0
-- --
Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr.Kemal Kaplan, sarı nokta hastalığı ile ilgili olarak yaptığı açıklamada: "Bir hastalığın teşhis edilebilmesi için hastanın belirli bir şikayetle doktora başvurması gerekir. Sarı nokta hastalığında hastalar, görme işlevlerine ilişkin bir şikayet oluncaya kadar sorunun maalesef farkında değildir. Teşhis bu nedenle çoğu zaman tesadüfi bir şekilde göz muayenesine gidildiği zaman gerçekleşir.

Özellikle 50 yaş üzerindeyseniz, tek gözünüzde aniden gelişen bir görme azalması mevcutsa ve düzgün çizgileri dalgalı gördüğünüzü fark ederseniz ya da kapı çerçeveleri size düz değilmiş gibi görünürlerse hiç zaman kaybetmeden göz hekimine gitmelisiniz. Göz hekiminizin sizde var olan şikayetleri dikkatle dinleyerek ve görme seviyenizi değerlendirerek sarı nokta hastalığının sizde var olup olmadığını değerlendirmesi önemlidir.

Görme keskinliği testi: Hastalara belirli bir mesafeden harfleri okutarak görme keskinliklerinin belirlendiği testtir. Amsler kareli kağıt testi: Kareli metod defterinin sayfasından alınmış kare bir kesiti andırır.

Hastaların iki gözünü de tek tek sırayla kapatıp kartın ortasındaki noktaya bakarak gördükleri yatay ve dikey çizgileri tarif etmesi istenir. Sarı nokta hastalığı şüphesi taşıyan kişiler bu çizgilerden bazılarını kırık, yatay veya eksik görebilir.


Hastaların belirli periyodlarla bu testi kendi kendilerine uygulamaları istenir. Retina muayenesi: Hastaların gözüne özel bir mercek yardımıyla hastanın retina ve optik sinirleri incelenerek sarı nokta hastalığı veya başka hastalıklara ilişkin bulguların varlığı saptanır.

FFA (Fundus Floresein Anjiografi): Sarı nokta hastalığından şüphe edilen hastaya damardan verilen floresein isimli ilaç yardımı ile retina damarlarının detaylı olarak değerlendirilmesi sürecini anlatır. Çekilen fundus fotoğrafının sonucu hemen değerlendirilir ve damarlarda kan sızıntısı olup olmadığı, eğer kanama varsa kanamanın büyüklüğü ve şekli tespit edilir.

ICG (İndosiyanin yeşil anjiografisi): Bu görüntüleme yönteminde hastaya "indosiyanin yeşili" isimli özel bir ilaç verilir, ilaç dolaşım yolu ile retina tabakasına ulaştıktan sonra ICG görüntüleme cihazının sensörlerini uyararak otomatik fotoğraflama mekanizmasının devreye girmesini sağlar. Bu yöntemin avantajı; retinanın alt katmanlarındaki FFA ile görüntülenemeyen damarları, bir başka deyişle retinanın derin katlarını ve gizli membranlarını ve kan dolaşımına ilişkin bilgi edinilmesini sağlayıp hastaya verilecek tedavinin netleştirilmesine katkıda bulunmasıdır.

OCT (Optik Kohorens Tomografi)-Göz tomografisi: Klinik anlamda son derece önemli bir teşhis yöntemidir. Sadece sarı nokta hastalığında değil tüm makula hastalıklarının tanı konma aşamasında sıklıkla kullanılan ve tercih edilen bir yöntemdir.

Amsler Testi Amsler testi satranç tahtasına benzer. Bu test görme merkezini etkileyen değişik görme sorunlarını saptamaya yardım eder.

Uzmanlar 40 yaş üzerinde bulunan kişilerin bu testi yapmasını önerir. Kendi kendinize yapabileceğiniz basit bir test olan Amsler grid testi sarı nokta hastalığı şüphesi bulunan veya bu hastalığa sahip kişilerin mutlaka uygulaması gereken bir testtir.

Kareli kağıt testini günlük veya haftalık olarak uygulayarak mümkün olan en kısa sürede görmenizdeki değişimi fark edebilirsiniz. Bu testte her gözün ayrı ayrı test edilmesi önemlidir.
Testi yeterli ışık alan bir ortamda uygulamalısınız. Kareli Kağıt Testini Nasıl Uygulayacaksınız? Normalde gözlük kullanıyorsanız gözlüğünüzü çıkarmayın veya kontak lens kullanıyorsanız mutlaka takın.

İlk önce bir gözünüzü kapayın ve testi yaklaşık 30 cm uzaklıkta tutun (ekrana aynı mesafeden bakabilirsiniz) Açık olan gözünüzle, merkezdeki noktaya düz bakın ve odaklanın. Şemada yer alan büyük karenin dört köşesini de görüp görmediğinizi kontrol edin.

Çok uzun süre bakmayın. Gözleriniz merkezdeki noktadayken diğer çizgilerin nasıl göründüğüne dikkat edin.

Direkt olarak karenin merkezine bakarken tüm çizgileri düz ve bütün küçük kareleri eşit büyüklükte görüyor olmanız gerekmektedir. Eğer kare testindeki her köşeyi göremiyorsanız veya herhangi bir alanda çizgiler dalgalı ya da kırık görünüyorsa, şekil bozukluğu, bulanıklaşma, renksizleşme veya başka bir anormallik görüyorsanız, derhal göz doktorunuza başvurmalısınız.

Bu testte her iki gözün ayrı ayrı test edilmesi önemlidir, dolayısıyla her iki gözünüz için ayrı ayrı uygulamanız son derece kritiktir. Sarı Nokta Hastalığının Tedavisi Güncel tedavilerle kronik, ilerleyici ve geri dönüşümsüz bir hastalık olan yaşa bağlı makula dejenerasyonuna (YBMD) bağlı görme kaybının engellenmesi ve hatta görmenin artırılması mümkündür.

Tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi YBMD'de de erken tanı ve tedavi son derece büyük önem taşır. Tedavileri genel olarak aşağıdaki şekilde sınıflandırmak mümkündür: Göz içi ilaç uygulaması: Damarlanmanın oluşumunu durdurmak veya engellemek amacı ile kullanılan anti-VEGF antikorların göz içine enjekte edilmesi sürecini ifade eder.

Son yıllarda geliştirilen bu tedaviyle YBMD'ye bağlı görme kaybının engellenmesi, görmenin iyileştirilmesi ve ve iyileşmenin korunması mümkün olmuştur. Fotodinamik tedavi: Sarı nokta hastalığında bu tedavinin amacı yeni damarların tıkanmasını önlemek ve buna ek olarak retinadaki kan sızıntısının durdurulmasını sağlamaktır.

(2000 yıllarında geliştirilen bir eski tedavi olduğundan bahsedilebilinir.) Destek tedavileri: I Görme fonksiyonuI nun korunmasında I beslenmenin önemli I bir faktör olduğu dikI kate alınırsa gıda V I takviyeleri olarak I alınabilecek vitamin, mineral ve antioksidanlar mevcut tedavilere destek anlamında bir işlev üstlenirler Sarı Nokta Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur? Hastalığın ilerleyici, geri dönüşümsüz ve kronik bir seyri olduğu göz önüne alınırsa, tedavi edilmediği takdirde hastanın ileri seviyede görme kaybı yaşama olasılığının oldukça yüksek olacağı açıktır.


Son yıllarda geliştirilen tedavilerle YBMD'ye bağlı görme kaybının engellenmesi, görmenin iyileştirilmesi ve ve iyileşmenin korunması mümkün olmuştur. Sarı Nokta Hastalığında Göz İçi Enjeksiyon Tedavileri Anti-VEGF ilaçlar bazı proteinleri hedef alarak daha fazla hasar vermelerini önlerler ve hatta oluşturduktan etkilerin geri döndürülmesini sağlayabilirler.

Anti-VEGF ilaçlar anormal kan damarı gelişimini ve damarlardan sıvı sızıntısını engellemek için kullanılır. Sarı Nokta Hastalığında Tedavinin Önemi Yaş tip YBMD, kronik bir hastalıktır ve sürekli tedavi gerektirir.

Bu nedenle doktorunuzun önerdiği tedavinize devam etmeniz çok önemlidir." ifadelerini kullandı.

http://www.a24.com.tr/illerde-one-cikan-haberler/sari-nokta-hastaliginda-teshis-yontemleri-12558163.html

Yorum Gönder

 
Top