Header Ads

erolkara.net"/

Tanınmış yazarın Umre konusundaki Cehaleti

Mehmet Ali Birand “kaş yapayım derken göz çıkardı”

Tanınmış yazarın Umre konusundaki Cehaleti

Gazeteci – yazar ve haber sunucusu Mehmet Ali Birand Hürriyet Gazetesinde yazdığı köşe yazısında pot kırarak umre konusundaki bilgisizliğini ortaya koymuş oldu.


Gazeteci Birand Hürriyet gazetesindeki “ Buna “Kaş yaparken göz çıkarmak” denir…” başlıklı bugünkü yazısında son günlerde gündeme gelen Diyanet İşleri Başkanlığının öğrenciler için yaptığı sömestri tatilinde Umre organizasyonunu eleştirmek için yazdığı yazısında Vatikan’ın bir müze olduğunu belirterek Mekke ve Medine şehirleri hakkında ne kadar bilgisiz olduğunu vurgulamış oldu.

Birand bugün yayınlanan “Her gün yeni bir haber çıkıyor. Her haber beni şaşırtıyor. Kimi çağ dışı düşünceler taşıyor, kimi umursamaz gerekçelere bağlı, kimi ağır bir muhafazakârlığın izlerini taşıyor. Ak Parti iktidarı, Türkiye'yi yeniden dizayn ediyor. Bir yandan çok önemli işler yapıyor, bir yandan ise muhafazakâr bir toplum mühendisliği yapılıyor. Hazırlanan bu düzen, bizi 2100'lerde 1. ligde yaşatamaz.

Son haftalarda gazetelere düşen bazı haberleri alt alta yazdığımızda son derece garip, gereksiz, kontrol dışı olduğunu tahmin ettiğim bir süreç ile karşılaşıyoruz” diye sürdürdüğü yazısında alt başlık olarak belirttiği “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Umre'ye öğrenci götürme kararı.” nı eleştirmek istemiş, eleştirirken de Umre, Mekke, Medine hakkında da bilgisiz olduğunu vurgulamış oldu.

Birand “Diyanet İşleri Başkanı'nın gerçek hedefi nedir bilemiyorum. Ancak “Batı dünyasında öğrenciler Vatikan'a götürülür" diye örnek vermesi hiç inandırıcı gelmedi. Orada öğrenciler dinlerini öğrenmeleri için değil, aynı zamanda bir müze olduğu için Vatikan'a götürülüyorlar” dediği yazısında Vatikan’ı müze olarak belirtirken Mekke ve Medine’nin İslam’ın açık bir müze şehri olduğunu dile getirememiştir.

Oysaki başta Mekke, Medine olmak üzere Cidde’de dâhil pek çok Suudi kenti başlı başına bir açık hava müzesidir. Geçmiş toplumların izleri bir yana Kâbe’nin, Mescidi Harem’in, Mescidi Nebevi’nin, Ravza’nın yer alması dahi bir insana yeter. Hatta Osmanlı Eserleriyle büyük ve zengin bir açık hava müzesi görünümündeki bu kutsal beldeler ibadet maksadıyla olmasa bile insanların sadece bunlar için bile bu topraklara gelmesi için yeterli bir sebeptir.

Oysa Vatikan, Papalarının yanı sıra cinayet ve mafyasıyla anılan bir kenttir. Burası sadece Hıristiyanlığın bir kolu olan Katoliklerin din merkezidir. Vatikan’ın üçte biri bina, üçte biri park ve üçte biri de kaldırımdır.Bir kilise ve bir müzenin dışında buradan ne söz edilebilir ki.. Entrikalar aforoz mahkemeleri ve diğerleri .. Son yıllarda da porno olayı ile anılmıştı.

Oysa umre ya da hacca giden insanlar bir tarihi gezip görmekte, ibadetlerini doyumsuz olarak yapmakta, en emin belde olarak Allah c.c tarafından korunmuş ve bereketlenmiş bir şehirde en manevi günleri yaşayabilmektedir. Mekke ve Medine, gidenlerin “bir daha gitsem” diye yüreklerinin yandığı bir beldedir. Bugün bile Mekke ve Medine’ye giden bir insan çölün ortasındaki mucizeyi görür.

Sayın Birand “kaş yapayım derken gerçekten göz çıkartmış” cehaletini ortaya dökmüştür.  Yazarın bu yazısı gerçekten inandırıcılıktan uzak, cehaletinin resmi olarak hafızalara geçecektir. Ayrıca M Ali Birand “eksik bilgilenme ise hiç bilgi sahibi olmamaktan daha sakıncalı ve tehlikelidir” sözünü de bilmiyor görünüyor.

Erol KARA - 17.1.2012


Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.