Header Ads

erolkara.net"/

Mekke 2006 yılı izlenimleri


Üç yılda Mekke-i Mükerremede fazla bir değişiklik göremedik. Bu konuda daha önce hacc konulu sitemizde yazdıklarımızı bir kez daha yaşamış olmanın heyecanı var. O günden farklı tarafları daha az dükkanların açılmış olması dikkatimizi çekti.

Ramazan dolayısıyla zemzem musluklarının ikindi saatinden önce açılması , yiyecek satan dükkanların ve marketlerin kapalı olması diğer mağazalarında saat 1 den sonra genellikle öğle namazlarından sonra açılması dikkatimizden kaçmamıştı.

Mekkede buluna Ecyad kalesi yerine yapılan otel süper bir şekilde ilerliyor. Hac mevsimine 2 bloğu açılamak üzere çalışmalar geceli gündüzleri ilerliyor.

Minadaki şeytan taşlama alanı çalışmalarının da hızla ilerlediğini gördük. Mekke'ye indiğimiz ilk gün otele yerleştikten sonra serbest olduğumuz ve akşam yatsıdan sonra umre yapacağımız bildirilince eşimle daha fazla beklemek istemediğimiz için umre yapmak ve vakit namazlarımızı kılmak için hareme gittik. Ve umremizi yaptık.

Bu ve bundan sonraki umrelerimizi , Mekke'de kaldığımız sürece her güne bir umre olmak üzere sürekli kendimiz umre yaptık. Umrelere her sabah 8 de yola çıkıyor. Peygamber aleyhisselamın evinin yeri olduğu belirtilen alanın arkasından kalkan dolmuşlara biniyoruz. 10 kişilik minibüsler "umre" "mescidül Ayşe " " tennim" ifadeleriyle karşılayan şoförlerle gidişi geliş 4 - 5- 6 riyale kadar ücretlerle yolcu taşımaktadır.

Hilton otelinin arka tarafında kalkan belediye otobüsleri ise 2 riyale mikat sınırı olan Ayşe mescidine yolcu taşımaktadır. Gündüz umreleri gece umrelerinden daha kolay ve rahat olmaktadır. Genelde din görevlileri umre ya da tavaf yapmak için geceleri seçiyorlar. Aslında hem kalabalık hem çok sıkışık olan bu saatlerin neden tercih edildiğini pek anlamış değilim. Bir kez onlarla veda tavafı yapalım dedik.

İnanın 1 saat sadece tavaf sürdü. O da grupla yapma imkanı olmadı. İlk şafttan sonra grup dağıldı. Öylesine bir kalabalık vardı ki yürüme imkanı yoktu. Gece tavafa gidenler 23.00 - 04.00 arasında umre vazifesini yaparken yani yaklaşık 5 saat biz 2,5 saatte bitiriyorduk. Hem de hiç sıkışmadan rahat rahat.... 3-5 umreye oda arkadaşlarımız olan çiftleri de götürdük.

HAREMEYN'DEYİZ
Mescidi Hareme girerken gördüklerimiz , HAREM-İ ŞERİFTE duygularımızın az çok bir farkla 2004 yılında yaşadığımız Hacc esnasında gördüklerimizden pek farkı yoktu. Orada yazdıklarımızı tekrar yaşar gibiydik Haremi şerifin iç tarafına ve dış avlulularına hacc zamanı görmediğimiz halıların serilmesiydi. Müthiş bir temizlik yarışının yanı sıra Kabe-i Muazzama bizi simsiyah örtüsüyle karşılamıştı. Birlikte geldiğimiz kafile Şaban ayının son günlerindeki ilk umrelerini gece yapacaktı.

Eşimle birlikte tavaf alanına girdik. Tavaf namazını kıldıktan sonra Safa- Merve arasındaki sayımızı tamamladık. Tıraşımızı olduk . İhramdan çıktık. Ve giyinmek üzere tekrar otelin yolunu tuttuk. 22 Eylül ilk cuma namazını kılmak için hazırlıklarımızı yaptık.

Bu arada cuma öncesi kafile başkanı otelin lobisinde İslam'ın şartları ve umre konusunda sohbet verdi. Sohbet dedim de bizimle aynı otelde kalan İranlılar her sabah 9,00 dan itibaren Kuran-ı Kerim ve ilahiler okuma , sohbet verme ve gözyaşları ile neticelenen dualarla herkesin gönlünü dolduruyordu. İranlıların sohbetleri sonunda hiç kimseyi ayırmadan , yani İranlı Türk ayırmadan ikramda bulunmaları da gözden kaçmamıştı. Bugünden itibaren her gün umrelere de başlamıştık. Eşimle birlikte her sabah ihramlarımızı giyerek Tennim mescidine gidiyor , umre niyetimizi yapıyor ve Mescidi Hareme dönerek tavaf, say ve tıraşlarla bu ibadetimizi de yapıyorduk.

Mekke-i Mükerreme'de olduğumuz her günü umrelerle süslemeye çalıştık. Her umremizin niyetini de hasıl olan sevapların iletilmesi için Peygamber Aleyhisselamın aziz ruhlarına, baba ve annelerimize, Peygamber Aleyhisselamın ailesine, ashabına, akrabalarımıza, komşularımıza, bizimle selam gönderenlere, gönlü Haremeyn için yananlara, sevdiklerimize kısaca herkes için niyetlenerek yaptık. Allah kabul etsin dileklerimizi de her seferinde söyledik. Umre ziyareti için mükerrem beldeye gelen ziyaretçiler, vakitlerinin çoğunu Mescid-i Haram`da geçiriyor; Kabe-i Muazzama`yı doya doya tavaf ediyorlar. Zor da olsa Hacer-ül Esved`e yüz sürmenin, Kabe kapısına dokunmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Hatim`de de iki rekat namaz kılabilme fırsatı yakalayanların gözyaşları sel olup akıyor

RAMAZAN ve İftar saatleri Haremeyn'de Ramazanı yaşamanın binbir gece masallarından farksız olmadığını tekrar söylüyorum. Akşam ezanı okunmaya başlayınca Kabe-i Muazzama ve Mescid-i Nebi`nin dış avlusunda muşambalar seriliyor, sebil sahipleri güler yüzle önünüzü keserek, `Soframıza buyurmaz mısınız?` diyor. Eğer lütfederseniz çocuklar gibi seviniyor en iri hurmaları önünüze koyuyorlar.   Önce boylu boyunca serilen naylonlar.. Ve birer ikişer getirilen içi hurma dolu plastik kaplar...

Hurmanın her çeşidine her akşam rastlamak mümkündür. Lezzetli hurmaların tazesi ve kurutulmuşu önünüzde arzı endam ediyordu. İftar saatine 15-20 dakika kala doldurulan zemzem bardakları ve dağıtılan ekmeklerle sofra tamamlanıyor derken birden bire ortalık ziyafet sofrasına dönüşüyor. Final yine hurmayla bitiyor. Farza kalkana kadar ikram edilen çaylar ya da kahvelerde keyfin bir başka boyutu oluyordu.

Mevsim itibariyle hatırı sayılır bir sıcağın yaşandığı mübarek beldelerde bir bardak zemzem hiçbir şeye değişilmiyor. haremin içinde sofralar bunlardan oluşurken dışarıda pilavlar, dönerler, meyve suları, etler sofraları süslüyordu. Mekke'deki sofralarda olmayan bir başka yiyecek yoğurt ise Medine'deki sofralarda eksik edilmiyordu. Ayran ve yoğurt Medine'deki sofraların tümünde vardı.

Son 10 gün her iki mübarek şehirde gece saat 01,00 den sonra teheccüdler kılınmaya başladı. Bu namazlarda 2 saat sürüyor ve gece 3 te bitiyordu. Cemaat mi...İnanın teravihten daha farklı değildi. Hatimle okunan kuranı kerim sureleri yine aynı güzellikte idi. İç ve dış avlular dolup taşıyordu. İbadet burada idi. Din burada idi. Muhteşemdi. Harikaydı. Bu kelimler bile duygularımı anlatmakta eksik kalırdı. Ramazanları güzelleştiren iftar saatlerindeki güzelliklerdi. Her iftar her iki mübarek şehirde de çok farklı çok güzel harikaydı. RAMAZAN ve Teravih Namazları Haremeyn'de Ramazanı yaşamanın binbir gece masallarından farksız olmadığını söylesem inanın abartmış olamam.
Blogger tarafından desteklenmektedir.