Paylaşmak Serbest

Mina bizi bilir biz Mina'yı...


Saat 22.00 de Müzdelife’ye yola çıkıldı. 10 dakika sürmeyen bir yolculuktan sonra Müzdelife'deydik. Sonradan düzlenmiş dağın yamacında bulduğumuz yere yerleştik. Gece saat 1 den sonra Müzdelife’de vakfe duası yapılacağı söylendi. Akşam ve yatsı namazını birleştirerek kıldık. Böyle yapılması gerekiyormuş.

Yatsı vakti girip ezan okunduktan sonra, kamet getirilerek ilk önce akşam namazı kılınır. Selam verdikten sonra teşrik tekbiri getirilir. Sonra ezan okunmadan ve kamet getirilmeden yatsının farzı kılınır.

Selamdan sonra yine teşrik tekbiri getirilir. Böylece iki vaktin farzı bir ezan ve bir kametle eda edilmiş olur. Buna "Cem-i tehir" denir. Bundan sonra yatsının son sünneti kılınabilir. Daha sonra vitir namazı kılınır. Denildi. Yerine getirdik. Tepede tuvalet ve abdest yeri mevcuttu. İnsanlar üst üste idi. Küçücük bir yer bulan uyuyor. Uyuyamayanlar oturuyordu.

Müzdelife.. Son saldırı öncesi toparlanma yeri..

Hacı adayları konvoy konvoy Müzdelife’ye getiriliyorlar. 3 milyona yakın mü’min bir gecede naklediliyor. Dünyada böylesine bir nakil gerçekleştiren bu büyüklükte ikinci bir ordu yok. Müzdelife insanla doluyor. Ovaya ve dağlara dağılan mü’minler saldırı öncesi son hazırladıklarını yapıyorlar. Taşlar toplanıyor. 1 Şubat 2004 - Gece saat 3.te Müzdelife duası yapıldı. Ve ardından Mina’ya doğru yola çıkıldı. Otobüsle 10 dakika bile sürmeyen bir yolculukla Mina’ya geldik. Bir Diyanet görevlisi yer olmadığını söyledi. Çadırlarda boşluklar varsa oralarda kalınacaktı. Yoksa dışarıda beklenecekti. Grup hocasının biraz dolaşıp araştırması ile boş yerler bulduk. Burada bulunanlar bizden önce Şeytan taşlama yapmak üzere yola çıkmış. Çadırlara yerleştik. Buradaki çadırlar Arafat'takinden çok daha iyiydi. Aydınlatılan, klimalı her yanı kapalı derli toplu yerlerdi. Her çadırın içinde su mevcuttu. Sabah namazı kılınıp yatıldı.

1 Şubat 2004 Mina sınırı yanında Müzdelife sınırının bitiminde kaldığımız çadırlarda öğleye doğru kalktık. Öğle namazını kılıp çevreyi gezdim. Her yerde satıcılar mevcuttu. Yiyecek içecek ihtiyacı rahatça karşılanıyordu. Hatta dondurma bile vardı. Kurban satılan yere ve mezbahanın olduğu yere gittim. Deve fiyatları 2000–3000 riyal tosunlar 1500–2500 riyal koyunlar 250–300 riyal arasında satılmaktaydı. Ardından kurban kesim tesislerine doğru gittim. Güzel bir yer yapmışlardı. Kesim işi çok güzel hallediliyordu. Dışarıdan, izleyebildiğimiz kadarıyla kurban kesimini iyi yapıyorlardı. Girişlerde askerler vardı. Bize kurban aldığımıza dair belgenin olup olmadığını sordu. Üzerimizde yoktu. Öğrendik ki, elimizde kurbanlara ait faturalar olsaydı. İstediğimiz kadar et alma imkânına kavuşabilirmişiz. Elimiz boş geri döndük.

Birçok kişi, aralarında Türk hacılar da vardı. Kimi el
arabası ile kimi torbalarda taşımakta güçlük çekecek şekilde et alıp dışarı çıkıyordu. İkindi namazından önce yemeğimizi yedik. Namazı kıldık. Akşam namazından sonra şeytan taşlamaya gidileceği söylendi. Akşam namazından sonra gidileceği söylenince bir kısmı yemekleri yiyip yattı, bir kısmı dolaşmaya çıktı.

Bu arada meraklısına Mina hakkında bu bilgiyi de vermek isterim. Yedi ay içerisinde yapımı tamamlanan ve 500 bin hacının yararlanacağı, 10 bin 838 çadırın yapımında 180 şirket yer almış. Çadırların yapımında 970 bin metrekare kumaş, 10 bin ton metal direk kullanılırken, yeni yangın tehlikelerine karşı 912 adet yetmiş beşer tonluk su tankerinin çadırların arasına yerleştirilmesi planmış.

Kurbanlar için Diyanet ve İslam Kalkınma Bankası aracılığıyla hacılardan yaklaşık 300 Riyal alınmakta ve Kurban Bayramının 1. günü kurbanların kesildiği haberi gelmektedir. Ancak sayıca fazla Hacı kesilen kurbanlardan bir tadımlıkta olsa et yemek istese de bu hevesleri kursaklarında kalmaktadır. Zira görevliler diğer vazifelerinde olduğu gibi bu sorumluluklarını da yerine getirmemektedir.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Paylaşmak Serbest