Header Ads

erolkara.net"/

Vefa'yı Anlattılar - “Hafızalarda Vefa”

Cumartesi günü sunulan tebliğlerin ardından, daha ziyade Vefa’da ikamet eden katılımcıların katkılarıyla gerçekleşen “Hafızalarda Vefa” Paneli yapıldı.

Kendisi Vefa’da ikamet etmese de semtte bulunan Sarı Beyazıt üzerinde araştırmalar yapan Prof. Dr. Ali Rıza Abay, Sarı Beyazıt Camii ve haziresi ile Sarı Beyazıt Caddesi hakkında bir tebliğ sundu. Abay, bir dönem İstanbul’un en önemli yerleşim birimlerinden birisi olan semtin dışarıdan aldığı göçler neticesinde fiziki ve sosyo-kültürel açıdan büyük değişiklikler geçirdiğini; semtte yaşayan insanlar değiştikçe, semtin de tarihî ve kültürel dokusunu kaybetmeye başladığını ifade etti.

Vefa’da doğup büyüyen ve halen semtte ikamet eden bazı konuklar da söz alarak kendi çocukluk ve gençlik dönemlerinde yaşadıkları Vefa’yı hasretle anlattılar.


Anlatılanlara göre bir zamanlar Vefa, bahçelerinde her çeşitten meyve ile mor salkımlar olan, evleri şirin, sokakları düzenli ve en önemlisi sakinleri İstanbul terbiyesi görmüş gerçek birer İstanbullu olan, ilim sahibi insanların birlikte ilim-irfan meclisleri tertip ettikleri, en seçkin insanların sokaklarından eksik olmadığı bir semt imiş.

Semtin günümüzdeki durumunu anlatmak ise onlar için oldukça zor ve dayanılmazdı; zira içlerindeki acıyı kelimelerle anlatmakta zorluk çekiyorlardı. Hiç birisi Vefa’nın artık eski günlerine dönmesinin mümkün olduğuna inanmıyor:

“Artık ne yapılsa faydasız… Vefa bir daha eski Vefa olamaz” diyorlar kahırla. Vefa’nın eski günlerinden bahsederken gözlerindeki ışıltı ne kadar parlaksa, şimdiki halinden bahsederken gözleri o kadar nemli idi. Fakat gerçek birer Vefalı oldukları için, hiç kimse semtten ayrılmayı düşünmüyor, Vefa’dan ayrı bir hayatı düşünemiyorlar.
Blogger tarafından desteklenmektedir.