0
-- --
İstemli kaslardaki zaaf, çabuk yorulma şeklinde ortaya çıkan sinir ve kas sistemlerinde görülen bir hastalıktır.

Kırklı veya ellili yaşlardan sonra ortaya çıkan bu hastalığın en belirgin özelliği ise yorulmakla birlikte artan güçsüzlüktür. Ağır Kas Zaafı (Oküler Myastenia Gravis ) sabahları herhangi bir sorun yok iken zaman arttıkça göz kapaklarının kapanması ve çift görme, çatal görme ile gündelik hayatı etkileyen ve erken yaşlarda da görülen bir hastalıktır.

Konuyla ilgili olarak Prof.Dr. Dilaver Erşanlı; “Kırklı yaşlarda görülen ağır kas zaafı erken başlangıçlı, ellili yaşlarda görülene ise geç başlangıçlı denildiğini ve hastalığın tam nedenini henüz bilemediklerini açıkladı. Prof. Dr. Dilaver Erşanlı, hastalığı ağırlaştıran nedenlerin arasında başta enfeksiyon hastalıkları, aşırı fiziksel zorlanma, gebelik, soğuk algınlığı ve solunum yolu hastalıklarının sayılabileceğini söyledi. 

Sözlerine hastalığın teşhis evresiyle devam eden Prof.Dr. Erşanlı, “Sıklıkla oküler kaslarla (göz kasları) ile başlayan hastalık nadir olarak bu kaslarla sınırlı kalır. Myastenia Gravis hastalarının merkez sinir sisteminde yaptığımız incelemelerde belirgin bir bozukluk bulunamamasına rağmen, kaslarda bozukluk görülmekte ve kas liflerinin yerini yağ dokularının aldığını gözlemlenmekteyiz" dedi. 

Prof.Dr. Dilaver Erşanlı, Oküler Myastenia Gravis hastalığını şöyle anlatıyor: “Göz kaslarına giden bilgi sinirden kasa ulaşamadığı ve uyarıları iletemediği için fonksiyonlarda gerileme ve yavaşlama görülür. Kısa süreli kasılmada bir sorun olmaz iken kasılma uzadığında güçsüzleşme olur ve şikâyetler ortaya çıkar. İlk belirtilerini göz kasları üzerinde gösteren hastalık, sadece göz kaslarını tutup orada kalabilir. Kasların tutulumuna bağlı olarak göz kapakları düşer. Çift görme meydana gelebilir. En önemli bulgularından biri göz kapaklarındaki düşüklüğün çift taraflı görülmesidir."

Değişik türler...

Özellikle akşam saatlerine doğru artan kas zafiyetine bağlı olarak göz kapaklarında düşüklüğün giderek arttığını kaydeden Prof. Dr. Erşanlı en çok 20-40 arasında olmak üzere her yaşta görülebilen bu hastalığın pek çok değişik türünün bulunduğunu zamanında teşhis edilirse tedavi edilebilen bir hastalık, eğer teşhis edilmezse hastaların %10’unda ölüm riskine yol açabileceğini belirtti.

Yorum Gönder

 
Top