Vefa'yı Anlattılar - “Vefa Semti ve Tabii Afetler”


“Vefa Semti ve Tabii Afetler” oturumunda üç tebliğ sunuldu:

Depremler 


Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Yrd. Doç. Fatma Ürekli, İstanbul Depremlerinin Vefa Semtine Etkileri başlıklı tebliğinde 1509, 1766 ve 1894’te meydana gelen büyük İstanbul depremlerinin özellikle Vefa üzerindeki etkilerini konu aldı.

“‘Kıyamet-i suğra’ da denilen, 20 Ağustos 1509’da İstanbul’da meydana gelen ve aralıklarla 40 gün devam eden depremde Topkapı Sarayı zarar görmüştür. 1766 yılının Kurban Bayramı’nın üçüncü günü gerçekleşen depremde ise can kaybı daha az olsa da sarsıntılar üç ay devam etmiştir.


Merkez üssü Eminönü-Vefa civarı olan 1894 depremine ‘zelzele-i azime’ denmiştir. Depremden en fazla Vefa etkilenmiş olup kargir binaların çoğu yıkılmış; Beyazıd, Eminönü, Fatih, Topkapı, Balat, Kapalıçarşı ciddi hasar görmüştür. Devlet daireleri çalışamaz hale gelmiştir. Şeyh Vefa Camii de tahrip olmuştur.

İnsanlar ahşap bina yapmaya yönelince bu kez de yangınlar artmaya başlamış; bu sebeple binaların yalnızca üst kısmının ahşap yapılmasına izin verilmiş ve binaların arasına yangın duvarı konması şart koşulmuştur.

Depremden sonra rasathaneye önem verilerek Avrupa’dan uzmanlar getirilmiştir. Halkı bilinçlendirmek için okullara temel dersler konması gündeme gelmiştir.”

Yangınlar

Kafkas Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Yrd. Doç. Kemalettin Kuzucu, tebliğinde Osmanlı Dönemi İstanbul Yangınlarında Vefa’yı konu aldı.

 “1660 yangınında Vefa bölgesinde tahribat büyüktür. Su bentleri, değirmenler yanar, ekmek yokluğu baş gösterir. 1693’te Molla Gürâni ve Şeyh Ebu’l-Vefa mahalleleri yanar. ‘Harik-i kebir’, ‘ihrak-ı azim’ de denilen bu yangın Saraçhane’ye kadar uzanır. 1840 yılında Vefa Hanı’nda çıkan yangının ardından hükümet, bekâr hanlarında kefil suretiyle oturulmasını karara bağlar. 30 Haziran 1918 yangını ise Vefa’yı bitiren bir yangındır.

Bu yangının çıkış sebebinin ise İngilizler olduğu söyleniyor. Yangından sonra toplanan 400 bin lira yardım parasına itilaf devletleri el koyar. Para bir şekilde geri alınsa da, bu sefer Tayyare Cemiyeti el koyuyor. 1600 ve 1700’lü yıllarda çıkarılan yangınlar ise evlerdeki yazma eserlerin kaçırılmasıyla sonuçlanır.”

Sosyolog Müfid Yüksel, Vefa Semti ve Modernleşme Sürecinde Kaybolmuş Osmanlı Eserleri başlıklı tebliğinde modernleşme ile meydana gelen değişimi ele aldı. “Özelikle tek parti döneminde tarihî eserlerimizin pek çoğu yıkılmaya yüz tuttu. 1980 sonrasında Atatürk Bulvarı açıldığında Vefa-Zeyrek bölgesi darbe aldı, tarihî eserler zarar gördü.

Manifaturacılar Çarşısı ve Sosyal Sigortalar’ın açılması ise pek çok eserin olumsuz yönde etkilenmesini beraberinde getirdi. 60’lı yıllardan sonra ahşap binaların yıkılıp yerine betonların yapılması ise semtteki bir diğer önemli değişimdir.”
Google Plus'da Paylaş