Paylaşmak Serbest

Katip Çelebi Caddesi


Bugünkü durağımız Vefa semtinde, ünlü Vefa Bozacısı’nın da bulunduğu Kâtip Çelebi Caddesi ve çevresi.

Kâtip Çelebi Caddesi’ne gitmek için Şehzade Camii’nin yanındaki Şehzade Camii Sokağı’ndaki tüneli kullanıyoruz.
Tünelden aşağıya indiğimizde bir dörtyola geliyoruz.

Bir tarafı Kâtip Çelebi, diğer yanı Cemal Yener Tosyalı Caddesi olan bu dörtyol; sokak turşucusu, esnafı, liseli gençleri, İstanbul Üniversitesi’ne gitmek üzere buradan geçen öğrencileriyle karşılıyor bizi.

Cemal Yener Tosyalı Caddesi’nde Vefa Bozacısı’nın imalathanesi, Ekmekçizade Ahmetpaşa Medresesi ve mezunları arasında Müjdat Gezen, Uğur Dündar ve Kemal Sunal’ın o lduğu ünlü Vefa Lisesi bulunuyor.

VEFA TURŞUCUSU

64 yaşındaki Vefa Turşucusu Hamza Cengiz bize turşu suyu ve turşu ikram ediyor. Doğma büyüme Vefalı olan Cengiz, emekli olduğundan beri yani 15 senedir turşuculuk yapıyormuş. Bursa-Orhangazi, Gedelek Köyü’nde üretilen turşu çeşitleri arasında lahana, salatalık, pancar, tatlı biber, domates, kelek, patlıcan ve Antalya adını verdiği Antalya’ya has (orada biberiye olarak bilinen) küçük biber var.

1876’DAN BUGÜNE VEFA BOZACISI

Kâtip Çelebi Caddesi’ne geliyoruz. 134 yıldır hiç bir orijinal parçasına dokunulmadan korunan Tarihi Vefa Bozacısı, nostaljik havası ile İstanbul’un nadide mekânlarından. Boza milattan sonra 900’lü yıllarda Orta Asya Türkleri tarafından yapılmaya başlanmış. Sonraları batıya, Kafkasya’ya ve Balkanlar’a yayılan boza, değişik yerlerde farklı kıvam ve lezzetlerde tanınıyor. Vefa Bozacısı’nın kurucusu Hacı Sadık Bey, 1870 yılında Arnavutluk’tan İstanbul’a gelmiş. O yıllarda Ermenilerce yapılan boza, sulu ve ekşiymiş. Zamanın saraylı ve aristokrat aileleriyle bürokratların oturduğu Vefa’ya yerleşen Hacı Sadık Bey, bugünkü koyu kıvamlı ve hafif ekşi Vefa Bozası’nı imal etmiş ve 1876 yılının Eylül ayında Vefa Bozacısı adı ile bozacılığı hem bir meslek hem de bir marka haline getirmiş. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ölümünden bir sene evvel 1937’de (Pazartesi 4, 2.Kânun, Saat 18:00) buraya gelmiş ve boza içmiş. Vefa Bozacısı’nda Atatürk’ün bardağı da hatıra olarak saklanıyor...

BOZA NASIL YAPILIYOR?

Burada çalışan Erdal Usta’dan bozanın tarifini istiyoruz. Önce değirmende bozanın ana maddesi darının kepeği ayırılıp irmiği ortaya çıkarılıyor. Kazanlarda suyla kaynayan bu irmik daha sonra mikserde yine suyla inceltiliyor. Mayalama aşamasında şeker eklenip birkaç gün dinlenmeye bırakılıyor... 34 yıldır Vefa Bozacısı’nda çalışan Nurettin Usta’ya boza içmeden geçen bir günü olup olmadığını soruyorum. Sabah gelince, müşteriye ikram etmeden önce kıvamını ve tadını kontrol ettiklerini, dolayısıyla her gün bozanın tadına baktığını söylüyor. Vefa Bozacısı’nda boza dışında limon sosu, sirke, balzamik sirke ve nar ekşisi de üretiliyor. Burada içtiğim kan yapıcı olduğu söylenen ve üzümden yapılan şıranın mayhoş ama ferahlatıcı bir tadı var. Eskiden kışın boza, yazın şıra yapılıp satılırmış ama artık mevsime göre ayırım olmuyor, tercih sizin...

SEMTE İSMİNİ VEREN ŞEYH VEFA


Kâtip Çelebi Caddesi’nden düz devam ettiğinizde Vefa Caddesi’ne geliyorsunuz. Burada, semte adını veren Vefa Hazretleri’nin türbesi var. Şeyh Vefa fetihten sonra İstanbul’a yerleşen ve halk tarafından çok sevilen bir din adamıymış. Bütün varını yoğunu hayır kurumları yapmaya harcamış, fakat bu yapılar zamana yenik düşerek yok olmuş.

Şeyh Vefa’nın çalışmalarını takdir eden Fatih Sultan Mehmet kendisini saraya davet eder. Vefa davete icabet edemeyeceğini söyleyince “O gelmezse biz onun ayağına gideriz” der. Medrese kapısı kendisine açılmayan Fatih “Ey Şeyh Vefa sende hiç vefa hissi yok mu” diyerek oradan ayrılır. Şeyh Vefa durumu şöyle açıklar: “Bilmezsiniz, benim ona meylim ve onun bana ihtiyacı o derece fazladır ki, bir an birbirimizi görecek olsak o benden ayrılmak istemeyecek, ben de onu bırakamayacağım. Halbuki o milletin işlerini üzerine almıştır. Biz de dünya düzenini korumaya memu ruz.”

VEFA’YA VEDA


Sizin de yolunuz Vefa’ya düşerse, Kâtip Çelebi Caddesi’nde birkaç güzel saat geçirmenizi, Nefis Ev Yemekleri’nde İsmet Usta’nın tombik ekmekte yaprak dönerini yemenizi öneriyoruz. Ah Güzel İstanbul’dan bu haftalık da bu kadar; tekrar görüşünceye dek hoşça kalın, İstanbul’suz ve vefasız kalmayın...
134 yıllık Vefa Bozacısı’nın sokağı

Ediz Gülten'in hazırlayıp sunduğu Ah Güzel İstanbul 'dan...


Google Plus'da Paylaş

Paylaşmak Serbest