0
-- --
Retina kontrollerimi yapan doktorum görme mesafesindeki azlıktan ötürü gözlük muayenesi olmam gerektiğini söyledi.

Gözümde olabileceği şüphesiyle belirtilen sarı nokta hastalığının belirtilerinden iz kalmamış bunun aksine görmemde sıkıntı vardı. Gözlük almam için MHRS üzerinden hem Beyoğlu Eğitim ve Araştırma hastanesinden hem de Okmeydanı Eğitim ve Araştırma hastanesinden randevu alarak günümü bekledim.

Önce Beyoğlu EAH'da muayene olmaya gittim. Doktorum Op.Dr.Banu Şatana.. Yani uzman hekim..Saat 10:40 Muayene saatim 11:50

Op.Dr.Banu Şatana
Saatler 12'ye gelirken öğle öncesi muayene olamayacağım endişesi içine girdim. Memurun demesine göre öğleden evvel muayene olacakmışım. Saat 11:55 memur seslendi. O anda doktor "çabuk çabuk, geçin bir an önce koltuğa" dedi. O panikle elimdeki kağıdı memura verdim.Koltğa oturdum. Ölçüm kağıdını ver" diyen doktora "verdim", dedim. "Ben almadım" dedi. Bir an onun acele edelim kaygısı bende telaşa neden olunca kağıdı memura verdiğimi unutarak cebimi karıştırdım, çantamı karıştırdım, düşürdüm mü diye dışarı çıktım Yoktu. Yemeğe çıkan memura rica ederek tekrar ölçüm yaptırdım, içeriye girdim. Doktor bu arada bir başka hastayı da acele diyerek diğer koltuğa oturtmuştu.
Ben yeni ölçüm kağıdını verirken bir önceki ölçüm kağıdını masada gördüm. "Burada imiş, doktor hanım" dedim.
Ses yok.Her iki ölçüm kağıdına baktı. "Sonuçlar birbirinden farklı" dedi
gözlük muayene (foropter) cihazı
Önüme konulan Göz numarasını ölçmeye yarayan  gözlük muayene (foropter) cihazından karşı duvardaki harfleri okumamı istedi.
Ben gözlerimin rahatsızlığından ve görme sorunumdan, gözlerimin geçirdiği aşamalardan  söz edecekken "sormadan bir şey söyleme" dedi. "sadece görüyor musun, görmüyor musun onu söyle" dedi.
Harf görmediğimi söyleyince makineyi gözüme göre ayarladı. Okumaya çalıştım. Bir kaç çevirmeden sonra "kalkabilirsin, gözlerin %70 görüyor." dedi. Retina kontrolünü yaptı.
Reçeteyi yazdı. "Bir camın pencere camı diğeri için numaralı yazdım." dedi.
Gidebilir mişim.

*****

Bir hafta sonra Okmeydanındayım. Tam saatinde muayene için odaya girdim. Muayene için önceden çektirdiğim ölçüm kağıdımla koltuğa oturdum. Eski gözlük reçetelerimi gösterdim. MHRS'den Doktoru Op.Dr Burak Erden olarak seçmiştim. Ama araştırma hastanesinde uzman ya da asistana muayene olmanızda bir seçim yapamıyorsunuz. Muayene edecek olan Doktor, hanım .. Anlattım geçirdiğim evreleri. Dinledi. Emin olun dinledi, sakince.. Gözlerime baktı. Retina kontrolünü yaptı. Göz kontrolleri için gözlük makinesinden harfleri okuttu.


As. Dr.Dilara Ekici
Bana "retina ve glokom ile ilgili evraklarını görmek istiyorum" dedi. Yanımda olmadığını ve hastaneden alabilirsem getirebileceğimi söyledim. Okmeydanı hastanesinin hastası olmadığımı dile getirdim. "Evraklarım diğer hastanede.. Getirebilirsem getiririm" dedim. Bana göz hastalığımdam ötürü yaptığı muayenenin sağlıklı olamayacağını, geçmiş verilere sahip olması gerektiğini, ona göre karar verip gözlüğe gereksinim ne derece ise ona göre reçete yazabileceğini söyledi. Durumumu, gözümün görüş meselesini, sıkıntımı bana bir güzel anlattı. Gözlüğümü de sürekli kontrollerimin yapıldığı hastanedeki hekimler tarafından verilmesi gerektiğini tek tek nedenleriyle anlattı.

Reçete yazmadı. Hastaneden çıkarken düşündüm.

Biri uzman doktor. Gözlerimle ilgili sorunlarımı ve geçmişle ilgili bilgileri söylememe izin vermedi. Göz muayenesini alelacele yapmıştı. Oldu bittiye getirerek bir reçete yazdı. Bu ne kadar sağlıklı idi.

Diğeri asistan doktor. Önce beni dinledi, muayenesini yaptı ve gerekçeleri tek tek açıkladı. Tatmin olmuş duygularla o koltuktan kalktım. Haklıydı. Normal bir görme bozukluğu yaşayan bir hasta değil sürekli tedavi ve kontrol altında bulunan bir hastaydım.

Çıkarken ilgisini dördörtlük gösteren doktora adını sordum. Asistan Dr. Dilara Ekici idi. Bu arada, gördüğüm pek çok asistan doktorun havası, kibri, bilmişliği yok işini seven, önemseyen, hastasına değer veren bir profil çizmişti. İşte sayısını artmasını dilediğim doktor tipi.. Beni anlayacak, hastayı dosyadan ibaret görmeyecek biri gibiydi. Her hasta bir insan neticede.. Dilara hanım bunu çok erken keşfetmişti. Hatta şu gözlemimden de bahsedeyim, size.. Hastaları muayene ederken film çektirmesi gereken hastalarla , bilhassa yaşlı olanlarla beraber odadan odaya koşması da dikkatimi çekmişti. Burada kendisine teşekkür etmek istiyorum. Meslek hayatında da başarılar diliyorum.

Yorum Gönder

 
Top