Paylaşmak Serbest

Haremeyn'de ilk sabah ve ilk tavaf



Haremeynde WC -Banyo genelde bir arada
16 Haziran 2011 Çalan telefonumun sesiyle uyandım. Sabah namazı vakti gelmiş ve bu kutsal beldede ilk sabah namazımı kılabilmek için hazırlanmalıydım. Oda arkadaşım, 85 yaşındaki hacı ağbimin derin bir uykuda olduğu horuldamasından belliydi. Akşam geldiğinde yoktu. Demek ki ilk umrelerini yapmış, geç vakit gelmişlerdi.  Onu daha fazla rahatsız Bu konuda 2006 yılında  yazdıklarım için tıklayınız ) neyse, klozeti kullanmadan önce temizlemeye çalıştım. AA, o da ne taharet musluğu yok. Klozetin dışında yan tarafa bir hortum koymuşlar. Bununla taharet yapma için çok çaba göstermemiz gerekirdi. (!) etmeden sessizce abdestimizi almak için banyoya gittim. Banyo bir küvet, lavabo ve klozetten oluşmuş 2 m2 lik
bir alan içerisinde idi. Klozetlere oldum olası karşıyım. Sağlıklı ve temiz bir taharetlenme imkanı bulunmayan bu tuvalet türü en çok bacaklarından rahatsız olanlara yarıyordu. Ama sağlam birinin bunları kullanmasının yanlışlığını her zaman ifade ederim. (
İyice temizlendiğime emin olduktan sonra ve alaturka dediğimiz tuvaletleri otellerden kaldıranların ruhlarına ulaşacak şekilde söylendikten sonra abdestimi almak için lavaboya doğruldum.  Abdestimi alarak giyindim ve odadan çıktım.

Otelde pek bir hareket yoktu. Asansörle aşağıya inerek lobiye indim. Üç beş kişi daha gördüm. Dışarı çıktım. Gecenin karanlığı havanın o kendine has kokusuyla birlikte beni sarıp sarmaladı. Kapıda servis görünce şaşırdım. Diyanet yürüme mesafesi diye belirlediği otellere servis koymuyordu. Bu otelin kendi servisi idi. Ve yolcu almak için bekliyordu. Bize servis olmayacağı söylendiğinden önce tereddüt ettim. Binersem yanlış yapar mıyım, diye düşünürken bir sesle kafamı çevirdim. Uzun ince siyahî bir görevli arabayı göstererek hacı, harem diyerek binmemi işaret etti. Sevinerek geçtim oturdum. Biraz bekledikten sonra araç hareket etti. Fazla bir yolcusu yoktu. Bizim kafilenin birçoğu gece umre yaptıkları için yorgun düşmüş olacaktı ki sabah namazına kafilemizden gelen kimseleri pek göremedim, diyebilirim.

“YÜRÜME MESAFESİ” KAVRAMI

mal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; margin: 0cm 0cm 0pt;"> Bu arada aklıma gelmişken şu “yürüme Mesafesi”ne değinmek istiyorum. Yolculuk öncesi kılavuzlarda, duyurularda başta Diyanet olmak üzere özel tur firmaları da Mekke ve Medine’de yüksek ücretli turlar için otel mesafesini “yürüme mesafesi” olarak tanımlıyorlar. Bu “yürüme mesafesi” kavramı tartışmaya açık bir kavramdır.  Kişiye göre değişen elastiki bir ölçü birimi olup, hayatıma girmiş bir kavram. Genç olana göre “yürüme mesafesi” 1–2 kilometre yol olabilir de yaşlı biri için bu mesafe 100–200 metre mesafedir. Düşünün hacca ve umreye giden insanımız genellikle yaşlı dediğimiz 60–70–80 yaşında adım atmaktan aciz, hele ki kalp gibi kronik bir hastalığı olan biri ise yürümekten korkan gruplardan oluşmaktadır. Bu kişi beş vakit namaz için demeyelim de hareme 3 kez gidip gelse 1000 – 1200 metrelik yol ona azap olarak gelir. Siz bu insan için bu miktar yolu “yürüme mesafesi” kavramını kullanamazsınız.  Açık açık deyin. Kardeşim bu turda otel uzaklığı 1 ya da 1,5 kilometredir. 3–5 kilometredir. 100 – 200 metredir. Açık açık belirt. Hacının/umrecinin gözü alıyorsa bu turu seçer. Ya da bir sınır koy. Otelle anlaş. Yaşlı hasta hacılarım için servisin her yarım saatte gündüz servis yapmalıdır. Oteli kiralarken bu şartı maddelerine koy. Hatta Mekke’de kaldığımız Bedir Otelin servisi düşman başına idi. Sadece sabah namazı vakti ya da yatsı saatlerinde çalışıyordu. Onun bir şoförü vardı ki bir başka âlem. Araca aldığı yolcuyu otele 400 metre mesafedeki ilk yol ayrımında bırakıyordu. İtiraz edenlere “müdür, müdür” diye de adres gösteriyordu. Otelimizin yanında bir başka otel vardı. Reklam olmasın diye adını vermeyelim. Hemen yanı başımızdaki otel. Onun servis araçları gün boyu çalışıyordu. Hatta karşılıklı sefer yapıyordu ve Hilton otelinin yanına kadar gidiyordu. Bizim ki ehli keyif idi, sanki. O “müdür müdür dedi ya ben de  “Müdür” e gitmeyi düşündüm. Sonra Diyanetin otel görevlisine bu durumu aktardım. Bu görüşmenin ardından umrecilerimizi Hilton otelinin yanındaki sokağın başına kadar getirmeye başladılar. Böylece umrecimiz otelden servisi bindiğinde 800 metrelik mesafeyi arabayla gitmeye başladı.

Bilgi notu : “yürüme mesafesi” insanin o sırada bulunduğu yerden yürüyerek çok zaman geçirmeden ve de çok yorulmadan varabileceği noktalar olup genelde 10-15 dakika yürüyerek varılan noktalara yürüme mesafesinde denir. Diye sözlükler açıklama yapıyor.
Japonya’da yürüme mesafesi için standart ölçü 1 dakika yürüme süresi = 80 metre şeklindedir. Bu emlak listelerinde kullanılan standart ölçüdür. Örneğin, 10 dakikalık yürüme mesafesinde olan bir tren istasyonu, 800 metre uzaklıktadır. Ama pratik kullanımda böyle değil. Çoğu yerde bu mesafenin tahmini bir şekilde, yani uydurularak verildiğini düşünüyorum. Örneğin, adımımız 70 cm ise ve 1 dakikada 100 adım atmışsak, 70 metre yürümüşüz demekmiş. Bu da 30 dakikada 2,1 km yürümek demek. Herkesin yürüme kabiliyetinin ve hevesinin eşit olmadığını varsayacak olursak: Yürüme mesafesi, taksicinin kısa olduğu için sizi götürmeyi reddettiği mesafeyi ifade eder. Yürüme mesafesi, dermanınızı tüketmeyen, ayaklarınızı çok yormayan bir mesafeyi ifade eder. Yürüme mesafesi, ille de kısa bir mesafeyi ifade eder. gibi alternatif tanımlarla meseleye açıklık getirilebilir.

Ve sabah namazı için geliş yönüme uygun olarak en yakın kapıdan Abdülaziz kapısından içeri girdim. Koridor boyunca duran zemzemlerden bir bardak içerek tavaf alanına doğru ilerlemeye başladım. Gecenin üçünde beklenmeyecek şekilde kalabalık vardı. Kâbe’yi görerek duamı ettim ve tavaf alanına inerek Kâbe’ye yakın namaz kılmak için yavaş ve dikkatli bir şekilde ilerlemeye başladım. Dikkatli bir şekilde dememin sebebi tavaf yapan müminleri incitmeden, olara çarpmadan ilerlemek içindi. Ve Hicri İsmail ile Rüknü Yemani arasında benden önce saf tutmaya çalışanların arasında yer bularak oturdum. Henüz imsak olmadığından birkaç rekât nafile namaz kıldım. Duamı ettim. Okunan o muhteşem ezanın ardından sünneti kıldım. Farz için beklemeye başladık.

Genç İmamla birlikte farzı kıldıktan sonra ilk tavafımı yapmak için Hacer-ül Esved’e doğru ilerledim. Ve tavafımı yaptım. Namazımı kıldım. Aydınlanan günle beraber kahvaltımı yapmak için otele döndüm.

Google Plus'da Paylaş

Paylaşmak Serbest