılıyormuş. O yüzden içerisi dağınıkmış.

İlk grup Kubbetüs Sahra'dan çıkmak üzere.. Sıra bizim gruba geliyor. Girmeye hazırlanırken içeridekilerin apar topar dışarı çıkartıldığını görüyoruz. Bağrışmalar falan.. Yo, bir baskın falan yok. Yahudiler üzerimize gelmiyor. Sadece bir kaç arkadaşımız içeride namaz kılmaya kalkınca görevliler isyan etmiş. "Namaz kılamazsınız, dışarı çıkın" Bunu söyleyenler Filistinli Müslümanlar...

Kubbetüs Sahra'nın görevlileri ilk giren grubu dışarı çıkartıyor. "Ziyaret yasak". Tepkiler tepkiler.. Kimi "niye namaz kıldınız" diye arkadaşlara, kimi "kılsa ne olur yasak yer mi" diye görevlilere söyleniyor... Sonra rehberimiz Hasan devreye giriyor. Sular duruluyor. "Kesinlikle namaz kılmayacaksınız" diye tembihlerle ikinci grup giriyor. "Aman namaz kılmayın da ziyaret edelim" diyoruz.

Yine kadınlar ve arkadan biz. Sayarak içeriye alıyorlar. İçerisi dar sanıyoruz. Bekliyoruz. Ve benim bulunduğum gruba sıra geliyor. Giriyoruz. Az önce dediğim gibi halıları yerleşitrdiklerinden gözümüze ilk çarpan dağınıklık. Çevreye balkıyoruz. Biri uyarıyor. Vakit kaybetmeyin, namaz kılmayın aşağıaya inin.

Taş merdivenlerden iniyoruz. Havada duran kaya arıyoruz ama öyle değil. Taş havada tabi ki  ama altında kayalardan destek oluşturulmuş. Kayanın altında bir odadan oluşan mağara var.

Duyduğumuza göre Hz.İbrahim'in (as) oğlunu kurban ederken gökten gelen koç buraya inmiş.O yüzden burası Yahudilerce de kutsal bir yermiş.

Mirâcın başlama noktası olan ve "Asılı Duran Taş" anlamına gelen Muallak Taşı elimle yokluyor ve Resullullah aleyhisselama salavat getiriyorum. Yine sağda solda kaçamak namaz kılanlar oluyor. Yine namaz kılmayın tepki sesleri.. Aleleacele bizi çıkartıyorlar. Tam anlamıyla etrafa bakamıyor, inceleyemiyor, dualarımızı ağız tadıyla yapamıyoruz. Tedirgin edici hal ve hareketler, diğer arkadaşlarımızın rahatça girmelerini sağlamak amaçlı hüzünle çıkıyoruz.

Üçüncü grup girerken yine kapılar kapanıyor. Yine açıyorlar.Sonunda herkes bir anda girmeyi başarıyor. Kudüs'te girmeye en zorlandığımız yer olarak hafızalarımızda yer ediyor.

Ziyaretimiz boyunca aç kapa aç kapa.. Çok ayıp. Kilometrelerce öteden misafir gelmiş, kalpleri Kudüs için çarpan, Filistinlileri bağrına basan, ataları tarafından sürekli sahip çıkılmış, Osmanlının torunlarına bu hiç de doğru bir hareket değildi. En azından kendi ataları gibi Yahudilere peşkeş çekmemiş bir milletin çocuklarıyız.

Buradan Burak Mescidine gidiyoruz.





Yorum Gönder

 
Top