Header Ads

erolkara.net"/

Vefa'yı Anlattılar - “Bizans Dönemi’nde Vefa Semti”

Vefa Semti Sempozyumu: Cumartesi Sempozyumun ikinci gününde yapılan sekiz oturumda sunulan tebliğlerin yanı sıra Vefa’da ikamet eden katılımcıların katkılarıyla düzenlediğimiz “Hafızalarda Vefa” panelinde anlatılanları sizinle paylaşalım:

“Bizans Dönemi’nde Vefa Semti” oturumunda üç tebliğ sunuldu:

Arkeolog-Araştırmacı Murat Sav Bizans’ın Tarihi Topografyasında Vefa başlıklı tebliğinde şunları söyledi: “İstanbul’da ilk yerleşmeler pre-historik döneme kadar gitmektedir.

MÖ. 7. yüzyılda Sarayburnu sırtlarında küçük yerleşmeler halinde kurulmuş olan şehir, Sarayburnu’ndan Bayezid ve Çemberlitaş’a kadar olan bölgeden ibaretti.

Nüfusun artmasıyla şehrin giderek genişlemesi üzerine, İmparator Büyük Constantinos döneminde şehri çevreleyen surlara ilave olarak yeni surlar yapılmış, Vefa semtinin de bu dönemden sonra önem kazanmıştır. Bizans döneminde önemli kişiler için yapılmış olan yapılar Vefa’ya yakın yerlerde bulunmaktaydı.

Philadelphia Meydanı’nın Vefa-Saraçhane civarında olabileceği tahmin edilmektedir. Theodoros Manastırı da Vefa çevresindedir. Bu bilgilerden hareketle, Vefa semtinin 6-7. yüzyıllarda önemli bir yerleşim merkezi olduğu kabul edilebilir.”

Sav tebliğinin sonunda, Roma döneminde semti gösteren harita ve gravürler ile Vefa çevresinde yapılan kazılarda ortaya çıkan bu döneme ait yapı ve lahitleri gösterdi.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Klasik Arkeoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Haluk Çetinkaya, İstanbul’un fethinin ardından camiye çevrilen kiliselerden biri olan Vefa Kilise Camii (Bizans Dönemi)’ne ilişkin şunları söyledi:

“Bu yapının en az iki yapım aşaması olduğu tahmin ediliyor. Yapının ne tür değişiklikler geçirdiği ile ilgili farklı görüşler mevcut. Kuzey-güney taraflarından genişlemeye müsait bir özelliği olan yapı, 9-10. yüzyıllara ait Bizans eserlerinin özelliklerini taşıyor. Bahçesinde Bizans hizmetine girmiş bir Alman kralına ait (6. yüzyıl) bir mezar taşı bulunuyor. Duvara gömülü üç çanak ise, Osmanlı döneminde, tahminen 16. yüzyılda eklenmiş olup başka bir benzeri de bulunmamaktadır.”

Semavi Eyice’nin yapının ilk olarak 10-11. yüzyılda yapıldığı, daha sonra ise 14. yüzyılda yapıya bazı ilavelerde bulunulduğu yönündeki değerli katkısıyla Çetinkaya’nın tebliği sona erdi.

İTÜ Mimarlık’ta doktora adayı olan Ozan Öztepe Molla Gürani (Vefa Kilise) Camii’nin Tarihi,

Günümüzdeki Durumu ve Koruma Sorunları başlıklı tebliğinde şunları vurguladı: “Merkeze yakın olan semtte soylular oturmaktaydı. Fetihten sonra, semtin en önemli yapılarından biri olan kilise 1471 yılında camiye çevrilmiş ve kapı yönü kıble istikametinde değiştirilmiştir.

Yapıya eklenen minare, Türklerin Orta Asya’dan beri kullandıkları bazı mimari izler taşımaktadır. Cumhuriyet döneminde yapılan restorasyon çalışmalarıyla, Roma ve Bizans dönemine ait izler gün yüzüne çıkarılmıştır. Deprem ve yangınlar, semtin tarihî dokusunu yok edecek derecede büyük tahribatlara yol açmıştır.

Ayrıca eğitim yetersizliği, ekonomik imkansızlıklar, izinsiz yapılaşma ve yanlış inançların sebep olduğu duyarsızlık; hatalı restorasyon ve onarım çalışmaları sonucunda meydana gelen tahribatlar ve son olarak da aldığı iç ve dış göçler neticesinde semt günden güne tarihî dokusunu kaybetmiştir. Semtin tarihî dokusunun korunması ve canlandırılması için semt sakinlerinin bu yönde bilinçlendirilmesi ve sivil toplum örgütlerinin çabalarını artırmaları gerekmektedir.”
Blogger tarafından desteklenmektedir.