0
-- --
15 Aralık 2014 günü rutin retina kontrollerinden birini daha yaptırmak üzere İstanbul Eğitim Araştırma hastanesine gittim

Barkod alarak sıramın gelmesini bekledim. Muayene öncesi damlanın damlatılmasından muayene olacağım zaman arasında geçen süre 1 saat 45 dakika. Ya da şöyle belirteyim hastaneye 08:25 de girdim. 8:30 da barkod aldım. Ve muayene oluşumla birlikte iki saat 10 dakika sonra hastaneden ayrıldım.

Hastanelerde doktor ve hizmetli sayısının azaltılması, bir doktorun aynı zamanda hemşirenin zaman zaman hizmetlinin görevinin yapması sağlık hizmeti verecek olan doktorların zor durumda kalmasına sebep olduğunu aklıma gelmişken belirteyim.

Hele hastane hizmetlilerinin taşerona verilmesinin arkasında bunların yoklara karışması, eleman sirkülasyonu ve temizlikçiye hastabakıcılık hizmeti verdirilmesi, güvenlikçiye danışmanlık ve getir götür işleri verilmesi olağan işlerden sayılmaya başladı.

Sağlık Bakanlığının doktor alımı yapmaması yüzünden mağdur olan doktorlar ne iş yapacaklarını şaşırmış durumda. Hastaya ayrılması gereken vakti kapıdan hasta çağırma, hasta ile birlikte içeri girmeye çalışan sabırsız diğer hastalara laf yetiştirmesi, hastaya ait verilerin sisteme girilmesi, hastanın muayeneye hazırlatılması  ve daha bir çok doktorlukla bağdaşmayan işlerle uğraşması sonunda kaybeden doktor ve onun devamında sağlıklı muayene edilemeyen hasta gelmektedir.
1-2 saat bekleyişin ardında 5 dakikada Beşiktaş tarzı muayene ya da "muayene ettin mi ettim" anlayışı sağlık sektörünün erozyona uğramış hali oluyor.

Geçtim.

Muayene olacağım odanın kapı üzerinde adımı görünce içeriye girdim. Doktorum Uzm. Dr. Sezin ÖZDOĞAN ERKUL her zaman ki nazik haliyle hoş geldin dedikten sonra retinamı kontrol edeceği makinenin öne oturttu.

Sağ ve sol gözümü detaylı incelemesi sonrasında görmemi de kontrol ettiğinde sağ ve sol göz arasındaki görme farkımın bir önceki kontrole göre artmış olduğunu hissettim.

Bu arada gözlerimde dolaşan ve gökyüzünde süzülerek uçuşan kırlangıç sürüsünün hareketlerine benzer karaltılardan ve eğilip kalktığımda gözlerimin önüne gelen ve tam karşıya baktığıma geçici bir görme kaybına sebep olan endişelerimden söz ettim.

Yaşadığım katarakt, ameliyatlı retina ve ileri derecede miyop vakasından sonra bu tür şeylerin yaşlılığa bağlı olarak oluşabileceğini, bir süre sonra bunların geçeceği yönünde bilgiler vardı.

Ve OCT çekimi ( göz tomogrofisi) istedi. Aynı katta ve anında hizmet veren bu çekim sonrası benden sonra muayeneye giren hastaları bekledim. Haklı olarak sıra bekleyen hastalar bana çekim sonucunun kontrolünü yaptırmamı ve muayenemin bitmesine razı değildi. Bir kaç hasta girdikten sonra bir boşlukta girdim.

Doktor Sezin hanım çekimlerde, retina da herhangi bir sorunun olmadığını fiziki olarak her şeyin normal olduğunu söyledi. Ancak görmedeki sıkıntımda "sarı noktadan" bahsetti. Sarı nokta hastalığına yakın bir zamanda tutabileceğimi söyledi ve kareli bir kağıt vererek haftada bir bununla kendimi kontrol etmememi söyledi.

Aksi bir hal olduğunda beklemeden gelmemi söyledi ve 4 ay sonraya randevu verdi.

Bu bilgiler faydalı olabilir

Sarı nokta hastalığı konusunda bilgi edinmek için tıklayınız

Sarı Nokta Hastası mısınız ? İşte Amsler Grid Testi tıklayınız



OCT nedir : OCT 840 nm dalga boyunda kızıl ötesi bir ışık kullanarak retinanın katmanlarının detayları ve optik sinir başı ve sinir lifleri tabakası hakkında çok yararlı görüntüler elde edilmesini sağlayan makinedir.



Yorum Gönder

 
Top