videoerk


 Pompeipolis'in yer aldığı Gökırmak vadisi, çok uzun ve süregelen bir geçmişe sahiptir. kalıntılar ve bulgular bu vadinin taş devrinden günümüze kadar insan yaşamına uygun bir yer olduğunu gösteriyor.

Eski Pompeiopolis şehri, Taşköprü'nün kuzeyinde, Kastamonu'nun 45 km. kuzeyinde yer alır. Zımbıllı tepesi, iki tepeden daha yüksek olanı arkapol olarak kullanılmış ve iki tepenin etrafındaki düz alan Pompeiopolis'in yerleşim alanını oluşturmaktadır.

Ayrıca bir çok türbe, höyük ve Amnias vadisinde Pompeiopolis'in köylerine ait olduğu sanılan eski kalıntılar bulunmaktadır.


Pompeiopolis'in sınırları kuzeyde Küre dağının güney yamaçlarına güneyde Ilgaz dağının kuzey tarafına, doğuda Halys ırmağına ve Osmancık civarına ve son olarak batıda aynı zamanda Amosttris'inde sınırı olan Pınarbaşı vadisine kadar uzanmaktadır.


Pompeiopolis M.Ö. 65/64 yıllarında Pompeius tarafından Amnias vadisinin doğu-batı yolu geçişi üzerinde Bithynia-Pontus'un iki vilayetinde bir şehir eyaleti olarak kurulmuştur. Şehir Pompeus'dan türetilmiş olan Pompeiopolis olarak adlandırılmış ve bu isim "Pompeius'un Şehri" anlamına gelmektedir.


Bu şehir için bir özellik olmalıdır.Çünkü Romalıların son dönemindeki kayıtlarından birinde, şehir "Popeus'un ülkesi" olarak yer almaktadır. Bununla beraber Antonius bu düzenlemeleri kısmen değiştirmiş ve Pompeiopolis'i Kastamonu bölgesinin hükümdarlarına vermişti. bölge M.Ö 6-5 yıllarında Paphlagonia'nın son kralı olan Deiotanos Philadephos'un ölümünden sonra Galatio'nun Roma eyaletine bağlanmıştır.



Ve Çankırı başkentti.
Bu dönemde, Pompeiopolis bir Roma şehri olarak gelişti ve şehrin konumunda yardımıyla büyük bir refaha sahipti. Diğer yandan,Paphlagania'nın Eparkhies'indeki şehirler birlik kurdular ve Pompeiopolis toplanma yeri olarak seçilmişti.Büyük ihtimalle bu dönemde toplanma yeri olmasına bağlı olarak, Pompeiopolis Antoninus Pius'tan Gallienus'a kadar Paphlagonia'nın başkenti olmuştu.

Şehir, M.S. 2. yy'ın ikinci yarısında, aynı zamanda Marcus Aurelius'un da damadı olan Claudius Sevenis tarafından yönetildi. Şehri genişletmeyi denedi ve Ktistes ve Pompeiopolis'in hamisi olarak kabul edildi. Pompeiopolis Marcus Aurelius ve Lucius Verus döneminde kısa bir süre için Sebaste olarak adlandırıldı.


"Paphlagonia'nın Başkenti Sebaste" bağlı bozuk paralar sadece bu iki imparator döneminde görülüyor, Lucius Venus'un ölümünden sonra bu isim yok oluyor. Pompeiopolis'in Romalılar döneminin sonları ve Bizans döneminin başlangıcı sürecindeki tarihi sadece Piskopos listelerinden (fihristlerinden) öğrenilebilir.

Pompeiopolis M.S. 6.yy'ın ortalarında sadece bir piskoposluk olarak önemli hale geldi. İranlıların ve Arapların saldırılarından dolayı Pompeiopolis'in 6. yy'ın sonlarında yada 7. yy'ın başlarında terkedildiğine inanılıyor ve insanlar adı Kız kalesi olan en yakın kalede yaşamaya başlamışlardı. Bu kalenin duvarlarının yapımındaki malzemenin Pompeiopolis'in kalınıtlarından getirildiği sanılmaktadır.

Her ne kadar bölge M.S. 14. yy'a kadar Piskoposluk listesinde bir şehir olarak görülmüştür.Vadide olmasından dolayı o mevki civarında çok kalıntı yok ama araştırmalar şehrin çok elverişli ve geniş bir arazisi olduğunu gösterdi. Kastamonu müzesi tarafından yapılan kazılar çok sayıda çok iyi mozaik zemini meydana çıkardı ve önceki araştırmacı da burada daha fazla mozaik olduğunu söylüyor. Çok büyük şans sayılan birçok bulgu Kastamonu müzesinde var.

Ayrıca, modern kasabada birçok kalıntı görülüyor ve ayrıca Taşköprü'ye adını veren köprü de bir Roma kökenine sahip.

Daha yeni Daha eski