0
-- --
Toplumda yüzde 10’lara kadar ulaşan oranıyla şeker hastalığı körlük nedenlerinin başlarında geliyor.

Şeker hastalığı vücutta en çok kılcal damarı olan organları ve en başta da gözleri etkiliyor. Gözün en hassas görme tabakası olan retina kılcal damarlarındaki tıkanıklıklar ve damar duvarındaki erime sonucu adeta patlak bir hortumdaki gibi sızıntılar başlıyor.

Hastalık ilerledikçe bünyede oluşan yeni damarlar, normal damarlara göre o kadar dayanıksız ki çok daha kolay kanıyor. Erken teşhis ve uygun tedaviyle körlüğü büyük ölçüde engellemek mümkün. Kişinin şeker hastası olduğu kesinleşmişse veya gizli şekerden şüpheleniliyorsa bir keskin nişancı kadar iyi görüyor olsa dahi kapsamlı, damlalı göz dibi muayenesi gerekli.

Kanamalar ve ödem, gözün en keskin gören retina merkezine ulaşmadığı sürece kişi tam görmeye devam edebilir. Zaten teşhis ve tedavide geç kalınmasının en büyük nedeni görme şikayeti pek olmadığı için muayenenin ihmal edilmesidir.

Enjeksiyon - LASER - Operasyon

 Hasarın tipi ve ağırlığı, muayene, OKT ve anjio ile belirlendikten sonra göz enjeksiyonları, LASER ve ameliyatlar ile tedavi edilebilir. Şeker hastalığı, gözü henüz etkilememiş olsa da muayene, yılda bir kez mutlaka tekrarlanmalıdır. Beraberinde hipertansiyon, böbrek hastalığı, damar hastalığı, anemi, kan lipid ve kolesterol düzeylerinin yüksekliği, sigara ve alkol kullanımı retinopatinin sıklığını ve seyrini olumsuz etkiler.

Şeker hastalığı ve hipertansiyonun birlikteliği patlak bir bahçe hortumu ya da su borusuna yüksek basınçla gelen suyun patlakları, çatlakları fıskiye gibi büyütmesi gibi etki yapar. Gebelikte hormonal nedenlerle retinopati daha sık oldığundan daha yakın aralıklarla izlenmesi gerekir. Buluğ çağı, katarakt ameliyatı, insüline yeni geçiş gibi dönemlerde de muayeneler sıklaştırılmalıdır.

Tedavileri sürenlerin kontrolleri aksatılmamalı, genel durum, kan basıncı, kan şekeri, Hb A1c, kolesterol, lipid normal veya normale yakın düzeylerde tutulmalıdır. En azından sigaranın bırakılması, şeker düzeyinin ve hipertansiyonun (yani yüksek basıncın) kontrol altına alınması sızıntıların, kaçakların artışını yavaşlatarak tedaviye faydası olacaktır.

Üstte renkli gözdibi resimlerinde kanama ve lipid sızıntıları, altta anjiyoda verilen ilacın damarlardan beyaz renkte sızması ve damarlar tıkandığı için ilacın ulaşamadığı koyu renk alanlar.
Üstte renkli gözdibi resimlerinde kanama ve lipid sızıntıları, altta anjiyoda verilen ilacın damarlardan beyaz renkte sızması ve damarlar tıkandığı için ilacın ulaşamadığı koyu renk alanlar.
Optik Koherens Tomografide retinanın yandan görünüşü, retina tabakaları içinde ödem nedeniyle oluşan kistik boşluklar ve retinada kalınlaşma. Bu ödem, en kısa sürede enjeksiyonlarla giderilmediği sürece tıpkı bir halının sular içinde kalıp çürümesi gibi hassas görme hücreleri de canlılığını kaybedecek.

Doc. Dr.O Murat UYAR

http://muratuyar.com.tr/dr/index.php?option=com_content&view=article&id=116%3Aseker-hastaligi-ve-goz&catid=8%3Abilgilendirme&Itemid=161&lang=tr

Yorum Gönder

 
Top