-- --


Bursa

Kudüs'ten Umreye seyahatimizin Mescidi Aksa'dan Mescidi Harem' ve oradan Mescidi Nebevi'ye yapacağım güzergahda nasibimize Bursa düştü.

Hiç hesapta olmayan, planda yer almayan yıllarca görmeyi arzuladığım mübarek şehir Bursa'ya 4 Nisan 2015 günü sabah namazından sonra yola çıktım.

Önce uzun bir yol ardında mavi suları yara yara giden feribot ve ardından Gemlik üzerinden Bursa...Dışarıdan gidenler için Bursa karışık gelebiliyor.TOKİ binaları bugüne kadar duyduğum Bursa'nın yeşilini alıp götürmüş. Gökdelenler Bursa'ya gölge vermiş gibi idi. İlk gördüğüm ve rahatsız olduğum bu yapılardan Bursaseverlerinde rahatsız olduğunu gezi boyunca öğrendim.

Kahvaltıyla başladığım Bursa gezisinde ilk durak Yeşil Cami ve türbe oldu. Rehberimiz biraz bilgi yönünden tam olgunlaşmamış ve manevi yönden kendini hazır edememiş genç bir kardeşimdi.


Yeşil Türbe

Osmanlı'nın ilk başkenti Bursa..., Altı Osmanlı padişahının türbesine ev sahipliği yapan, dört mevsimi bir arada yaşayan, giderek azalan yeşiller içinde Bursa... İstanbul gibi tarihin atardamarı burada.. Tepelerde gördüğümüz karın serinliğinde Yeşil Cami ve türbeye doğru yürüken çevreyi de izliyoruz.

İlk durak Yeşil Türbe imiş. Türbeye doğru giderken rehbere abdest almamız gerektiğini söylüyoruz. Oralı olmuyor. Camiye geçerken alırsınız, vaktimiz yok diyor. Önde hızlı adımlarla rehber Emrah bey biz arkada daha gerilerde grubun yaşılaları nefes nefese yetişmeye çalışıyor.

Yeşil Türbe: Yıldırım Bayezıt’ın oğlu Çelebi Sultan Mehmet’in kendisi için yaptırdığı türbe.. Türbe dışarıdan bakıldığında kendisine haz vakarısizi karşılamkta.. İç kısımlarında tamamen çini dekorasyonu görebilirsiniz. Türbe’ye yeşile bakan mavi (firuze-turkuaz) çiniler ile kaplı olmasından dolayı‘’Yeşil Türbe’’ ismi verildiğini öğreniyoruz.

Duamızı yapıp çıkıyoruz. Daha sonra aynı yerde bulunan ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış olan camiye yürüyoruz. Bu kez abdest almanın zorunlu olduğunu rehbere söyleyip nasihat ediyoruz. Camiin içine girdiğimizde iki rekat ziyaret namazı kılmak zorunda olduğumuzu belirtiyoruz. Yarım ağızla siz abdest alın diğerleri benle gelsin diye emrivaki yapıyor.

Sanki adam gayrimüslim turist gezdiriyor.

Abdesti şadırvandan alıp kapıya doğru yöneliyoruz. Kapıdaki işçilik dikkatimi çekiyor. Türk taş oymacılığının güzel bir örmeğini görüyoruz.. Caminin büyük bölümü çini ile kaplı. İç duvarlar, tavanlar, mahfiller ve geçiş eyvanları tümüyle çiniyle kaplı. Girişten sonra mihrabın yüksekte olduğunu görüyoruz. Mihrapta da ayri bir çini güzelliği var. İki rekat namazımızı kılıyor ve yıllar önce misafirlerin ağırlandığı yan bölüme geçiyoruz. Rehberimizi dinliyoruz.


Emir Sultan

Daha sonra kestane şekeri almak için rehber bizi bir dükkana yönlendiriyor. Ve oradan Emir Sultan Camiine doğru yol alıyoruz.

Bursa’ya Yıldırım Bayezıd döneminde Buhara’dan gelerek yerleşen tarikat ehli bir büyük zat olduğunu öğrendiğimiz Emir Sultan'a bu ismin Peygamber Efendimize(sav) soyundan geldiği için’Emir’’ dendiğini öğreniyoruz.

Aynı zamanda Sultan Yıldırım Bayezit’in damadı olan büyük zatın yattığı türbede kendisinden başka hanımı iki kızı ve oğlu Emir Ali yatmaktadır.

Burada dua edip camiye geçiyoruz. İki rekat namazımızı kılıyor, camiinin arka bahçesinden Bursa'ya yüksekten bakıyoruz.


Üftade hazretleri


Ve sırada Üftade havretleri Cami ve türbesi olduğunu öğrendiğimde çok seviniyorum. İçim titriyor. heyecanlanıyorum.Eski Bursa'nın içerisinde surların arkasında. Yürüyoruz. Eski Bursa sokaklarında gezerken eski evleri de göreüyoruz. Safranbolu evlerini andıran yapılar ve taş sokakalrdan yürüken öğle ezanı okunuyor. Rehber önde biz arkada yaşlılar daha geride adımlarımızı artıyoruz.


Üftade hazretlerinin ismin alan camiden içeriye girip vaktin ilk sünnteine durmuş olan cemaate karışıyoruz.


Namaza sonrası, İstanbulda türbesi bulunan Aziz Mahmut Hüdai hazretlerinin hocası Üftade Muhammed Hazretlerinin yanındayız. Kalbime söz geçiremiyorum ve soluğu kabrin hemen başında selam vererek alıyorum. Dua ediyorum. Çok seviğimi söylediğim talebesi Aziz Mahmut Hüdai hazretlerinin hocasını ziyaret etmekten duyduğum mutluluğu yaşıyorum. Rehbere "rahmet merdiveni" nerede diye sorduğumda bana Bursa'nın yüksek tepelerinden bir yeri göstererek evinin olduğu yeri gösteriyor. Çıkmak için hem zaman hem emek lazım olan bir yerde olduğunu görüyorum. Bu arada türbenin hemen yanında rehber Üftade hazreterini ve Aziz Mahmut Hüdai hazretlerinin karşılaşmasını anlatmaya başlıyor.


Buradan çıkıyoruz ve Tophane denilen yere doğru yürüyoruz.Burada Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi ve Oğlu Orhan Gazi'nin türbelerini ziyaret edecekmişiz.




Tophane meydanında, tophane parkının içinde yer alan Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi’nin türbesi girişte solda onun hemen öncesinde sağda ise Oğlu Orhan Gazi’nin türbesi var.


Bizans döneminde burada bir Manastırın olduğunu öğreniyoruz. Bursa’nın fethinden sonra mescide çevrildiğini ve daha sonra Osman Gazi'ye türbe yapıldığı buraya defnedildi. Daha sonra Osman Gazinin oğlu;Osmanlıyı beylikten devlete geçiren, döneminde Rumeli'ye ayak basılan, halka kendini sevdirmiş bir bey olan Orhan Gazi (Tophane parkına girişte sağda kalan türbe) ve pek çok hanedan mensubunun buraya gömülmesi ile Osmanlının ilk hanedan mezarlığı teşekkül etmiş oldu.




İlk önce osman Gazi türbesine gidiyoruz. Ziyaret ve dua faslından sonra Orhan Gazi türbesine geçiyoruz. Türbelere ayakkabı ile girmenin sıkıntısını yaşıyoruz. Aslında ayakkabıların çıkartılıp girilmesi kabre olan saygımızı artıracaktır.


Koza hanı teğet geçip ve hiç söz edilmeden Buradan Ulu cami'ye geçiyoruz.

Bursa merkezde, Atatürk caddesi üzerinde yer alan Ulu Cami; Namaz kılmaktan, muazzam maneviyat yüklü atmosferinden, etkilendiğim bir cami oldu. Hatta bana Medine'deki Kuba Camiini haırlattı. Bu 20 kubbeli cami rehberin dediğinie göre duaların kabul edildiği 5. mescid imiş. Ulu Cami’ye girdiğimizde dikkati ilk çeken, caminin ortasında camekanlı kubbenin altında büyük bir şadırvanın olması idi. Çok zengin Hat Sanatı örneklerine sahip olan camiide duvarları süsleyen hat sanatının gzüel örneği yazılar hakkında bilgi alıyoruz. Üç boyutlu Kâbe resmi farklı bir görsel ziyafete neden oluyor. Neresinden bakarsanız bakın kape kapısı size dönüyor."Gel" der gibi...




Vav

Genele vav harflerinin çokluğu dikkatimizi çekiyor. Bu valardan birinin önünde rivayete göre Hızır Aleyhiiselamın namz kıldığını öğreniyoruz. Ve o vavın altında 2 rekat namaz kılıyorum.

Bulduğum bir kaynakta " Vav’ı görünce dur! Vav Harfinin Sırrı Kur’an-ı Kerim’de vav ile başlayan ayetlerde yemin edilmiştir. Bir şeyin üzerine kasem ediliyorsa yemin edilen şeyin delil olarak kullanılacağını anlamalıyız. Bu yüzden vav eğer yemin anlamındaysa, arkasından dikkatlerimizin çekilmek istendiği önemli bir şeyin geliyor olacağını bekleyebiliriz. Ku’anı- Kerim’de çoğu vakitler üzerine -kuşluk vaktine, fecre, geceye, gündüze (vel-fecr, ve’d-duha, ve’n-nehâr, ve’l-asr, ve’l-leyl…) ve bunların alametleri sayılan güneşle aya yemin edilir. Asr sûresinde, mutlak mânâda zamana yemin edilerek, akıp giden vakti dikkatle değerlendirmesi konusunda insanoğlu uyarılır." diye yazıyor





Ulu cami şadırvan




Bursa Ulu Cami

Daha sonra Kabe kapı örtüsü , camla kapatılmış minber ve en sonunda şadırvana giderek abdest alıyorum.Çorapla girilmesi yasak olan şadırvanın etrafındaki mermerde , abdest alacağım suda buz gibi idi. Bu suyun Uludağdan geldiği söylendi. Bursa Belediyesi tarafından konulan havlularla kurulandıktan sonra hemen kenara geçip iki rekat namazımızı kılıyor ve hayranlığımız sürerken camiden çıkıyoruz.


Buradan Kent Müzesine gideceğimizi söylediler. Heykel diye bilnen yerden BursaValilik Bşnasının yanından ve Ahmet Vefik Paşa tiyatrosunun hemen karşısındaki bine Kent Müzesi. Girişler 1,5 Tl imiş.

Bursa tarihi ve Bursa'da yaşayan tarih severlerin verdiği hediyelerle zenginleştirilmiş müze 3 katlı entersan ve bir o kadar nostaljik bir yer...Kent Müzesi’nde; Bursa kentinin tarihi, coğrafi, kültürel, sosyal, ekonomik, ticari ve turistik yapısına ilişkin bilgi ve belgeler bulunmakta.. Müzenin bodrum katında yer alan ‘Tarihi Esnaf Sokağı’nda; Bursa’nın geleneksel ticaret hayatı özgün dekor ve canlandırmalarla tanıtılmış. hatta her esnaf için video yayınıda yapılmakta. Kasvetli bir ortam ama Bursa kültürü hakkında her şeyi öğrenmenin en kısa yolu..


Günlerce kalsak Bursayı gezmekle bitiremeyeceğimizi bilerek bir lokantada yemek yedikten sonra günübirlik gezimizi bitirmiş olduk.
 
Top