Paylaşmak Serbest

Şikayet ve tespit davaları


Borçlu (veya alacaklı) icra dairesi başta olmak üzere icra organlarının kanun hükümlerine muhalif işlemlerine karşı şikâyet yoluna başvurabilir.

Şikâyet, icra dairesinin kanun hükümlerine aykırılık şüphesi taşıyan veya hadiseye uygun bulunmayan işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır.

Ancak, İİK m. 16/3 gereğince, "bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir." Doktrinde, kanunda yer almayan kamu düzenine aykırılık hali de süresiz şikâyet sebebi sayılmaktadır.

Şikâyet, itirazdan farklı olarak, icra mahkemesi karar vermedikçe takibi kendiliğinden durdurmaz. İcra mahkemesi gelen dosyayı inceleyerek, duruşmaya gerek görülmemesi halinde 10 gün içinde aşağıdaki kararlardan birini verir:
http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js
http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js

İcra mahkemesi şikâyet nedenini geçerli görmediğinden şikâyeti reddeder ya da İcra mahkemesi şikâyet nedenini geçerli görerek gerçekleştirilen işlemi bozar veya düzeltir ya da İcra mahkemesi süresiz bir şikâyet sebebinin varlığını kabul ederse icra dairesinin yapmadığı veya sebepsiz yere sürüncemede bıraktığı işlemlerin icrasını emreder.

İcra mahkemesinin bu kararlarına karşı istinaf yoluna gidilebilir.

Menfi tespit ve istirdat davaları

Menfi tespit davası

Ödeme emrinde belirtilen süre içerisinde itiraz etmeyen ya da itirazı kabul edilmeyen borçlu, borcun mevcut olmadığını tespit ettirmek amacıyla takibi yürüten icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının ikametgâhı mahkemesinde menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davası icra takibinden önce de açılabilir. Menfi tespit davasına karşın aynı alacak için icra takibi işlemlerine başlamak mümkündür, yani menfi tespit davası takibi kendiliğinden durdurmaz.

İİK m. 72/2 uyarınca “icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise, davanın icra takibinden sonra açılmış olması sebebiyle takibin sürüncemede bırakılması için açılmış olduğuna dair güçlü bir karine bulunur; dolayısıyla, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında mahkeme tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar veremez. Ancak, İİK m. 72/3 uyarınca “borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” Davanın alacaklı tarafından kazanılması durumunda ihtiyati tedbir kararı kalkar ve alacaklı ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç almaktan doğan zararlarını borçlunun ihtiyati tedbir için yatırmış olduğu teminattan karşılar. Davayı borçlu kazanırsa icra takibi durur.

İstirdat davası

İstirdat davasının açılabilmesi için borçlunun maddi hukuk bakımından borcu olmamasına karşın alacaklı tarafından takip edilen bir borcu cebren ödemiş olması gerekmektedir. Bu davayla borçlu olarak takibe uğrayan kişiye davacı olarak alacaklının alacağını yargıç önüne getirebilme olanağı tanınmıştır. Davanın açılabilmesi için, İİK m. 72/7 gereğince davacının

takibe itiraz etmemiş veya itirazının kabul edilmemiş olması
bu yüzden de borçlu olmadığı bir parayı cebir tehdidiyle ya da cebri icranın sonunda ödemiş olması
ve ödeme tarihinden sonra bir yıl içinde istirdat davası açmış olması gerekmektedir.

İspat yükü davacıda olup yetkili mahkemeye ilişkin menfi tespit davası hükümleri aynen geçerlidir.

İcra Hukukunda Şikayet
http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js
http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js

İİK da 16.maddede düzenlenen şikayet bir çok meslektaşın günlük hayatta icra dairelerindeki memur ve müstahdemlerin yapmış oldukları işlemlere karşı başvurmuş oldukları en etkili icra hukuku yollarından birisidir.Şikayet İİK'da 16.maddede düzenlenmiştir.

İİK MD.16: Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna(ayrık olmak üzere) icra ve iflas dairelerinin yapmış olduğu muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hdiseye uygun bulunmamasından dolayı icra tetkik merciine şikayet olunabilir.Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde yapılır.

İİK da 16.madde süreli şikayeti düzenlemektedir.Şikayet icra işleri konusunda yetkili müdürlüklerde bulunan başta icra müdürü olmak üzere müdür yardımcısı,memurlar ve müstahdemlerin alacaklı,borçlu yada vekilllerinin yapmış oldukları işlemlere karşılık icra mahkemesine yapmış oldukları taleplerdir.

Şüphesiz ki şikayet sadece icra dairelerini kapsamamaktadır ve aynı zamanda İİK 2.maddesinde iflas daireleri hakkında da icra dairelerinin tabii olduğu usul ve esaslar uygulanır denilmek suretiyle şikayetin kapsamına iflas dairelerini de almışlardır.

Süreli şikayette öncelikle iki ana kategori altında incelemek gerekmektedir.İlk olarak kanunun lafzından anlaşıldığı kadarıyla kanuna muhalif olmasından denilmektedir.Kanuna muhalif olmak ne demektir?

İİK da lafzı yorumdan çok amaçsal yoruma ağırlık vermek daha önemlidir çünkü normun konuluş amacı bazen lafzından çok farklı olabilmektedir.Kanuna muhalif olmak aslında bütün mevzuata muhalif olmak olarak yorumlanmaktadır çünkü şikayet her nekadar İİK için getirlmiş bir özerklik olarak görünsede İİK'nuna atıfta bulunan çeşitli kanunlar ve yönetmelikle vardır ve tali olarak bu normlarda uygulama alanına sahiptir.

Şikayeti sadece kanuna aykırı olarak sınırlandırmamak aksine bütün mevzuatı kapsayacak şekilde anlamak daha doğru olmaktadır.

Örneğin bir çok konuda İİK'nunun atıfta bulunduğu Medeni Usul Kanunu bunların başında gelmektedir.

Bu sebeple icra müdür ve memurlarının yaada genel olarak çalışanlarının yapmış oldukları muameleler için kanuna aykırı işlemleri yerine mevzuata aykırı olan işlemleri olarak anlamak daha doğru ve sağlıklı olacaktır.

Adalet bakanlığı tarafından icra dairelerine gönderilen genelgeler yada yönetmelikler yahur savcılıklar tarafından gönderilen talimatlar da bir bakıma şikayet için bir mevzuat olarak ifade edilmelidir.

Şunu da unutmamak gerekir ki icra dairelerinin baş sorumlusu olarak icra müdürleri görev yapmaktadır ancak icra müdür yardımcısının yapmış oldukları işlemlerden eğer şikayet edilecekse aynı zamanda icra müdürlerinin de müteselsil olarak sorumlu olacakları gözardı edilmemelidir.

Süreli şikayet açısından ikinci ana kategorimiz ise hadiseye uygun olmamaktır.Hadise denildiği zaman somut işlem olarak ifade etmemiz gerekmektedir.Somut işlem üzerinde icra memurlarının yapmış oldukları işlem yapılacak olan işlemden tamamen frklı ise o halde hadiseye uygun olmamaktadır örneğin haciz işlemi gerçekleştirme talebinde bulunan alacaklı vekilinin talebine karşılık muhafaza işlemi yapan memur açısından yapılan işlem hadiseye uygun bir işlem olarak ifade edilmemektedir.

Uygulamada da sorun teşkil eden bu tür şikayetlerin öğrenmeden itibaren 7 gün içerisinde yapılmasıdır.Öğrenme aşaması nasıl anlaşılır?Bu bir hakkaniyet durumudur.Örnekler üzerinden gitmek daha açıklayıcı olacaktır.

Örneğin alacaklı vekili tarafından 01.01.2009 da tatbik edilen haciz işlemine karşı icra memuru muhafaza işlemi uygulamıştır ve aleni bir şekilde hadiseye uygun olmadığı anlaşılmaktadır yahut ödeme emri gönderilmeden haciz işlemi yapılmıştır.

Öğrenme burada ne zaman başlayacaktır.Hakkaniyet olgularına göre alacaklı vekilinin en geç 02.01.2009 yad 03.01.2009 da eğer haciz işleminin yapılırken bizzat orda bulunmaktaysa icra tetkik merciine şikayette bulunulması gerekir ancak talimat icralarında yapılan haci zyada diğer icra işlemlerin öğrenilmesi biraz daha zaman aldığından dolayı bu sürelerin biraz daha genişletilmesi hakkaniyet gereğidir.Öğrenme olgusu takdir hakkı sebebiyle denetlenemez yada kontrol edilemez ve bu süreç alacaklı vekilinin öğrenme talebi ile başlayacaktır.

Şikayetin iki önemli istisnası vardır.Bir hakkın yerine getirilmemesi yada sebepsiz sürüncemede bırakılması sebebiyle her zaman şikayet olunabilir.Bir hakkın yerine getirilmesi ile sebepsiz sürüncemede bırakılması arasında fark vardır.

İcra müdürlüğünce haciz isteme yetkisi var olan alacaklı yada vekiline haciz işlemi uygulatmama yani hacze çıkmasını engelleme yahut siyasi sebeplerden yada vb sebeplerden dolayı haciz işlemini gerçekleştirmeme yahur icra dsyası ile alaaklı olarak bir talebi yada evrakı imzalamama gibi durumlarda ilk durumda bir hakkın yerine getirilmemesi ikinci durumda ise sebepsiz sürüncemede bırakılması ile doğrudan ilgilidir.Süresiz şikayetin kanun koyucu tarafından getirilmesinin amacıda şudur.

Bu gibi durumlar genenlikle öğrenme ile ilgili olmadığından dolayı yada öğrenme olsa bile sürenin geçemesiyle hakkın yitirileceği yada düşmesi sebebiyle getirilen sınırlamalardır.Genellikle kamu düzeninden kaynaklanan bu durumlar ile alakalı olarak her zaman şikayet olunabilir.Süresiz şikayet için yargıtay içtihatları ile getirilen bir sınırlamada kamu düzeni ile ilgili olan durumlar süresiz şikayet durumuna haizdir ve her zaman şikayet olunabilir.Şu ana kadar yargıtay tarafından şikayet ile ilgili verilen kararlara bakarak konuyu daha iyi anlamamız mümkündür.

Y.12.H.D T:23/11/2006 E:2006/18215 K:2006/21973
Genel haciz yolu ile başlatılan takipte borçlu kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu;kendisinin 10.05.2006 tarihinde yapılan hacizle ilgili bilgi sahibi olduğunu belirterek 17.05.2006 tarihinde icra mahkemesine şikayette bulunmuştur.İİK'nun 16/1 maddesi gereği söz konusu usulsüz tebligat 7201 sayılı tebligat kanununa aykırı olarak yapıldığından kanuna yada gene olarak mevzuata aykırıdır ve 7 günlük bir süreye tabidir.Borçlu 10.05.2009 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürdüğüne göre 7 günlük sürenin hesaplanarak son başvuru tarihinin 17.05.2009 tarihinde mesai bitimine kadar olduğunun kabulü gerekmektedir.Mahkemece şikayetin süresinin geçtiğinden bahisle şikayeti red etmesi ve İİK.19 maddesinde yer alan süre ile alakalı olan hükümler tatbik edilmeden hüküm kurulması BOZMAYI gerektirmiştir.

Y.H.G.K.T:05.04.200E E:2000-12-722 K:2000-735
İİK'nun 8.maddesi uyarınca icra dairelerindeki memurlar yaptıkları işlemler ile alaklı olarak bir tutanak düzenlerler.Bu tutanakların yazılı olması,aleni olması ve bir tereddüte mahal vermemesi gerekir.Aynı kanunun 16.maddesinde de icra dairelerinin işlemlerine karşı öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde şikayette bulunulması gerekmektedir.Sözü edilen yasaya göre tetkik merciine yapılacak olan itiraz memurun yapmış olduğu işleme karşı bir itiraz olduğundan dolayı süresi 7 gündür.Somut olayda şikayetçinin taleb tutanağa geçirilmiş ancak icra müdürlüğünce verilen karar gerek İİK.21/1 maddesi göndermesi ile ilgili uygulanması gerekli tebligat kanunu hükümlerine göre icra tutanağının ilgilinin imzası alınarak tebliğ edilmemiştir.Öte yandan şikayete konu kararı öğrendiğine dair dosyada kanıtta bulunmamıştır.Bu sebeple icra tutaknaları yada icra dosyasındaki belgelerin hukuki olarak etkiye sahip olması için alacaklı yada vekili yahut icra müdürü tarafından imzalanması gerekmekte olup imzası alınmadan tebliğ edilmesi durumu gözetilerek ilgilinin beyan ettiği öğrenme tarihine itibar edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bu nedenle yerel mahkeme direnme kararı bozulmalıdır.
Y.12.H.D T:26.03.2004 E 2004/2421 K:2004/7305

Haciz tarihinde taşınmazın şikayetçi üçüncü kişi adına kayıtlı olduğu tartışmasızdır.Borçlu ile şikayetçinin düzenlediği kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak ilerde koşullar tahakkuk ettiği takdirde borçlu adına tescili yapılacak yer için haciz şerhi işlenmesi usulsüzdür.Şikayetçi tapu kaydı maliki olduğundan dolayı şikayette hukuki yararı bulunmaktadıor.Bu nedenle İİK.16/2 dayalı olarak yerleşmiş yargıtay içtihatlarına göre şikayetin kamu düzeninden sayılması gerekli olup süresi şikayet hakkına dayanmalıdır.İlerde doğması muhtemel olan yada beklenen hak konumunda olan taşınmaz tapu kaydına haciz konulması durumunda bunun mahkemece kaldırılması gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi isabetsizdir
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Paylaşmak Serbest