0
-- --
Yine yeniden görme alanı sendromu..
Son kontrolümde doktorum tarafından yeniden görme alanı çekimi yapılmasının gerektiği söylendi.
İki yıldır “bozuk” denilerek hiçbir hastanın faydalanamadığı Samatya hastanesindeki “görme alanı makinesinin” yapılmayışından dolayı tekrar bu çekimi yaptırabileceğim hastaneleri bulmak zorunda kalacağımdan ağır bir yükün altına gireceğimi anladım.
Bir ay sonra ki muayeneme yetiştirmem gereken görme alanı raporu için bana en yakın olan Haseki Hastanesine gittim.
4. katta bulunan göz kliniğinin katına ter içinde vardığımda saatler 12:02 i gösteriyordu. Hizmetli odayı gösterdiğinde o odanın kapısı kilitli idi. Yemek paydosuna çıkmış olacaklardı. Koşarak, acele ederek gelmem bir şey ifade etmemişti. Koridorda buluna bir hasta içerideler dediğinde kilitli kapıyı tekrar çaldım.
Kapı açıldı
İçeriden çıkan bayan hiç memnun kalmamış bir eda ile yüzüme baktı
- Ne var?
- Görme alanı için randevu alacaktım
- Yemek paydosundayım, neden kapıyı vuruyorsun
- Sadece randevu alacaktım
- Mayıstan önce vermiyoruz
- Neden üç ay sonraya
- Öyle gerekiyor, istiyorsanız vereyim, bak öğle paydosunda olduğumu bil
- Çok teşekkür ederim, çok sağ olun, hakkınızı helal edin ama bana 13 Marta kadar lazım.
- Yok.
Bu yok kelimesi, mayıs öncesi çekimimin yapılmayacağı defalarca yüzüme karşı okundu.
- Hiç mi çaresi yok dedim
- Yok, birazdan .…… hemşire gelecek ona söylersin
- Ne zaman gelir 10 dakikaya kadar burada olur
- 15 dakika geçmeden market alışverişi yapmış sivil bir bayan odaya girdi.
Tekrar çıktığında
- .……… hemşire siz misiniz dedim.
- Evet, ne vardı.
- Görme alanı için randevu alacaktım.
- Öğle paydosu olduğunun farkında mısın?
- Biliyorum ama mümkünse…
- Ancak mayısa verebilirim dedi.
- Hemşire hanım benim 1 ay içinde, 13 marta kadar doktoruma götürmem lazım. Ne olursınuz bana yardımcı olun.
- Hangi hastane gönderdi
- Samatya.
- Samatya, Cerrahpaşa, Çapa bize gönderiyor. Yığılma var, ancak sıra verebiliyoruz İster al ister alma. Beyoğlu’na git. Başka yerlere git
- En yakın hastane burası. Hem geçen aylarda bozuk olan makinenin yapılmasını sağlamak, bu sıkıntının giderilmesini sağlama için çok çabaladım. Bu makinemin yapılması için çok çaba harcadım . Yine de değişen bir şey yok. Bu kez de 3-4 aya randevu veriliyor. Bu nasıl hizmettir anlamadım.
İnsanların kapıdan çevrilmesi doğru mu?
- Adınız ne
- Erol KARA
- Ha, tamam siz şu yazıları yazan. ( Daha önce yazdığım yazılardan söz ediyor ) Okudum yazınızı. İyi ya, en azından sorunlarınızı dile getirdim, mücadele veriyorum
- Olsun işte çok önceye randevu veremem. Mayısa istersen al. İstemezsen alma. Beni de meşgul etme, paydostayım
- Hem bunları da yazarsın
- Yazarım dedim
- Mayısa randevu verin, bunu da yazacağım
- Masanın üzerinde buluna üzerinde reçete yazılı kağıda mayıs ayına randevu verdi. Bir notta önündeki deftere yazdı.
- Al bak, bakkal defteri gibi kayıt tutuyoruz. Böyle yazmıştın dedi.
- İyi okumuşsunuz, yalan mı? Resmi niteliği yok işte. Hem bu kağıtta geldiğim tarih niye yazmıyor.? Ben bugün geldiğimi nasıl ispat edeceğim dedim
- Kendin yaz
- Ben neden yazayım. Ben Bakanlığa şikâyet edeceğim. Kendim neden yazacağım. Kör mü olacağım. Doktor gözümü kontrol edecek. Buradaki sonuca göre karar verecek 4 ay sonraya randevu vermek hizmet midir? Yazacağım ki Bakanlıkta bilsin
Yazıyorum, yazmıyorum inatlaşması sonunda senin yazma kabiliyetin yok ver yazayım dedi ve yazdı.
- Bunları da yazarsın dedi
- Yazarım
Randevuyu alarak dışarı çıktım. Hasta hakları biriminin odasına geldim. Kapı kilitliydi. Zaten burası da çözüm sunmuyor Sizden dilekçe alıyor ve öylece kalıyordu.

Buradan çıkarak Başhekime gittim.

Başhekimle yaşadıklarım için tıklayınız

Yorum Gönder

 
Top