0
Glokom hastasının psikososyal bozuklukları

Glokom hastaların psikososyal bozukluklarının saptanması ve bu sorunların çözümü için yol gösterici öneriler de sorumluluklarımız arasındadır. Sorunların ne olduğu, nasıl saptanabileceği, risk faktörleri bu konunun içinde incelenmelidir.

Hastalara aktarılan genel glokom bilgilerinde “glokomun sinsi bir hastalık” olduğu ve başlangıçta bulgu vermediği için risk grubundaki insanların glokom muayenesini yaptırmaları konusunda bilinç geliştirilmeye çalışılmaktadır. Hastalığın orta ve ileri dönemlerinde ise bir dizi görsel bozukluk gelişmektedir. Hastaların sosyal, entelektüel ve dikkat düzeylerine göre bu şikayetler farklı sorunlar yaratabilmektedir. Kontrast duyarlılıkta ve uzaysal algılamada azalma, görme alanı ve görme keskinliğindeki bozukluklar bu değişimlerin başında gelmektedir. Hastanın glokom tanısını koyan ve tedavisini yönlendiren hekim hastanın entelektüel düzeyine göre bu sorunları yaşayıp yaşamadığını hastaya sorarak farkındalık yaratmalıdır. Çünkü glokom ölümcül bir hastalık değilken, yarattığı görsel algı bozuklukları ile hem hasta hem de toplum için yaşamsal riskler doğurabilir.

Hastanın görsel yetmezliği ile glokomunun düzeyi arasında lineer bir ilişki yoktur, çünkü hasta iki gözüyle dünyaya bakmaktadır, onun için görme kavramı her iki gözden elde ettiği görüntünün bütünüdür. Bu bağlamda tek gözünde tübüler görme alanı olan bir hastanın diğer gözünde normal bir görme alanı varsa bunu algılamakta zorlanacaktır. Doktorunun görme alanı tarifi ile hastanın gördüğü örtüşmediği için doktoruna olan güveni azalacak ve tedaviye bağımlılığında yetersizlikler gelişebilecektir. Bu açıdan hastayla yapacağımız konuşma öncesi binoküler görme alanı testi yapılması yerinde olacaktır.
Görme alanı defektlerinin tarifi de önemsememiz gereken diğer bir konudur; görme alanı çıktısında defekt alanları siyah görüldüğü için hastanın bu bölgeleri siyah gördüğü algısı oluşur. Halbuki çıktıdaki siyahlar, görme alanı adacığımızdaki tepeciğin irtifa kaybının istatistiki anlamının olup olmadığı hakkında bir grafiksel izahattan ibarettir, hasta bu alanları çevrenin baskın rengiyle fon rengi olarak bulanık görür.

Hastalığın ilerlemesi ile hasta görsel yetersizliğinin farkına varır, bunu tanımlamakta güçlük çekse de bir şeylerin ters gittiğini anlamıştır. Psikolojik sorunlar, sakarlıklar ve geleceğe güvensizlik artacak, tedaviye ve doktora olan koşulsuz itaat azalacaktır. Tedavinin sürdürülebilmesi için zamanın çok önemli olduğu bu dönemde hastanın psikososyal sorunlarının çözülmesi glokomun tedavisi kadar önemlidir. Bıkkınlık ve teslimiyet duygusu bu dönemden sonra gelişebilecek körlüklerin en önemli sorumlusudur. Yapılacak daha çok işin olduğu, birlikte başarılabileceğinin mesajını hastaya vermek gerekir. Bu dönemde diğer branşlardan yardım almak da gerekebilir, alınmalıdır.

Bugün anlattığım hikaye hastaların dosyadan ibaret olmadığını, onları tanımak ve anlamanın glokomu tanımak ve anlamak kadar önemli olduğunu vurguluyor, hastalar ile glokom harici konulardan da konuşmak çekilen sıkıntıların ip uçlarını kavramak açısından yararlı olacaktır.

DR. HalilAtes. Aralık 2014
http://blog.glokom-net.org/post/2014/12/03/Glokom-hastas%C4%B1n%C4%B1n-psikososyal-bozukluklar%C4%B1.aspx

Yorum Gönder

 
Top