-- --
Yemlik Meydanı - Hz. Ömer Cami
17 Nisan 2015.. Öğleden sonra...

Dünyanın en şanslı insanlarından biri olarak namaz kılmak için yola çıkılan üç mescidden biri olan Kudüs'te olmak, Kudüs'te Mescidi Aksa'da olmak ve Mescidi Aksa'da cuma namazı kılmak ve daha bir çok gördüğümüz ve göreceğimiz güzelliklerle dolu rüya gibi bir günler sürmeye devam ediyor.

Beytlahm şehrine gidiyoruz. Beytlahm Batı Şeria sınırları içerisinde bir kent.Kudüs'ün çıkışına geldiğimizde bir utanç abidesi olarak o utanç duvarını daha net görebiliyoruz. Yahudi oyunu binlerce insanı hayattan tedriç etmiş. Ama Yahudi arsız. Dünyaya söylediği yalanlar bunun güvenlik duvarın olarak tanıtmış.

Beytlahm asıl ününü Beşik kilisesinden almaktaymış. Çünkü Hazreti İsa aleyhisselam burada dünyaya gelmiş.

Beytlahm'da önce yemek yiyoruz. Buradan sonra  Hz. İsa'nın doğduğu mağara ve üzerine yapılan Beşik kilisesi ile Hazreti Ömer adına yapılmış camiye geçeceğiz.



Otobüs garaj gibi bir yerde bizi bırakıyor. Yürüyen merdivenle üst kata ve oradan caddeye çıkıyoruz. Genelde Filistinlilerin yaşadığı yer. Ama hiç Filistin Bayrağı yok. Yokuş yukarı çıkıyoruz. Gayrimüslimlere ait eşya satanlar ve ara ara bavul satan dükkanların önünden geçiyoruz. Bizi gören bazıları selam veriyor. Türk olmamızdan memnunlar. O da ne Cocacola ve Algida karşılıklı dükkanlarda satılıyor. O an aklıma Türkiye'deki protestolar aklımıza geliyor. Biz Filistin için bunları içmezken burada görmemize şaşırıyoruz.

Beytlahm'da öğrendiğimiz bilgilere göre Hazreti Meryem burada bir  mağaraya sığınmış ve aynı yerde doğum yapmış. Bizans döneminde bu mağaranın üzerine büyük bir kilise yapılmış. Hazreti Ömer’in Kudüs’ü feth ettikten sonra burada Beşik Kilisesi’nin 100 metre ilerisindeki alanda namaz kıldığı bilinmekteymiş.

Müslümanlar daha sonra buraya bir cami inşa etmişler.1860 yılında inşa edilen tek minareli bu camiye girerek cemaat halinde vakit namazı kıldık. Cami hakkında ve Beşik Kilisesi hakkında bilgileri almaya devam ettik.

Beytlahm, Filistin’in kan ağlayan kentlerinden biri. Burada Müslüman nüfusun yoğunluğu bayağı fazla imiş. Hristiyan nüfus da var. Kendi içinde sözde özerk bir yapıda bulunan bu kent tamamen İsrail denetiminde. İç güvenlikten sorumlu Filistinli polisler de bulunmakta. Bulunmakta ama yetkisiz polislermiş.. Ve ilk kez polis binasında küçük çapta bir Filistin bayrağı görüyoruz.

Hz. Ömer burada yaşayan tüm Hristiyanların dinlerini özgürce yaşamasına izin vermiş ve buradaki kiliseleri güvence altına almış. Caminin şu an üzerine yapılmış olduğu arsa ise buradaki Rum Ortodoks Kilisesi'nin bağışı imiş. Eskiden daha henüz sokak ışıkları yokken hem Hristiyanlar hem Müslümanlar caminin etrafının aydınlatılması için camiye zeytinyağı bağışlarlarmış.



Beşik kilisesinin kapısı önündeyiz. Beşik kilisesinin bir özelliği, bütün Hristiyan mezheplerin ve Müslümanların Hazreti İsa'nın doğum yerinin burası olduğundan hem fikir olmaları. Kiliseye nedense eğilerek girmek zorunda kalıyoruz. Mağaraya inilen geniş alan Hristiyanlığın bütün mezheplerine açık. Kilisenin geriye kalan bölümleri ayrı ayrı mezheplere ayrılmış. Her mezhebin insanları kendi bölümünde ibadet ediyor.
Hazreti İsa'nın bulunduğu mağara Kilisenin içerisinde bulunuyor. Hz. İsa'nın doğduğuna inanılan mağarada 14 köşeli gümüş bir yıldız bulunmakta. 14'ün anlamı Hz. İbrahim'den Hz. Davut'a kadar olan 14 nesli, Hz. Davut'dan Babil Sürgünü'ne kadarki 14 nesli ve Babil Sürgünü'nden Hz. İsa'nın doğumuna kadar ki 14 nesli temsil etmekteymiş. Yıldızın etrafında bulunan latince  yazıda anladığım haliyle "Burada Hz. İsa, Bakire Meryem'den doğdu." yazıyormuş. Mağaraya merdivenlerden inilerek girilebiliyor.Çok kalabalık olduğundan vakitte yetmediği için biz oraya giremiyoruz. Ters taraftan denemeye çalışıyoruz görevliler izin vermiyor. Bir kaç fotoğraf çekerek çıkıyoruz.







Mescidi Aksa'da yatsı namazı kılıp otele döndük. Akşam yemeğimizi yedik. Kudüs'teki son günümüz yarın. Saat 9 da oteli boşaltmamız gerektiği söylendi.

 
Top