Paylaşmak Serbest

Diyanete ve Hac dairesine Genel Mektup


2004 haccımdan sonra sıkı bir şekilde takibine başladığım Hac konusundaki gelişmelere yapmış olduğum sitemizde bunlara yer veriyorum.

2004 yılı haccı ve 2006 Ramazan Umresi sırasında yaşadığım olumlu ve olumsuz her türlü olayları hem internetten , hem medyadan hem de direkt mektup yazarak Diyanet işleri başkanlığından iyileştirilmesi gereken unsurlar olarak rica etmiştim.

Başkanlığın Hacının yaşadığı sorunları iyileştirme yolunda geniş adımlar attığını da müşahede ederek bu yönde memnuniyetimi de dile getirmek istiyorum.

Ancak bunları kuru bir vaatten öteye gitmemesi korkusunu da yaşıyorum. Bugüne kadar Diyanet işleri her hacc döneminde medya dünyasından kişileri davet ederek izlenimlerini yazmalarını istemiş ancak üzülerek belirtmeliyim ki giden gazetecilerin %99’u yanlışları ya da sıkıntıları yazmaktan da kendilerini imtina etmişlerdir.

Ve gerçekler hiçbir zaman ortaya çıkmamıştır.

Giden hacılarımız da “ aman gördüğünüz kötülükleri , yanlışları memleketinizde anlatmayın , günaha girersiniz, haccınız zayi olur “ tembihleri ile yaşadıkları sıkıntıları içlerine gömerek kimseye anlatmamıştır.

Biz bunu “ haksızlığın karşısında susan iblis, şeytandır” hadisi şerifine sığınarak dile getirdik. Ve son yıllarda değişik gazete ve dergilerde , aile meclislerinde hacıların yaşadıkları gündeme gelmeye başlamıştır. İyi de olmaktadır.

Sıkıntıların anlatılmasının bir başka yönü de yeni nesil artık eski hacılar, umreciler gibi değil. Daha sorgulayıcı, daha titiz. Artık insanlar ömründe ilk kez hac vesilesiyle yurtdışına çıkmıyor, ilk defa uçağa binmiyor.

Kutsal topraklarda da olsa kötü niyetten dolayı oluşan problemlere imtihan olarak bakmıyor artık.

Her şeyden önemlisi kötü niyetler daha net görülüyor, sorgulanıyor, çevredekilerle paylaşılıyor.

Organizatörlere ‘puan’ ona göre veriliyor

Bu nedenle Türk Hacılarının yaşadıkları sıkıntıların minimuma inmesi beklenir oldu. Diyanet işleri Başkanlığının yaptığı muhtelif sempozyumlarda da bu sıkıntılar gündeme gelmiş , nasıl çözeriz tarzında fikir birliğine gelinmiştir. Hacıların eğitim, irşat ve kültür hizmetlerine katkıda bulunmak üzere Kur’an-ı Kerim meali, ilmihal kitapları ve hacla ilgili kitap, broşür, kaset ve VCD’lerin verilmesine devam edilmelidir.

Hac organizasyonlarında görevlendirilecek her kademedeki personelin seçimi, belirlenecek kriterlere göre yapılmalıdır. Hac organizasyonunda birden fazla görev almış personelden, heyecanını ve hizmet aşkını kaybetmiş olanlara tekrar görev verilmemelidir.

Seçilen personel, organizasyondaki hizmetin özelliğine göre, eğitime tabi tutulmalıdır. Görevlilere ilk yardım kursları verilmelidir Kafile başkanı, ekip personeli ve din görevlileri için hac eğitim semineri plan ve programları geliştirilmeli ve buna uygun rehber kitaplar hazırlanmalıdır.

Eğitim seminerlerinde; yol kültürü, sosyal ilişkiler, sorumluluk duygusu, görev bilinci ve heyecanını geliştirecek davranış kuralları ile insan psikolojisi gibi konulara öncelik verilmelidir. Seminerlerde, görsel malzeme ve materyallerden yeterince yararlanılmalıdır.

Görevlendirilecek personelin yeterli düzeyde pratik Arapça öğrenmeleri sağlanmalıdır. Aynı kriterler, sağlık hizmetlerinde görevlendirilecek personelin seçim ve eğitiminde de göz önünde bulundurulmalıdır. Hacdaki sosyal ve kültürel hafızayı güçlendirmek ve zengin bir hac arşivi oluşturmak maksadıyla görevli personelin, hatta hacılarımızın; hatıra, duygu ve düşüncelerini yazmaları teşvik edilmelidir.

Hacı adayları için hac öncesinde, İl ve İlçe Müftülüklerince uygun zaman ve mekanlarda hac seminerlerinin düzenlenmesine devam edilmelidir. Düzenlenen irşat ve eğitim seminerlerine, hacı adaylarının katılımlarının mutlaka sağlanması yönünde gerekli tedbirler alınmalıdır. Seminerlerde kaset, CD, DVD, resim ve afiş gibi malzemelerden yararlanılmalıdır.

Hacı adayları, yolculuk esnasında ve kutsal mekanlarda kafile başkanları, din görevlileri ve irşat ekiplerince iman, ibadet, ahlak, menasik ve sosyal ilişkiler yönünden yeterince bilgilendirilmeli ve eğitilmelidir. Hatta Kuranı Kerim eğitimi dahi verilmelidir İrşat hizmetlerinin daha uygun bir ortamda yapılabilmesi için, mobil ses cihazları sağlanmalı, Mekke ve Medine’de kiralanan binalarda salon ve toplantı mekanlarının bulunmasına dikkat edilmelidir.

Hacıların iskan edildiği binaların uygun yerlerine, ayet ve hadis mealleriyle etkileyici ve yönlendirici spot cümlelerin yazıldığı afişler asılmalıdır. Hac menasikinin yerine getirilmesinde birliğin sağlanması amacıyla fetva hizmetleri, tek elden yürütülmelidir. Hac sonrasında İl ve İlçe Müftülüklerince hacılarla irtibat kurulmalı, onlarla periyodik toplantılar düzenlenmeli ve elde edilen kazanımların canlı tutulmasına gayret gösterilmelidir Hac ibadetinin yerine getirilişi sırasında kadınların karşılaştıkları sıkıntıların ortadan kaldırılabilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Bayan irşat hocaları ya da din görevlileri her kafileye 1 kişi olarak verilmelidir Hacı adaylarının çıkış yapacakları hava alanlarında, namaz kılma ve ihrama girme mekanları hazırlanmalıdır.

Cidde-Medine ve Medine-Mekke arasındaki yolculuklarda, hacıların dinlenme ve diğer ihtiyaçlarını giderebileceği tesislerin yapılması konusunda gerekli girişimlerde bulunulmalıdır.

Dönüşlerde, hacılara ait eşyaların kargo sistemiyle Türkiye’ye gönderilebilmesi için yürütülen çalışmalar devam ettirilmelidir. Disiplinsiz, sorumsuz ve vicdansız bazı kargocular yüzlerce hacının malını alıp ortadan kaybolmaktadır. Bunların zaptı rapt altına alınması gerekmektedir İmkanlar ölçüsünde hacıların müstakil odalı binalarda kalmalarına yönelik tedbirler artırılmalıdır.

Medine’de olduğu gibi Mekke’de de olabildiğince Harem’e yakın evlerin kiralanmasına özen gösterilmelidir. Kaliteli yemek hizmeti sunulabilmesi için yeterince usta aşçı, diyetisyen ve diğer yardımcı elemanlar görevlendirilmelidir.

Mekke ve Medine’deki hastanelerin iyileştirilmesi yönündeki çalışmalara devam edilmelidir. Hacılarımızın yerleşim bölgelerine göre yeterli sağlık merkezi ve sağlık ocakları açılmalıdır. İhtiyaca cevap verebilecek ilaçlar bulundurulmalı ve ilaç israfını önleyecek tedbirler alınmalıdır. İstiyoruz ki dünyanın en pahalı seyahatini yapan ve Allah azze ve cellenin misafiri olarak giden hacılarımızın mümkün olduğunca hiçbir sıkıntıya girmeden bu ibadetlerini tam anlamıyla layık bir şekilde yapmaları ve geldiklerinde herkesi hacca özendirecek şeyler anlatmaları gerekir.

Diyanet İşleri Başkanlığı yaptığı iyileştirmelerinin denetimlerini de tarafsız müfettişlere yaptırmalıdır. Susan değil, susturulan değil doğruyu haykıran kişilerin yapacağı denetim ve verecekleri raporlar Diyanet İşleri Başkanlığının onurudur.

HACILARA HACCIN KENDİ SIKINTISI DIŞINDA HACIYA HİZMET ETMEKLE GÖREVLENDİRİLENLERİN YETERSİZLİĞİ , BİLGİSİZLİĞİ , SORUMSUZLUKLARI YÜZÜNDEN YAŞANILAN SIKINTILARA KARŞI KIZMAYIN , SİNİRLENMEYİN, İBADETİNİZ ZAYİ OLMASIN. ONLARI ALLAHA HAVALE EDİN. YAPABİLİRSENİZ GELDİĞİNİZ ZAMAN DİYANETE DİLEKÇE İLE MÜRACAAT EDEREK BİLDİRİN O HAKİMDİR , GÖRENDİR, BİLENDİR.

Erol KARA - 
Google Plus'da Paylaş

Paylaşmak Serbest