-- --
11 Nisan 2015... Ve seminer günü geldi. Birlikte gideceğimiz görevlileri, kafile yada grup başkanlarını ve yol arkadaşlarımızı göreceğimiz seminer için 2 araç değiştirerek ve 1 saat 35 dakikalık yolu aşarak Kudüs bağlantılı toplam 14 günlük umre için bilgilendirme seminerine katılmak üzere Yenibosna semtinde bulunan Selçuk Hatun Camine geldim.

İlk önce mescidin sahibine yani Allahü teâlâya
tazim ve hürmet için iki rekat Tehıyyet-ül-mescid namazı kılarak bir tarafta toplanmış bulunan bir kaç kişinin yanına doğru selam vererek yaklaştım.

Daha sonraları cami imamı ve grup hocası olacağını öğrendiğim İbrahim Tunç hoca bir kenarda duran çantalardan siyah olanından bir tane almamı istedi.

Seminer programı Kafile başkanı Kartal ilçe
vaizi Selman Oktay Aktürkoğlu‘nun konuşmasıyla başladı. Aktürkoğlu ilk kez yapılan bu turun bundan sonrakilere örnek teşkil edeceğini, bunun hem Türkiye için hem Diyanet İşleri Başkanlığı açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak bilgiler verdi.

İbrahim Tunç Anlatıyor
Kudüs'ten umreye yapılacak yolculuğa çıkacak olan 80 kişilik ilk kafilenin 15 Nisan 2015 günü saat 06:45 de İstanbul Atatürk havaalanından hareket edeceğini söyleyen Aktürkoğlu aynı gün ikinci kafilenin de öğleden sonra hareket etmesiyle yaklaşık 160 kişinin Kudüs’ten umreye gideceğini belirtti

Umre öncesi yapılması gerekenleri anlatan Aktürkoğlu konuşmasında umreye gidenlerin Müslümanların temsilcisi olduklarını unutmamaları gerektiğini, umre seyahatinin asıl mahiyetinin ibadet olduğunu, bu kutsal yolculuğa isteyenlerin değil ancak seçilmiş ve davet edilmiş olanların çıkabileceği konusuna vurgu yaparak, ziyaret edilecek üç mescidden biri olan Kudüs’e gidecek olanların çok şanslı olduğunu söyledi.

Projeksiyon destekli bilgilendirme
Konuşmasına  "umreye gidecek olan kardeşlerimizin kutsal beldelere  yakışan ve Hz. Peygamber in evrensel, insani ve ahlaki ilkeleri ile bağdaşacak şekilde tamamlayıp dönmelerini” ifade ederek devam eden vaiz Aktürkoğlu, “Umre bizler için büyük bir fırsat ve imkândır, iyi değerlendirilmelidir. Umreye gidecek vatandaşlarımız sağlık-sıhhatini koruyarak manevi atmosferi yaşamalı, kutsal topraklarda kaldıkları süre boyunca; âdâp kurallarına riayet ederek, sabır ve sükûnet içerisinde hareket etmeli, vakitlerini tevbe ve dua ile geçirmelidirler. Kudüs’te kendimize yakışır bir şekilde hareket etmemiz, olabilecek olumsuzluklara karşı sabırlı olmamız, zaman zaman aksayan durumlarda dikkatli hareket etmemiz gerekir. Bu yolculuk hepimiz için çok önemli. Yolculuğumuz Kudüs’ten sonra Ürdün üzerinden Mekke’ye geçerek devam edecektir.” dedi.

İntikal öncesi hazırlıklar, Umre menasiklerinin yapılışı ve mahiyeti, uçuş ve konaklama bilgileri konusunda geniş açıklamalarda bulunan ve umrecilerin mutlaka aşı olmaları ve aşı kâğıtlarını yanlarında bulundurmaları gerektiğini belirten Aktürkoğlu’ndan sonra konuşan Yenibosna Selçuk Hatun Cami imam-hatibi ve umre grup sorumlusu İbrahim Tunç ise camide yaptığı hazırlıklarla takdire şayandı.



Genç imam kardeşimiz cami içine yaptığı Kabe maketi ile, projekdiyon gösterisi ile, bilgilendirme ile, yolculuk süresince kullanacağımız ve her birinii2,5 TL ye yaptırdığını söylediği atkılarla iyi bir hazırlıkla bizi karşıladığını belli ediyordu.
Bayağı zahmet vermiş, bayağı uğraşmıştı. O gün gördüklerimi, yaklaşımı ve bilgi dağarcığının genişliği ile gerçekten umut vermişti.
Ne var ki grubunda ben yokmuşum. Bizim grubun başkanı aynı zamanda kafile başkanı vaizi Selman Oktay Aktürkoğlu olacakmış.

Semineri anlatmaya devam edeyim.

Kabe maketiyle öğreti
Yenibosna Selçuk Hatun Cami imam-hatibi İbrahim Tunç hazırlamış olduğu projeksiyon eşliğinde görsel olarak kutsal mekanlar, tavaf, sa’y ve ihrama girme, Kudüs'te, Mekke ve Medine’deki görevler konusunda umrecilere bilgiler sundu. Detaylı bir çalışma yaptığı belli olan imam-hatip İbrahim Tunç video destekli görüntülerle Kudüs, Mekke ve Medine’yi bizlere anlatmaya çalıştı. Çalıştı diyorum söze girenler yüzünden konu dağılmaya yüz tutsa da ön bilgileri almıştık.

Seminerin başında çantalar ve daha sonra yine İbrahim hocanın umreciler için hazırladığı tavaf ve say dualarının yer aldığı özel hazırlanmış dua örneklerinin dağıtılması gerçekten güzeldi.

Karşılık soru cevaplardan bazıları incir çekirdeğini doldurmasa bile garip sorular da geldi. Uyarılara rağmen aşı olmayanlar, telefon kullanmasını bilmem demesine karşın bayan umrecinin sorduğu “gittiğimiz yerde çay var mı ?” sorusu çok ilginç idi. Bu soru gülüşmelere neden olurken görsel anlatımdan sonra cami içerisinde hazırlanmış bulunan Kâbe maketi çevresinde uygulamalı olarak ihrama nasıl girileceği, tavaf ve sayın nasıl yapılacağı anlatılarak son buldu.

Kafile başkanından daha genç ve heyecanlı olduğu gözlenen İbrahim hoca ile tanıştıktan sonra daha çnvce kendime sorduğum sorunun, neden kenar mahallede bir cami diye düşüncemde yapılan bu hazırlıkların güzelliği silip atmıştı.

Her ne kadar Kadıköy Göztepe'den, Ümraniye ve Üsküdar'dan ve daha bir çok uzak semtten gelenlerin yorgunluğuna değmişti.

Katılım fazla değildi. Bunun nedeni kafileye Türkiye'nin değişik illerinden gelenlerin olmasıydı. Hepsiylebirlikte Kudüs'te bir araya gelecektik.

Öğle namazını kılarak ayrıldığımız camideki toplantı iki saat sürmüş, hava alanında 15 Nisan saat 3-4 arası görüşmek üzere ayrılmıştık.

Bu arada Kafile Başkanımız ve grubunda olacağımız Selman hocanın vaiz olması artı bir fayda sağlayacak diye düşünürken sohbetteki tutuk, başladığı cümlenin sonunu getirmemesi ve biraz da stresli oluşu dikkat çekti.

Kafiledeki bayan kafile hocasının da sadece kendisini tanıştırmakla yetinmesi, uzak durması hanımlara fazla yaklaşmaması birlikte olmaktan ziyade geldim gördüm yeter duyguları içinde olması beni biraz tedirgin etmişti.

Böylesine ilk kez düzenlenen turda Kudüs için profesyonel rehberlerin geleceğinin söylenmesi memnun edici, Mekke ve Medine'de ibadet yaparken izinsiz bir yere gitmememiz de ısrar edilmesi,
fazla umre yapmayın, gerek yok denmesi üzücü bir durum gibiydi.

Görelim bakalım mevlam neyler, neylerse güzel eyler...
 
Top