0
-- --
Geçtiğimiz aylarda "görme alanı" cihazlarıyla ilgili bir yazı yazmıştım. " Görme Alanı Cihazından Doğru Tanı Alınır mı ?" başlıklı yazıda bir takım gözlemlerinden bahsetmiş ve gereği gibi kullanılmadığında ve uzamanı tarafından iadre edilmediğinde alınacak verilen sağlıklı olmayacağını vurgulamıştım.

Glokom.net web adresinde görme alanı makinesinin tek başına yeterli olamayacağı vurgulanırken Dr. Halil Ateş şu şekilde meslektaşlarına soruyor. "OCT mi, görme alanı mı, hangisi?" İşte o makale

"OCT mi, görme alanı mı, hangisi?

Zaman zaman genç arkadaşların glokomun takibinde en etkili yolun hangisi olduğuna dair sorularıyla karşılaşıyorum, bugünkü yazımı bu konuya ayırmaya karar verdim;

Glokom, ilerleyici bir optik nöropatidir. Tanımı gereği optik sinir patolojisinin ve bunun ilerlediğinin kanıtlanması beklenir. Düz mantık oyunuyla optik sinir hasarı olmayan ve ilerlemeyen hastalığa glokom dememiz beklenmemelidir.

Bu amaçla günlük pratiğimizde kullandığımız tanı gereçleri görme alanı ve optik sinir görüntüleme yöntemleridir. Ayrıca bu verilerin ilerleyici olup olmadığını gösterecek bir bilgisayar programına da ihtiyacımız olacaktır. Görme alanı (SITA 24/2) ve OCT tüm bu isteklerimizi karşılayabilecek araçlarımızdır. Bu aşamada hangisini ne zaman yapalım sorusuna cevap vermek bu yazının amacını oluşturacaktır;

Yani yapısal testler mi fonksiyonel testler mi daha üstündür? Maalesef bu soruya kesin bir yanıt verme imkanımız yok, ikisini de kullanmamız gerekiyor. Deney ortamında yapılan elektrofizyolojik testler bazı ganglion hücrelerinde yapısal değişiklikler olmadan da fonksiyonel değişikliklerin geliştiği gösterilmiş. Ayrıca yapısal değişikliklerin yarattığı alan incelmeleri, hücreler arası dokular tarafından zamanla doldurulduğu için topografik çöküntüleri düzelmiş görme yanılgısı ile de karşılaşabilme olasılığı da mümkündür (optik atrofi gelişmiş ve görme yetisi kaybolmuş optik sinirde hala normal kadranların OCT incelemesinde saptanması gibi). Tüm bu teorik bilgiler ışığında eldeki, verileri değerlendirmemiz gerekiyor, zaten tüm bu hikaye basit bir aşk hikayesi olsaydı glokomun tanısını bir doktor yerine bir teknisyen koyabilirdi, bize ihtiyaç kalmazdı, hikaye oylumlu bir aşk hikayesidir ve tüm detaylarını oluşum sürecinin izlenmesi gerekir.

Bu kadar yazıdan sonra sabırsız okurun özetle ne yapalım sorusuna verilecek cevap, ikisini de yapalımdır. Görme alanını ve OCT’yi çekim kriterlerinin de düzgün ve güvenilir olmasının gereğini de vurgulamak gerekir. Çekim kalitesi kararlarımızı yanlış yönlendirebilir, OCT kararı veren doktor tarafından çekilmelidir bana kalırsa, görme alanı için de hem hastayı hem de teknisyeni bilgilendirmek gerekir.

Hastalığın ilerleyip ilerlemediğini anlamak için hep aynı alet ile çekim yapılması gerekir, farklı aletlerle yapılan çekimlerde progresyon analizi yapılması imkansızdır. Hastanın bu açıdan da bilgilendirilmesi, takibini tek bir merkezde yaptırmasının gereği anlatılmalıdır.

Tedavinin başlanması, sürdürülmesi ve kuvvetlendirilmesine progresyon analizlerinden elde edeceğimiz verilerin hasta yaşam beklentisi ile korale edilmesiyle karar verilir. Bu açıdan her hasta merkeze kabul edildiği günden itibaren iki yıl içinde en az 6 analize tabi tutulmalıdır.

Bazı hastaların görme alanı yapımında güvenlik kriterlerini sağlayamadığı hepimizin malumudur. Bu hastalarda görme alanı değerlendirmesinden vazgeçmek yerinde olacaktır. Yine aynı şekilde yoğun ortam opasitesi bulunan hastalarda OCT görüntülenmesi de güvenlik kriterlerini düşürebilir, bu tür hastalarda neden katarakt ise erken katarakt ameliyatı, muayene güvenliğini sağlaması açısından, önerilmelidir.

Görme alanı ve optik sinir başı sinir lifi analizleri normal olan oküler hipertansiyonlu hastalarda maküler ganglion hücre kompleksi  analizi (GHK) de son zamanlarda öne çıkarılan analizlerdendir. Öncüllüğünün lineer olmadığına dair çalışmalar da bulunmasına rağmen GHK bu tür hastalarda yapılmalıdır. Geçmişte SWAP görme alanı analizlerinin erken glokomun yakalanmasında yararlı olduğunu söylemekteydik, günümüzde SWAP kullanımıyla ilgili görüşlerimizde bir yetersizlik algısı oluştu, bunun nedeni ardıl muayenelerle progresyon analizini yapacak veri tabanı ve standardizasyon eksikliğidir tek çekimler hastalığın kötüleştiğini ortaya koymaktan uzaktır."

Özetle iki yıl içinde 6 SITA 24/2 ve 6 OCT analizi hastanın geleceğini okumamız için yeterli veri sunacaktır, ihmal etmeyelim.

http://blog.glokom-net.org/post/2014/11/27/OCT-mi-gorme-alan%C4%B1-m%C4%B1-hangisi.aspx


Yorum Gönder

 
Top