Kaybolan Cami ve Mescidler - Voynuk Şücaeddin Mescidi


Voynuk Şücaeddin Mescidi

Voynuk Şücaeddin Mescidi’nin en önemli özelliği, İstanbul’un fetihten sonraki ilk kadısı olan Hızır Bey Çelebi’nin mezarının da haziresinde yer almasıdır.

Hızır Bey, harap olarak devraldığı İstanbul’un imarına katkıda bulunmuş önemli bir isimdi. Cami yıkıldığında haziresi de bu yıkımdan etkilenerek harabeye dönmüştür.

Hızır Bey’in kabir taşı ise İstanbul Fetih Cemiyeti tarafından kurtarılmıştır. Günümüzde bu caminin yerinde manifaturacılar çarşısı binaları bulunuyor.

1956 yılında yıkım sırasında tahrip olan Hızır Çelebi’nin kabri de binaların içerisine alınmış durumda. Aslında, bu mescitle beraber, caminin karşısında yer alan, meşhur Cihannûma’nın yazarı Kâtip Çelebi ve şair Necati’nin de kabirleri yıkılmıştır.

Caminin gereksiz yere yıkıldığı yolundaki şikâyet üzerine, eski vali Kerim Gökay hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu.

Mahkeme olayın soruşturulması için Prof. Dr. Semavi Eyice’nin de görüşlerine başvurmuştu.

Kendisinden şifahi olarak bilgi aldığımız Eyice, hâkimin, Fahreddin Kerim Gökay’ın yıkım emrini verip vermediği yönündeki sorusuna, valiyle birlikte teşriki mesaisi olmadığını ve böyle bir emir verip vermediğini bilmediğini söylemiştir.

Yapılan bu kovuşturmaya rağmen Voynuk Şücaeddin Mescidi geri getirilemedi, Osmanlı döneminden kalan bir tarihi eser daha yok oldu.

İstanbul’un Yok Edilen Camileri:

 Voynuk Şücâ’ Mescidi ve Mektebi Müfid Yüksel Bu mescid ile ilgili Hadika’da şu bilgiler yer almaktadır: “VoynukŞucâ’ Mescidi Der Kurb-ı Vefa Mescid-i mezburfevkânîdirBânîsiŞucâ’ddîn İbrahim Efendi’dir.[1] Kendi dahi mihrâb önünde mezâristan’damedfundur. Mescidi sırasında zikri sebkat eden Hızır Beğ Efendi dahi bunda medfundur. “ Ve pederi Celâleddîn Efendi ve ceddi Nasruddîn Hâcedir. Ebu’l-Feth Sultan Mehemmed Hân ihtiyâredüb Yıldırım Hân medresesi müderrisi eylemiş idi. İstanbul fetholundukdaibtidâKâdîolub, ba’dekayd-ı hayât eyledi. Vefâttârîhi 863.” Mescid’inmukâbilindemektebtahtında şâir-i meşhûrNecâtî Efendi medfundur.” İsmi İsa ve kul cinsidir”.[2]Târîh-i vefâtıمیّت نجاتی Meyyit Necâtî914 , târîh-i digerگتدُڭ نجاتی آهGitdünNecâtîÂh 914.
Mahallesi vardır.[3] (Ayvansarâyi, Hadîka, 1281:1/218; A. Nezih Galitekin Neşri, 2001:286-287) 953/1546 Tarihli İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri’nde VoynukŞücâ Camii ile ilgili bölümler yer almaktadır.[4] Ahşap çatılı, üstü kiremitli, kargir ve dış duvarları sıvalı, sarı badanalı minaresinin pabuç kısmı kesme taşlı ve üstü tuğla örme ve sıvalı, zeminden düz girişli olan Voynuk[5]Şücâ camii 1957 Şubatında , Tarihi Eserler Encümeni’nin mütalaası alınmadan, İstanbul Belediyesi tarafından İmâr faaliyeti dolayısıyle yıktırılmış. Yerine İMÇ’nin 3. bloku yapılmıştır. Bu yıkımda Mektebin kalıntıları yıkılmış.ŞairNecâtî’nin kabri biraz ilerisine taşınmış, onun ve Kâtip Çelebi’nin kabirleri için birer yeni şahide yapılmış, Hızır Çelebî’nin Arapça kitâbeli orijinal şahidesi ise yerinde bırakılmıştır. Bunun yanı sıra, o dönemde yıkılan Saraçhanebaşındaki Karagöz camii ile, Sekbanbaşı İbrahim Ağa camileri haziresindeki bazı mezarlar da, VoynukŞucâ camiinin ayakta kalabilen haziresine naklolunmuştur. Reşit Saffet Atabinen’in 18 Şubat 1957 tarihli İstanbul Belediye riyasetine gönderdiği mütalaasında bu kabirlerin buradan alınıp Fatih Camii haziresinin ön tarafına ya da yakınındaki Şebsefâ Camii’nin yan haziresine nakledilmesi teklif edilmişse de bu teklif gerçekleştirilmemiştir. (Encümen Arşivi, No:518) İMÇ Çarşısının blokları yapılırken bu hazire tamir edilerek yerinde bırakılmıştır. Hadika’da sözedilen Voynuk Şücâ Mektep binasının (Muallimhâne) zaman içerisinde veya 1918 Vefa yangınında tamamen ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. Ek: “ 1122- Vakf-ı Mescidu’l-MerhûmŞücâ’ Beğ B. Abdullah Eş-şehîrBiVoynukBeği Ve muallimhâne[6] der kurb-ı mescid ve Câmi’ ve mekteb der kasaba-i Çorlu Ve mekteb-i âhar der Edirne Asl-ı VakfBerMuceb-i Defter-i Atîk Hâsıl Fi Sene
Google Plus'da Paylaş