Paylaşmak Serbest

35. Madde nedir. ve 35' e göre tebligat


35. Madde nedir. Hangi şartlarda 35e göre tebligat yapılır .35. Maddeye göre tebligat yapmanın zaman zaman bir çok karışıklığa ve yanlış anlamalara neden olduğu pratikte görülmektedir.


Borçlu nerelere tebligat adresi bırakmıştır. Emniyetten gelen adresler geçerli midir.

Muhtarlardan temin edilen adresler 35'e uygun mudur.

http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.jshttp://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js
Ticaret sicil kayıtları doğrultusunda verilen ve tespit edilen adreslere 35'e göre tebligat yapılması ne kadar doğrudur.

Bu sayfamızda bu konuya değineceğiz.

Madde 35 - Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.(Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.

(Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

(Ek fıkra: 06/06/1985 - 3220/12 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.

7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. madesine başvuru koşulları ve özellikle bu konuda esas ve usul açısından dikkat edilmesi gereken hususlar

Kolluk araştırması sonucu tespit edilen adres yasal şartları taşımamaktadır. Tebligat Kanunu m. 35, daha önce usulüne uygun tebligat yapılmış ve adres değişikliği bildirilmeyen adrese yapılan tebligatları düzenlediğine göre, daha önce usulüne uygun tebligat yapmayan bir idari merciin bildirdiği adrese Tebligat Kanunu m. 35'e göre tebligat yapılması mümkün değildir. Kaldı ki; maddenin 3. fıkrası tebligattan bazı kurumları müstesna kılmış ve fakat kolluğu buraya dahil etmemiştir. Özetle kolluk araştırması daha önce usulüne ugun tebligat yapılmadığı için geçerli değildir


Muhtarlık belgelerinin zaman zaman yasaya aykırı amaç ve yöntemlerle de düzenlendiğine ve kullanıldığına tanık olmaktayız.Bu nedenle de her muhtarlık belgesi baz alınarak 35.Md.göre tebligatı yasal saymak olanak dışı.
Bunun yanında,tebligat yapılacak kişinin,düzenletip resmi makamlara bizzat sunduğu,kendisinin de kabullendiği bu tür belgeler esas alınarak 35.Md.ye göre işlem yapılabileceği
http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.jshttp://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js


Kamu kurumlarına bildirilen adreslere daha önce tebligat yapılmış olması koşulu aranmaksızın 35. Maddeye göre tebligat yapılabileceğinden SSK'nca bildirilen adrese 35.maddeye göre tebligat yapılabilir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de bir kamu kurumu olmasına karşın nedense tapudan bildirilen adreslere kuşkulu yaklaşılmakta ve uygulamada 35.maddeye göre tabligat yapılması talepleri redde uğramaktadır. İmza sirküleri tanzim olunurken notere bildirilen adrese, 35.maddeye göre tebligat yapılması konusunda itibar ediliyor iken, tapudaki işlemler sırasında beyan olunan adrese (35.madde uygulamasında) itibar olunmaması, tapu idarelerine bildirilen adreslerin güncellikte en son sırada yer almasının (güncel durumu yansıtmamasının) bir sonucu olmaktadır


TEBLİGAT KANUNU 35.MADDE UYGULAMASI NASIL OLMALIDIR

Tebligat Kanunu 35.madde ve Tebligat Tüzüğü 55.maddesinde; değiştirilecek adreslerin bildirilmesi mecburiyeti ve yapılacak muameleler düzenlenmiştir.
Kanun hükmüne göre, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirir ise, yenisini hemen tebliğ yaptırmış olan yargı merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği takdirde veya yeni adresi tebliğ memurunca da tespit edilmediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Bundan sonra eski adrese yapılacak tebliğler muhataba yapılmış olur.
Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükmü uygulanır.

Tebligat Kanunu 35 madde anlamında Yargıtay ve Danıştay uygulamalarına bakarsak;

YARGITAY 12.Hukuk Dairesi Esas: 2007/6072, Karar: 2007/9043, Karar Tarihi: 04.05.2007
ÖZET: Somut olayda, borçluya, kamu kurumu niteliğindeki Süleyman Demirel Üniversitesi'ne bildirdiği adresine gönderilen ödeme emrinin tebliğ edilmemesi nedeniyle ve yeni adresini bu yere bildirmediği için 7201 sayılı Kanun'un 35/son maddesi gereğince tebliğ işlemi yapılması mümkündür.

T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi

Esas : 2005/4007
Karar : 2005/2776
Tarih : 16.03.2005

ÖZET : Adli mercilere 7201 s. Yasa´nın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir. Birincisi; ilgili kişiye daha önce anılan kanun hükümlerine göre tebligat yapılmış olması ve bu kişinin, yeni adresini adli mercilere bildirmemesidir. İkincisi ise; daha önce adli mercilerce usulüne uygun tebligat yapılmamışsa, anılan kanunun 35/son maddesinde belirtilen kurum, kuruluş ve mercilere ilgili tarafından bildirilen veya imzası resmi merciler önünde ikrar edilmiş sözleşmede taraf ise bu adrese önce usulüne göre tebligat çıkarılır ve tebligatın yapılamaması halinde bu madde hükmüne göre tebligat yapılır.

(7201 sayılı Tebligat K. m. 35)

KARAR METNİ :
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ali Yaşar'ın 3167 s. Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca 64.955.700.000 Türk Lirası ağır para cezasıyla cezalandırılmasına dair, (Ankara Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi)nin 9.7.2003 tarih ve 2001/902 esas, 2003/689 s. kararını kapsayan dosya incelendi:

Tüm dosya kapsamına göre, sanık Ali Yaşar hakkında açılan kamu davasında, adı geçenin savunmasının alınması için çıkarılan gıyabi tevkifin infaz edilememesi üzerine, adı geçene savunma hakkı verilmek üzere 3167 s. Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 4814 s. Kanun'la değişik 16/b. maddesinin dördüncü fıkrası ve 1412 s. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 225. maddeleri gereğince çıkarılan tebligat, 7201 s. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de; 7201 s. Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, evvelce sanığa usulünce bir tebliğ yapılması gerektiği cihetle, sanığa savunma hakkı tanınmadan yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle;

CMUK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ifadeli 23.2.2005 tarih ve 08544 s. yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3.3.2005 tarih ve YE. 36021 s. tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Tebligat Kanunu'nun "kazai tebligat" faslının, "adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti" konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce, tebligat yapılabilmesi için iki ihtimal kabul edilmiştir.

Birinci ihtimal; ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan kanun hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi durumudur:

Bu durumda, daha önce tebligat yapılan ve adli mercice en son bilinen adrese Tebligat Yasasının 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca yeniden tebligat çıkarılması, ilgilinin adresten ayrıldığının anlaşılması durumunda, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekmektedir. Adres araştırmasına ait söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer alması, zorunlu şekil şartı olup; belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu sebeple mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tesbit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinde belirtilen biçimde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılması mümkün değildir.

Tebligat memurunca Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde ön görülen zorunlu araştırma belirtilen biçimde yapılıp tevsik edildikten sonra, ilgilinin yeni adresi belirlenemez ise, tebliğ evrakı mercie iade edilir ve ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki bütün tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ilişkin binanın kapısına asılması usulüyle yapılır.

İkincisi ihtimal ise; daha önce adli mercilere ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmamış olsa bile, anılan kanunun 35/son maddesinde belirtilen kurum, kuruluş, mercilere ilgili tarafından bildirilen veya imzası resmi merciler önünde ikrar edilmiş sözleşmelerdeki (sadece taraflar yönünden) adreslere de bu madde uyarınca tebligat yapılabilmesidir:

Bu halde daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese veya bir kamu kurumu olan adli mercilere, tebligatın ait olduğu soruşturma veya davaya ait olarak tebligat yapılacak kişinin kendisinin bildirdiği en son adrese, önce, bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi sebebiyle anılan Kanunun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca, ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tesbit edilememesi durumunda, bu araştırma yukarıdaki açıklanan şekil koşuluna uyularak imza ile de tevsik edildikten sonra, evrak yine mercie iade edilir, ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki bütün tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ilişkin binanın kapısına asılması usulüyle yapılır. Bu tebligattan sonraki tebligatlar da, sanığın yeni adresinin hala bilinmemesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılır.
3167 s. Yasaya aykırılık suçlarında; adli mercilerce daha önce tebligat yapılmamış olması ve dosya içerisinde, muhatap banka şubesi tarafından gönderilen ve tebligat yapılacak kişinin adresini içeren Ticaret Sicili Gazetesi nüshası, noterlikçe düzenlenen resmi senetler, vergi levhası örneği ve bu gibi kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, ticaret sicilleri ve esnaf ve sanatkarlar odalarınca düzenlenmiş belgelerin yer alması durumunda, bu belgelerde yer alan adreslere öncelikle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi dışındaki maddelere göre tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamaması halinde, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yukarda açıklanan usullere uyularak tebligat yapılması gerekmektedir.

Dosya kapsamına göre; sanığın duruşmaya çağrılması için gönderilen meşruhatlı davetiyenin, muhatap banka şubesi tarafından gönderilen ve Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesi kapsamında olan resmi kurumlardan, "Ticaret Sicili Müdürlüğü"nce çıkarılan Ticaret Sicili Gazetesi ve "noterlik" tarafından düzenlenen imza sirküleri ve düzenleme şeklindeki vekaletnamedeki sanığın iş adresine, yukarda açıklanan usullere uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken, başka bir kişiye ilişkin imza beyannamesindeki adrese tebliğe çıkarılması ve öncelikle, anılan yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebliğe çıkarılıp, belirtilen prosedür yerine getirilmeksizin, doğrudan 6 örnek numaralı tebligat evrakının kapıya asılması suretiyle, kanuna aykırı olarak tebliğ edildiğinin, böylelikle sanığın usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılmaması sebebiyle savunma hakkının kısıtlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, yazılı emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 9.7.2003 tarih ve 2001/902 esas, 2003/689 karar s. kararının (BOZULMASINA), benzer bir halde Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 7.12.2004 tarih ve 2004/6-178 esas, 214 karar s. ilamında da açıklandığı üzere, dosyanın, müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına (TEVDİİNE), 16.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynak : YKD Ağustos-2005 Sf : 1311

İlgisi nedeniyle Tüzüğün 55 ve 28 inci maddeleri de alıntılanmıştır:
Madde 55 – (2) Adresini değiştiren kimse yenisini alakalı mercie bildirmez ve fakat çıkarılan tebligat üzerine tebliğ memuru 28 inci Maddenin ilk fıkrasındaki usule göre yeni adresi tespit ederse aynı Maddenin üç ve dördüncü fıkraları mucibince ve son fıkrasındaki hal vaki ise 30 uncu Maddeye tevfikan muamele yapar.

(3) Tebliğ memuru bu suretle muhatabın yeni adresini tespit edemezse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie iade edilir. Bu mercie muhatabın yeni adresi bir diğer alakalı tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı o adrese gönderilir. Aksi takdirde mercice tahkik muamelelerine tevessül olunmayarak bu Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait kapıya ve diğer nüshası da divanhaneye talik ettirilir. Eski adresin kapısına talik tarihi, tebliğ tarihi sayılır.

Madde 28 - (Değişik fıkra: 05/10/1987 - 87/12170 K.) Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.

(Değişik fıkra: 05/10/1987 - 87/12170 K.) Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten devamlı olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilmemişse, tebliğ evrakı, çıkaran mercie geri gönderilir.

Yeni adres tebliğ memuru tarafından tesbit edilmiş ise bu adres tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır.

Bu halde;

A) Yeni adres, tebliğ memurunun tevzi bölgesi dahilinde bulunduğu takdirde tebligat o adrese yapılır.

B) Yeni adres, aynı PTT merkezinin diğer bir tevzi bölgesinde veya başka bir PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunursa, tebliğ evrakı yeni adreste tebliğinin temini için tebliğ memuru tarafından bağlı olduğu merkeze iade olunur.

Tebligat evrakında yazılı tarihe kadar 12 nci Maddede gösterilen müddetlerden daha az bir zaman kalmış veya yeni adres yabancı bir memlekete ait ise PTT merkezi tebliğ evrakını tebligatı çıkaran mercie geri gönderir.

Muhatap ve onun yerine tebligat yapılacak kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut değillerse 30 uncu Maddeye göre muamele yapılır.

Soruyla ilgili olarak, Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine uygun tebligat ise şöyle olmalıdır.
1) Öncelikle borçlunun adresinden ayrılıp ayrılmadığı bilinemeyeceğinden, Ticaret Sicilince bildirilen adrese Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılmalı,

2) Borçlu adresinde bulunmadığı takdirde, tebliğ memuru Tüzüğün 28 inci maddesi uyarınca, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatmalı, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gereklidir.

Uygulamada bütün problem bu aşamada ortaya çıkmaktadır. Tüzük hükümlerine aykırılık sorun teşkil etmektedir.

Zira tebliğ memuru, genelde tüzükte belirtilen tahkiki yapıyorsa bile yaptığını mazbataya yazmamakta veya beyan edenlerin imzasını almamakta ya da imzadan çekinme halini doğru bir biçimde tespit edememektedir.

Uygulamada, belki de soru sahibinin olayında da olduğu gibi tebliğ edilemeyen ve usulsüz tebligatın ardından, zabıta araştırmasına girişildiği görülmektedir. Oysa yapılacak olan zabıta araştırması, tüzüğün 28 inci maddesine aykırılığı gidermeyeceği gibi ilk tebligatın usulsüzlüğünü de ortadan kaldırmayacaktır. Hatta birkaç kez başımızdan geçtiği gibi trajikomik tebligatlara sebep olacak ve iş içinden çıkılmaz hale gelecektir.

Tebliğ memurunun yapması gereken tahkikatı, icra müdürlerinin veya hakimlerin üstlenmesine yol açan bu uygulama, tamamen hatalı olup çözümü ise usulsüz olan ilk tebligatın bir kez daha yenilenmesi ile ortadan kaldırılabilir durumdadır. Gerekirse posta idaresi uyarılmalı, ancak muhatabı adreste bulunmadığından yapılamayacak olan tebligatta, tebliğ memurunun yapması gereken tahkikin usulüne uygun olarak yapılması sağlanmalıdır.

3)Bu sağlandığı takdirde, daha sonraki tebligatların, tebligat Yasası'nın 35 inci maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca yapılması yasa ve tüzük hükümleri gereğidir.

4)Eğer yapılamayan ilk tebligat tüzük hükümlerine uygunsa içtihat bu konuda açıktır.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Paylaşmak Serbest