Paylaşmak Serbest

Medine Turu ve Sağlık Ekipleri


11 Ocak 2004

0730 Medineyi Münevvereye tura çıkılıyor.

0810 Uhud şehitliğindeyiz.

Otobüsler etrafını dolaşarak savaş alanının park yapılmış alanına yerleşti. Otobüslerden indik.

Karşımızda Uhud dağı. Gruplar bir araya gelerek üzeri kalabalıktan görülmeyen tepeye doğru ilerledik.

Kafile başkanı Uhud şehitliğine hacıların çıkmamasını istedi.

Bu nedenle bir kaç grup Uhud dağına bile çıkarılmadı. Bizim grup Uhud tepesine çıkan şanslılardandı..

Çevremizde bulunan yabancı ülke hacılarının grup başkanlarında megafonlar olduğunu görüyoruz.

Bizimkilerde yok.

Otobüsle yola devam ederken hocamız sesini duyuramamaktan şikâyet edince, bir megafonun iyi olacağını söyledi.

Kafile başkanının tembihiyle diğer grup başkanları da kendi gruplarına söyleyecekmiş.

Hocalar için megafon parası Adam başı 1 – 2 riyal, şoförler için bahşişi toplandı. Ona da adam başı 1 – 2 riyal...

Tur çok hızlı gidiyor.

İnipte ziyaret etmek zorunda kaldığımız yerler için verilen süre 15 dakika...

Bu 15 dakikalık zaman  içinde panik yapılıyor.

Tuvalet ihtiyacı, abdest alma, namaz kılma, mabedi ziyaret...

Yaşlı ya da genç insanlar bu zaman içine bunca şeyi nasıl sığdıracak.

Kıbleteyn 2 mihraplı cami.

1030 DA Hendekteyiz.


HENDEK YA DA YEDİ MESCİTLER ( Mescid-i Seb’a )  Aynı duygu ve düşüncelerle bu sefer Hendek Savaşı’nın yapıldığı bölgeye intikal ediyoruz. Hendekte ne yazık ki otobüslerden inilmedi. Uzaktan gösterildi.

Otobüste dua edildi. Transit geçildi.

Ne yazık ki sayın grup başkanı ve dolayısıyla kafile başkanının emirleri doğrultusunda burada inmediğimiz gibi, buranın özelliğinden de mahrum kalmış olduk.

Ne diyelim vebali onlara....

Akşam 09.00.

Sağlık ekibi geldi.

Rahatsız olanlar sıraya girdi. SSK kuyruğu gibi.

Hizmetlilerden 2 veciz söz ;

— Ya hacı bunalttınız beni. 15 gündür sizinle uğraşmaktan bıktım.

— Ya dede senin yüzünden benim tansiyonum yükseldi.

Saat 10 da 300 kişinin taraması bitti.

Haberi olmayan ya da kalabalığa girmeden odalarında bekleyenler muayene olamadı.

Sağlık ekibi kaçar gibi otelden gittiler
12 OCAK

Türk hastanesine gitmek zorunda kaldım

Otelde rastladığım bir davranışla karşılaşırım düşüncesi içinde sora sora hastaneye ulaştım.

Çevresi Pakistan asıllıların çalıştırdıkları dükkanlarla doluydu. Hastane bulunduğumuz yere 1,5 saat uzaklıkta...

Mescidi Nebeviye 1 km uzakta bir yerde, Bilali Habeşi Camiinin 2 arka sokağında, 200 metre ötesinde idi. İçeriye girdik.

Güler yüzlü bir hastabakıcı " hoş geldiniz " deyince hoşuma gitti. Yardıma hazır bir şekilde bekliyordu.

Hastanede görevliler çoğunlukla sıcak bir ilgi gösterdi. Yaklaşımlar iyi.

Öğrendiklerimizi göre, Diyanet, Mekke’de özel hastane açan tek kuruluş. Mekke’ye hacı getiren diğer ülkelerden hiçbirinin böyle bir teşebbüsü yok. Bu sebeple hastane çok yoğun bir ilgi görüyor. 1982 yılından beri hacı adaylarına hastane kanalıyla hizmet veriliyor.

Buradaki hizmet, Diyanet’in getirdiği hacı adaylarının ücretlerinden kesilen payla finanse ediliyor. Ancak Diyanet’in kanalıyla gelenlerin yanı sıra, özel şirketlere, Avrupa’dan gelen hacı adaylarına, burada kalan umrecilere, hatta yabancı ülke insanlarına bile hizmet veriliyor.

Diyanet’in hacı adaylarıyla diğerleri arasındaki tek fark ise kendi hastalarına hem tedavi hem de ilaç ücretsizken, diğerleri ücretsiz tedavi ediliyor ancak ilaç verilmiyor. Onlar, yazılan reçeteyle ilaçlarını eczanelerden ücretle temin ediyorlar.

Bu akşam ihram nasıl giyilir, ihram yasakları ve yapılması gerekenler hakkında ders verildi.

Altının gramı 55–60 riyal... 
Google Plus'da Paylaş

Paylaşmak Serbest