Header Ads

erolkara.net"/

Sebiller

REHABULA KADIN SEBİLİ

RECAİ MEHMET EFENDİ SEBİLİ

EKMEKÇİZADE AHMETPAŞA SEBİLİ

DEDE EFENDİ SEBİLİ

İşte Vefa semtinde İstanbul Şehri’ne has her sokak başında bir çeşme, mahallenin ana arterlerinde küçük veya büyük, ahşap veya kagir bir veya birkaç sebil yer almaktaydı.

Semtin sebilleri, halen harap da varlıklarını sürdürmektedir. Sebillerden biri, Vefa Kilise-Camii bitişiğinde basit bir sebil şeklindedir. Semtin en dikkat çekici sebili Recai Mehmed Efendi Sıbyan Mektebinin Sebilidir. İlk banisi 16. yüzyılda yaşamış olan Hüsrev Kethüdadır. Ekmekçizade Ahmed Paşa Sebili olarak da bilinen sebilden başka Atıf Efendi Kütüphanesi’ni geçince dört yol ağzında, köşe başında bir başka sebil vardır. Rehabula Kadın Sebili olarak bilinen bu sebilde 1971 onarımı sonrası geçirdiği yangının izleri halen görülmektedir. Banisi Şahkulu Mehmed Efendi’nin hanımı olan Rehabula Kadın’ın kabri de burada bulunmaktadır. Sebil haziresinde var olduğu bilinen 1734 (H.1147) tarihli kabir taşı ise günümüze ulaşmamıştır.

Vefa semti sınırlarında tespit edilen üç sebil ve dokuz çeşme bulunmakta idi. Bunlardan yani iki sebilküttab (altta sebil, üstte okul) dan birinin günümüze ulaşmış en eski sebili de Revani Çelebi Sebilidir.

RECAİ MEHMET EFENDİ SEBİLİ

Kovacılar Caddesi üzerinde bugün yol seviyesinden l metre kadar
aşağıda kalmış bir vaziyettedir.
Artık çukur diye ifade edebileceğimiz bir halde bulunmasıyla ilk olarak dikkat çeken sebil; Vefa semtinin bugünkü terk edilmiş halinin ve sahipsizliğinin bir temsilci gibidir.
Recai Mehmed Efendi Sebili, III. Mustafa döneminde (1757-1774) inşa ettirilmiştir. Dönemin reisülküttablarından Recai Mehmed Efendi tarafından 1775 tarihinde yaptırılmıştır. Sebil üzerinde yer alan yazıtlar ise, hattat Yesarî Mahmud Efendi tarafından yazılmıştır.

EKMEKÇİZADE AHMETPAŞA SEBİLİ

Ekmekçizade Ahmet Paşa Külliyesi’nin köşesinde yer alan sebilin, arşiv kaynaklarında Hüsrev Kethüda sebili olarak geçtiği bilinmektedir. Bunun sebebi, Ekmekcizade’nin bu sebili ya ihya etmesiyle ya da yeniden yapmış olmasıyla açıklanabilir. Çeşme 17. asır mimari özelliklerine sahiptir ve 18. asrın sonlarında meydana gelen depremde zarar gören bu çeşme yakın dönemde bir tamir geçirmiştir.
Hasan-kethüda Sebili (1565/1566). Yuvarlak kemerli pencereleri tunç parmaklıklıdır; köşelerde mukarnas başlıklı mermer sütunlar vardır.

REHABULA KADIN SEBİLİ tıklayınız


DEDE EFENDİ SEBİLİ tıklayınız






Blogger tarafından desteklenmektedir.