.

.
.

Kısa Kısa

Ağlama Duvarındayız

Ağlama Duvarı Alanı
17 Nisan 2015.. Gezimiz devam ediyor. Davut Aleyhisselam'ın bulunduğu tepede fazlaca durduğumuzu iddia eden bir kaç kişinin tepkisi ortalığı elektirklendirmişti. Neden geziyormuşuz, Mescidi Aksa'da cuma nedeniyle yer kalmazmış gibi tepkiler namaz saatine daha 3 saat olmasına rağmen sadece ortalığı karıştırmaya , gezilecek yerlerin eksik gezilmesine yaradı.

Ve otobüslerle yola devam ettik ve Cuma sabahı Ağlama Duvarı'na gidiyoruz. Önce öğrendiklerimizi aktarmaya çalışacağım

Burak Duvarı veya Ağlama Duvarı, Mescid-i Aksa'nın batı duvarı olup Mescid-i Aksa alanına dahildir. Hristiyanların ağlama duvarı, Yahudilerin batı duvarı olarak isimlendirdikleri duvar, Miraç gecesi Peygamber Efendimiz'in bineği, burak'ı bağladığı yer olmasından dolayı bu isimle adlandırılır. Bu duvar ve önündeki alan, 1967 yılında İsrail işgal devleti tarafından işgal edilmiştir.

Bazı kaynaklarda Babilliler tarafından yıkılan Hz.Süleyman tarafından yapılan tapınağın geriye kalan son kalıntıları olarak  geçmesine rağmen, esasen burası Yahudi Kralı Herod döneminde yapılmış ikinci tapınağın kalıntılarının bulunduğu duvar. İkinci Tapınağı’da Roma’lılar yıkmış. Yahudiler buraya gelerek dua ediyor, dileklerinin yazılı olduğu kağıtları duvarın taşlarının arasına sıkıştırıyorlar. Bu bölgeye herkes girebilir. Müslüman, Yahudi, Hıristiyan hatta Budist Uzakdoğulu turistler bile var. Burada çok dindar Yahudiler de var. Avrupa'dan ve özellikle Polonya'dan gelen Yahudiler; örgülü saçları, siyah şapkaları ile dikkat çekiyor.


Kudüs'ü işgal eder etmez Ağlama Duvarı'nın yanındaki Faslılar (Mağribi) mahallesini yerle bir edip Yahudi alanı haline getirerek genişlemeyi hâlen sürdüren İsraillilere nispetle Osmanlı, Mescid-i Aksa'nın bir parçası olan Ağlama Duvarı'nı mülkü İslam Vakfı'na ait kalmak şartı ve Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanıyla Yahudi cemaatinin ibadetine açmıştır. Bu ferman hâlen, Vakıf'ta muhafaza edilmektedir. Ancak ne var ki bu gerçek pek bilinmediği söylenenler arasındadır.

Yahudilerin amacı Kubbetü’s- Sahra’yı yıkmak

Duvarın uzunluğu yaklaşık 485 metredir. Yüksekliği 18 metredir. Duvardaki taşlardan bazılarının uzunluğu 12 metre, yüksekliği bir metre, ağırlığı ise 100 tondan fazladır. Yahudilerin en büyük emeli, yıkılan Süleyman Mabedi’ni orijinal haliyle yeniden yapmaktır. ( Allahu Teala fırsat vermesin )

Ancak Ahd-i Atik’te nakledilen Beytü’l Makdis’in eski ölçülerine göre yeniden yapılması Kubbetü’s- Sahra’nın yıkılmasına bağlıdır. Bugün Kudüs’ün tanıtıldığı turistik dökümanlarda Mescidi Aksa ve Kubbetü’s- Sahra’nın bütünüyle yıkılarak yerine Süleyman Mabedi’nin yapılacağı ve nasıl bu hale getirileceği açıkça anlatılmakta ve mabedin maketi yer almaktadır.
Siyonistler, 1967'li yıllarda Kubbetus Sahra'yı ve Aksa Mescidini yıkacağız deme cesaretini gösteremiyorlardı. Ama şimdi bunu misyon edindiklerini açıkça söylüyorlar. Camilerin altında kazı yapıyorlar ve bizim için bu kutsal camiler tehlike altında ! O Yüzden Kudüse sahip çıkmak, oaralara gitmek her Müslüman'ın birinci vazifesidir.

Gelelim gezimizde gördüklerimize...

Uzun bir yol yürüyüşü sonunda kontrol noktalarını geçerek büyük bir meydana giriyoruz. Daha önce duyduklarım ve okuduklarım aksine kontrollerde sıkı bir denetimle karşılaşmıyoruz. Sadece müzeye girer gibi çantalarımızı kontrol cihazlarına bırakıyor rahat bir şekilde giriyoruz.

Meydan tel örgülerle ayrılmış. Yahudilerin ibadet alanına giremeyeceğimiz uzaktan göreceğimiz rehberimiz tarafından  söyleniyor. Meydana toplayıp kafileye bilgi verilirken tel örgülerin yanından ağlayanları izliyoruz bir süre.. Sonra hızımızı ve merakımızı yenemeyerek yahudilerin girdiği yerden giriyorum.

Davarın dibine kadar gidiyorum

Ağlayan insanlar. Tevrat okuyanlar. Yahudiler ağlama duvarını oluşturan taşların arasındaki boşluklara bir sürü dilek kağıdı sıkıştırmış. Yahudi inanışına göre kâğıtlara yazılmış dilekler, bu taşların arasına konulursa, dilekler kabul oluyor(muş).

Bir süre oralara da duruyor ve resim çekiyorum. Buralara gelen ve medyada sıkça duyduğumuz isimler aklımıza geliyor, gülümsüyoruz. Eğer onlarda bu saçmalıklar gibi ibadet etme maksadıyla gelmişlerse ne zavallılardır

Yerlerde çöplere rastlıyoruz. Beş on kişiye rağmen yerdeki çöpler dikkat çekici.. Bir temizlikçi resmini çektiğini görünce gelip temizlemeye başlıyor.

Ağlama duvarında açık alanının dışında bir de kapalı alan bulunuyor. En az açık alan kadar büyük olan kapalı alanda da ibadet ediliyor. Oraya giriyoruz. Biraz dolaşıp çıkıyorum.

Kafile gitmiş. Geldiğim yerden çıkarak onları arıyorum. Görünürde yoklar bir esnafa camiyi soruyorum az ötede der gibi hareketle işaret ediyor. Hızlı adımlarla gidiyorum. 100 metre ötedeki kapıdan Mescidi Aksa avlusuna ulaşıyorum.