Paylaşmak Serbest

Vefa'yı Anlattılar - “Osmanlı Vefa’sında Fiziki Doku”


“Osmanlı Vefa’sında Fiziki Doku” oturumunda dört tebliğ sunuldu:

Marmara Üniversitesi Yerel Yönetimler Programı’ndan Yrd. Doç. Aynur Can, Mekansal Perspektiften Bir Semt Biyografisi: Vefa (1453-1775) başlıklı tebliğinde, insanın mekan duygusuyla varlık kazandığını vurgulayarak, Vefa semtinin Osmanlı kültürel mirasını şu dört mekan üzerinden ele aldı: Şeyh Vefa Külliyesi (15-16. yüzyıllar), Ekmekçizade Ahmed Paşa Medresesi (17. yüzyılın ilk çeyreği), Atıf Efendi Kütüphanesi (18. yüzyılın ilk yarısı), Recâî Mehmed Efendi Sıbyan Mektebi ve Sebili (18. yüzyılın son çeyreği). Can tebliğinde, ilk olarak inşa edilen Şeyh Vefa Külliyesinin, zaman içinde bütün semtin kültürel açıdan inşa edilmesinde merkez konumuna geldiğini vurguladı.

İktisat Tarihçisi Dr. Baki Çakır, Vefa’da Kayıp Üç Mahalle: Revani Çelebi, Sekbanbaşı İbrahim Ağa ve Hoca Teberrük başlıklı tebliğinde günümüze ulaşmamış Revani Çelebi, Sekbanbaşı İbrahim Ağa ve Hoca Teberrük mahallelerinin sokakları, emlak adetleri, mülk sahiplerinin unvanları ve vergiler hakkında bilgiler verdi. Çakır’a göre, daha çok orta gelirli ilim sahibi insanların ve memurların oturdukları bir semt olduğu anlaşılan Vefa’da evlerin genellikle 2-3 katlı olduğu görülmekte, daha büyük yedi adet konağın bulunduğu da vergilerinden anlaşılmaktadır.

Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Dr. Zekai Mete, Vefa Hanı’nı ele aldığı tebliğinde bu hana ilişkin şunları söyledi: “1794 yılında pabuççu esnafının hana yerleştirilmesi sonunda bu mevki han olarak anılmaya başlandı. Daha önce ise, 1650’den 1782’ye kadar çeşitli sayıda ahır ile ilgilenen esnafın kâim oldukları, yangından sonra pabuççu esnafının yerleştirildiği bilinmektedir.

1834 yılında çıkan bir yangın sonucu ahırların buradan çıkarılması ve tek katlı olarak 70 odadan oluşan bir han yapılması planlandı. Bu yeni yapıda pabuççu esnafının yanı sıra dokumacılar da iskan edildi.”

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktora adayı Ahmet Yaşar, Vefa Hamamları üzerine bir tebliğ sundu.

Biri 1734 tarihli Suriçi hakkında, diğeri 1766 tarihli Bilâd-ı Selâse’yi de kapsayan iki hamam defterinden hareketle her ikisi de günümüze ulaşamamış olan iki hamam hakkındaki tebliğde Vefa Hamamı ile Pertev Paşa Hamamı (Büyük Kovacılar Hamamı) ele alındı.

“1476 tarihli Şeyh Vefa Hamamı, Evliya Çelebi’nin ifadesine göre İstanbul’un ilk hamamlarından biridir. Hamamda 18 kişinin çalıştığı bilinmektedir. Pertev Paşa Hamamı ise Şeyh Vefa Hamamı’na nazaran daha küçük bir hamamdır. 1923 yılında yol yapımı için yıkılmıştır.”
Google Plus'da Paylaş

Paylaşmak Serbest