Paylaşmak Serbest

Şeyh Vefa Türbesi


Şeyh Vefa Türbesi (Eminönü)

İstanbul Fatih ( Eminönü ) ilçesi, Vefa Caddesi’nde, Vefa Camisi’nin avlusunda bulunan Şeyh Vefa Türbesi Sultan II. Bayazıd (1481–1512) döneminde, 1490–1491 yıllarında yaptırılmıştır.

Şeyh Vefa Konyalı olup, Zeyniye Tarikatının şeyhidir. Asıl ismi Mustafa bin Ahmet’tir. Edirne’de Debbeğlar İmamı Şeyh Muslihiddin Hanifi’den, Abdüllatif Kutsi Hazretlerinden ders almıştır.

İstanbul’da Vefa semti civarında yaşamış, etrafa yaptığı iyilikler ve kerametleri ile tanınmıştır. Mısır
ve hicaz’a gitmiş, hac dönüşü Rodos Şövalyeleri tarafından esir edilmiş, bunu duyan Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından kurtarılmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Konya’ya dönmek istemişse de Fatih Sultan Mehmet’in isteği üzerine İstanbul’da kalmış bugünkü Camisi’nin bulunduğu yere yerleşmiştir.

Şeyh Vefa 1490 yılında ölmüş İstanbul’da Vefa semtinde ismini taşıyan külliyesi ile Konya’daki bir camisini Fatih Sultan Mehmet veya Sultan II. Bayazıd Onun adına yaptırmıştır. Makam-ı Sülük, Saz-ı İrfan, Evrad-ı Vefa, Ruzname-i Vefa isimli kitapları bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli şiirleri de vardır.

Şeyh Vefa Türbesi 1490–1491 yıllarında yapılmış, 1909 yılında yanmış, daha sonra 1979, 1988 ve 1996 yıllarında onarılmıştır. Yanan camisi de 1994 yılında yeniden yapılmıştır.

Türbe kesme taştan ve tuğladan 8.30x8.30 ölçüsünde kare planlıdır. Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan örülmüş, üzeri de dört yöne doğru meyilli ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Türbenin söve ve lentoları ile kemerleri mermerdendir. Pencereleri üzerine tuğladan hafif sivri kemerler yapılmış, alınlıkların içerisi tuğla ile doldurulmuştur. Türbenin yay kemerli giriş kapısı üzerinde iki satırlık Farsça kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabenin mealen anlamı şöyledir:
”Sırlar Kâbesi’nin harimini parlatan o çera küçük ve büyüğün geçtiği köprüden geçti”.

Ayrıca türbenin hacet penceresi üzerindeki bir levhada da; “Muslihüddin Ebü’l Vefa mana ehlinin evliyanın uyduğu kimsedir. Mezarının toprağı, âşıkların gözlerine sürmedir” yazılıdır. Şeyh Vefa Türbesi’nin çevresindeki hazirede başta Şair Nef-i olmak üzere Sultan II. Beyazıd dönemi âlimleri gömülüdür. Türbenin girişinde ise Sultan II. Bayazıd ve Yavuz Sultan Selim’in hocası Ataullah Efendi ile Emin Seydi Ahmet gömülü bulunmaktadır.

Türbe günümüzde İstanbul Türbeler Müdürlüğü’nün yönetiminde olup, ziyarete açıktır

Şeyh Vefâ Camii’nin sol tarafındaki türbeye defnedilmiştir. Türbe dıştan 8,30 x 8,30 m boyutlarındadır. Duvarları 80 cm kalınlığındadır. Duvarlar üç sıra tuğla, bir sıra ince yontulu küfeki taşından örülmüştür. Türbenin üstü kiremit ile kaplıdır. Her cephede iki tane olmak üzere toplam sekiz tane pencere vardır. Abdülkadir Erdoğan’a göre türbede üç tane sanduka vardır. Ancak günümüzde toplam beş sanduka bulunmaktadır. Ortadaki sanduka Şeyh Vefâ Hazretlerine aittir. Sandukasının başında Alî Paşa’nın kızı Selma Hanım tarafından yazılmış bir levha bulunmakta idi.

Levhada şunlar yazılıydı;
Muktedâ-yı ehl-i ma’nâ Musliheddîn Bû’l-Vefâ
A’yün-i uşşâka hâk-i merkâdıdır tûtiyâ
H.1297 (M.1879)
(Musliheddîn Ebû’l-Vefâ, ma’nâ ehlinin, evliyânın uyduğu kimsedir.
Mezarının toprağı, âşıkların gözlerine sürmedir.)
Türbede şu zatlar medfundur:
1. Şeyh Abdüllatif Vefâyî Efendi
2. Şeyh Ali Vefâyî Rumî Efendi
3. Şeyh Vefâ Hazretleri
4. Şeyh Davud-u Vefâyî Efendi
5. Şeyh Vefâ’nın kız kardeşi

Türbenin giriş kapısı üstündeki Farsça kitabede şunlar yazılıdır:
İn Şem-i firuz herem-i ka’be-i esrâr
Begozaşt es an pel ke gozer kerd keh o meh
Hahi ke bedani sefer-i Şeyh Vefâ ra
Der yab zi târih (ilâ rahmeti Rabbih)
(Sırlar ka’besinin harimini parlatan o çerağ
Küçük ve büyüğün geçtiği köprüden geçti
Şeyh Vefâ’nın ölüm târihini “İlâ rahmeti Rabbih”de bul.)

Günümüzde Şeyh Vefâ’nın Çilehanesi’nin hemen bitişiğinde üzerinde çeşitli motifler olan 30 santim yüksekliğinde 2 metre uzunluğunda mermer bir taş vardır. Rivayetler değişik. Kimine göre burada Esir Bey’in kabri bulunmaktadır. Bir başka rivayete göre ise bu mezar Şeyh Vefâ Hazretlerinin kedisine aittir.

Şeyh Vefa’nın türbesinin, Farsça olarak celi sülüs hatla yazılmış mermer levha üzerine yazılmış kitabede şu ifadeler yer almaktadır:

Ân şem`-i fürûz-i harem-i Ka`be-i esrâr
Be-güzaşt ez-ân pul ki guzer kerd kih mih
Hâhî ki bedânî sefer-i Şeyh Vefa râ
Der yâb zi târîh-i ilâ rahmet-i Rabbihî
Sene 896
O sırlar Kabesi’nin parlak kandili
Küçük ve büyük (herkesin) geçtiği köprüden geçip gitti
Şeyh Vefa’nın seferini bilmek istersen
İlâ rahmet-i Rabbihî tarihinden anla
Sene 896/1501

Kaynak: Aziz Doğanay, DÎVÂN İlmî Araştırmalar, sy.25,  2006/1


Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Paylaşmak Serbest