Taşköprü'nün Kısaca Tarihi



 Romalılar, Paflagonya’yı zaptettikten sonra komutan Pompe’nin ismine izafen burasına (Pompeiopolis) demişler ve Paflagonya eyaletinin merkezi yapmışlardır. Bizans imparatoru Konstantine, Porp Pompoipolis adının Pompe’den geldiğini kabul etmez.

Bu zat popular (halka mahsus) Bizans grekçesinde kaba bir şaka manasına gelen (pompe) kelimesinden iştikak ettiğini söyler.

Taşköprü, Romalılar zamanında M.S. 1.2.3. üncü yüzyıllarda çok haşmetli bir şehirdi. Zımbıllı Tepesi akropol olarak kullanılıyordu.

Eyalet valisinin sarayı, mabet ve ileri gelenlerin evleri burada idi. Taşköprü, 1211 yılında Selçuklu Emîri Hüsamettin Çoban tarafından fethedilmiş, Osmanlılar zamanında kadılık olarak idare edilmiş, 1868 yılında ilçe olmuştur.

Taşköprü, insanlık tarihi boyunca değişik uygarlıkların kurulup yok olduğu bir yöre olmuştur.Sırasıyla: Gasgallar, Etiler, Dorlar, Paflagonyalılar, Kimerler, Lidyalılar, İranlılar, Kopadokyalılar, Helenler, Pontuslar, Britanyalılar, Romalılar (Bizanslılar), Danişmentliler, Çobanoğulları, Candaroğulları ve Osmanlılara geçmiştir.

İlçe halkının, Oğuzların Kayı boyuna mensup oldukları yerleşim yerlerindeki Avşar, İregür, Çetmi, Çavundur, Seki ve Kayı gibi köy isimlerinden anlaşılmaktadır.

Taşköprü ilçesi adını Gökırmak üzerinde Çobanoğulları zamanında yapılmış olan yedi gözlü 68 metre uzunluğundaki Taşköprü'den almıştır. Kastamonu il merkezine 42 km. uzaklıkta bulunan ilçenin eski adı Ponpeiopolistir.

İlçe tarih boyunca çeşitli uygarlıkların yerleşim bölgelerinden birini oluşturmuştur. M.Ö. 64 yılında Romalıların egemenliği altına girmiş ve Paflagonya eyaletinin merkezi olarak "Zimbıllı Tepesi" denilen yerde kurulan tarihi Pompeiopolis kenti, akropol ve devlet büyüklerinin oturduğu yer olarak kullanılmıştır.

Romalılar Poplogonya'yi zaptettikten sonra komutan Pepenin isminden dolayı TAŞKÖPRÜ'YE (Pompeiopolis) demişler.

Etiler Orta Anadolu'da yasarken Taşköprü ve civarından Gasga (Kaska) adlı bir devletin hüküm sürdüğünü Eti kaynakları haber vermektedirler. Gagalar yaptıkları savaşların sonunda Eti'lere yenilmişler Paplogonya Eti egemenliğine girmiştir( M.Ö. 1330).. Bizanslılar Çağı'nda Kastamonu gelişince Pompeiopolis küçülmüştür.

1292-1460 yılları arasında Çobanoğullarının yönetiminde kalan ilçe, 1460 yılında Osmanlı yönetimine girmiş ve Kastamonu'ya bağlı kadılık olarak idare edilmiş,1864 tarihinde ilce olmuştur.
Taşköprü, M.S. 1366 yılında Yağmur Bey'in oğlu Ali Bey tarafından Kastamonu Emiri Adil Bey'in oğlu Celaleddin Beyazıt Kötürüm Beyazıt) adına yaptırılmıştır.

Taşköprü'ye en fazla önem veren Muzafferettin Gazidir. Türk-İslam Cağı'ndan istilaya uğramamış ve savaş görmemiş olan Taşköprü arkeoloji itibariyle pek zengin ve ehemmiyetli bir yerdir. Höyükleri, tumuluslari, kaya tünelleri, kaya mezarları, kaleleri, Muzafferettin gazi Hamamı, Abdal hasan Koyu Hamamı, Kornapa, Yazıhamit Kızılkese Camileri birer sanat eseri olup ayakta duran vesikalardandır.

Şapka devriminde Mustafa Kemal Atatürk Kastamonu Taşköprü'de kendisini seyretmeye gelen halkı selamlarken görülmektedir
Taşköprü'nün 5 km kuzey doğusundaki kale bir kısım dağların arasında kalmıştır. Kale 100 metre kadar yükseklikte bir tepe üzerinde sarp kayalıklar oyularak yapılmıştır.

Taşköprü'nün 10 km güneyinde bulunan Ali Saray Köyü'nde bazı harabeler vardır. Bu köyün Ören mevkiinde ve bati tarafındaki tarlalarda bazı duvar harabeleri görülmektedir. Köylüler buradan büyük islenmiş taslar çıkarmışlardır. Taşköprü'nün 15 km güneyinde ve Ali Saraya bir saat uzaklıkta bulunan Kilise Köyü'nün bazı yerlerinde eski eserler bulunmaktadır. Buradan çıkarılan bir boğa heykeli Kastamonu Müzesine getirilmiştir. Kilise köyü kuzey tarafında bulunan islik Kayasından köylüler testi küp ve benzeri eserler çıkarmaktadırlar.

Pompeiopolis antik kentini ortaya çıkartabilmek için çok büyük çapta kazıların düzenlenmesi gerekmektedir. Bu gerçekleştiği takdirde ilçede yeni bir Efes ortaya çıkacak ve ilçe büyük bir turizm potansiyeline kavuşacaktır. Bu konuda KültürBakanlığı nezdindeki girişimler sonuç vermeye başlamış, koruma ve kazı çalışmaları programlanmıştır.

Yörede gerçekleştirilen sinirli kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan kalıntıların bir kısmı halen Kastamonu müzesinde korunmaktadır.

Taşköprü biri 1308, diğeri 1927 de olmak üzere iki defa yanmış ve birçok tarihi eser yok olmuştur.

İlçe merkezi 25 Ağustos 1925'de Atatürk tarafından ziyaret edilmiştir. Taşköprü 1927 yılında büyük bir yangın geçirmiş, ve bu yangından sonra ilçede Kadastro uygulanmış geniş caddeler açılmış ve modern yapılar yapılmıştır. Taşköprü Belediyesi Cumhuriyetten önce kurulmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk Taşköprü ilçesini 29 Ağustos 1925 yılında ziyaret eden Atatürk, ilk olarak köprü başı mevkiinde karşılanmıştı
Kastamonu Taşköprü'de elinde Panama şapkasıyla belediye ve hükümet dairelerini ziyaret ederken. (28 Ağustos 1925)


Google Plus'da Paylaş